1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. Türkiye’de yasak KKTC’de serbest!
Türkiye’de yasak KKTC’de serbest!

Türkiye’de yasak KKTC’de serbest!

Türkiye’de yasak olan taşıyıcı anne yöntemi KKTC’de herhangi bir yasal zemini olmadan uzun yıllardır uygulanıyor. Türkiye’de yapay döllenme işleminde yabancı sperm ve yumurta kullanılması da yasak. KKTC’de uygulanıyor

A+A-

Duygu Alan

Türkiye’de uygulanması yasak olan veya kriterlerle sınırlandırılan sağlık alanındaki birçok yöntem, KKTC’de herhangi bir yasal zemini olmadan ya da daha esnek kriterlerle uygulanıyor.

Türkiye’de yasak olup da KKTC’de uygulanan sağlık alanındaki yöntemlerin başında “taşıyıcı annelik” yani anne olamayan kadının yumurtaları ile babanın spermlerinin laboratuar ortamında birleştirilip doğurması istenen kadına nakledilmesi yöntemi gelirken Tüp bebek yöntemi iki ülkede farklı kriterler çerçevesinde uygulanıyor.

yabancı sperm ve yumurtaların kullanılması Türkiye’de yasak, KKTC’de ise belli başlı kriterlerle uygulanmakta. Kürtaj yöntemi konusunda iki ülkede de yasa hemen hemen aynı koşulları öngörüyor, Kürtaj konusunda iki ülke arasındaki tek fark ise denetim. Türkiye’de yasanın uygulanıp uygulanmadığının denetimi yapılırken KKTC’de kürtaj konusunda ciddi bir denetimsizlik söz konusu.

Taşıyıcı annelik Türkiye’de yasak KKTC’de serbest

“Taşıyıcı annelik” olarak da bilinen anne olamayan kadının yumurtaları ile babanın spermlerinin laboratuar ortamında birleştirilip doğurması istenen kadına nakledilmesi yönteminin uygulanması Türkiye’de kesinlikle yasak.

KKTC’de ise herhangi bir yasal zemini olmayan bu yöntem uzun yıllardır uygulanıyor.

KKTC’de bu yöntemin uygulanması için aranan tek koşul, taşıyıcı annenin AIDS, hepatit ve rubella ve benzeri herhangi bulaşıcı ve ölümcül bir hastalığı olmaması.  KKTC’de sağlıklı her kadının yapabileceği taşıyıcı annelik için yaş kriteri ise önemli değil.

Türkiye’de kürtaj yasası

Türkiye’de 2015 yılı itibarı ile yürürlükte olan yeni Kürtaj Yasası, hamileliğin 10’uncu haftasına kadar kürtaja izin veriyor. Kanunlara göre, yasaya uyulmaması halinde hem kürtajı yaptıran kadın hem de kürtajı yapan doktora ağır hapis cezaları öngörülmüştür.

Türkiye’de yasaya göre kürtajda tek istisna gebelikten kaynaklanan sağlık durumunun anne hayatını tehlikeye atacağı durumlarda kurul kararı ile büyük gebelik kürtajına izin verilebilmesidir.

Yasaya göre ayrıca 18 yaşını doldurmadan kadın kendi başına karar verip kürtaj olamaz, anne veya babasından imzalı bir izin kağıdı olması gerekir ya da anne babanın kürtaja kadın ile beraber gitmesi şarttır. Yine yasa gereği evli kadınlara eş rızası şartı vardır. Eğer eşler resmi nikahla evli ise kadının kürtaj için eşinin iznini alması gerekiyor. Resmi nikah olmaksızın imam nikahlı, nışanlı, sözlü, sevgili, arkadaş gibi pozisyonda birinden gebe kalınmış ise kadın kendi başınıza karar alıp kürtaj olabilir.

KKTC’de Kürtaj Yasası

KKTC’de yasa, annenin rahatsız olması, çok çocuklu olması, yapılan tetkiklerde anne rahmindeki çocukta anomal tespiti, tecavüz sonucu hamilelik durumlarında, hamileliğin 10-12 haftalığına kadar kürtaja izin veriyor.

Ana rahmindeki bebek anomal ise 12 haftalıktan sonra da çocuk tahliye edilebiliyor.

Ancak ülkemizde denetim mekanizmasının doğru çalışmaması sebebi ile yasadışı kürtajlar da yapılabiliyor.

Tüp bebek ve yumurta nakli

Türkiye’de yabancı sperm ve yabancı yumurta kullanılması tamamen yasak. KKTC’de ise bu yöntemin Türkiye Cumhuriyeti uyruklu vatandaşlara uygulanması yasak ama diğer vatandaşlara serbest.

Tüp bebek yöntemi ise Türkiye’de de KKTC’de de uzun yıllardır uygulanan bir yöntem. Ancak, Türkiye’de tüp bebek yönteminin uygulanması için kadın ve erkeğin arasında resmi evlilik bağının bulunması gerekiyor.

KKTC’de ise tüp bebek yönteminin uygulanması için hem Kıbrıslı Türklerde hem de Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarında kadın ve erkeğin arasında resmi evlilik bağının bulunması gerekiyor, diğer ülke vatandaşlarında ise böyle bir koşul öne sürülmüyor.

Avcı: Taşıyıcı annelik yasal zemine oturtulmalı

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Mehmet Avcı, taşıyıcı annelik yönteminin yasal zemine oturtulup, yasa çerçevesinde kuralların belirlenmesi gerektiğini, bunun sorumluluğunun da devlette ve Sağlık Bakanlığı’nda olduğunu kaydetti.

Avcı şunları söyledi: Taşıyıcı annelikte işin psikolojik yönü bir yana çocuk büyüdükten sonra bile meydana gelebilecek yasal sorunlar olabilir. Taşıyıcı anne çocuk üzerinde haklarını iddia edebilir. Taşıyıcı anne yöntemini değerlendiren babanın tavrı ileride değişebilir. Dolayısıyla yöntem öncelikle yasal zemine oturtulmalı ve taşıyıcı annenin tüm mesuliyeti kabul edip hak iddia edip etmeyeceği yasa ile netleştirilip sonuca bağlanmalıdır, aile ile taşıyıcı anne arasında yine yasal zeminde bir kontrat yapılması lazımdır. Yine taşıyıcı anneyi değerlendiren kadının neden hamile olamadığının tıbbi sebepleri açıkça belirtilmelidir.”

“İş ticarete dökülmemelidir”

Avcı, taşıyıcı annelik yönteminin ticarete dökülmemesi içinde yasa çerçevesinde bazı yaptırımların oluşturulması gerektiğini belirtti.

Avcı, “Yöntemin ticarete dönüştürülmesi çok sakıncalı, örneğin kadın ‘estetiğim bozulmasın’ diye doğumu başka kadına para karşılığında yaptırabilir. Dolayısıyla bunun kriterlerin açık, net ve sürdürülebilir şekilde olması gerekir. Elbette Sağlık Bakanlığı’nın ki fiyata karışmama hakkı var ama kuralları belirlemek ve işin takibini yapmak bakanlığın görevidir” dedi.

“Kimlik sorunu aşılmalıdır”

Mehmet Avcı, taşıyıcı anneliğin yasal bir zemine oturtulurken, bu yöntem ile dünyaya getirilecek olan çocuğun kimlik sorununun da hesaba katılması gerektiğini ve yasal düzenlemeler yapılırken bu hususun da dikkate alınması gerektiğini kaydetti.

Avcı, şunları söyledi: “KKTC’de tüm doktorlar, çocuğun doğum kaydında çocuğu dünyaya getiren kadının ismini yazmak zorundadır, bu doktorun yasal zorunluluğudur. Dolayısıyla doğum belgesinde de anne ibaresinde doğuran kadın yazılır. O çocuk o kadının adına geçer ve doğuran kadın, bebeği bir başkasına verecekse bu iş devlet denetiminde Sosyal Hizmet Dairesi tarafından yapılır. Doğum taşıyıcı annelik yöntemi ile gerçekleşecekse ve bu sorun göz önünde bulundurularak doğuran kadın bebeği vereceği kadının ismini kullanırda yalan söylerse de suç işlemiş olur. Bu tür kiralık annenin nerede doğurduğuna bakmak, çocuğu doğuranın gerçek adının ne olduğunu tespit etmek yani işin denetim sorumluluğu da kaymakamlığa aittir.”

“Kriterler farklı”

Avcı, yabancı sperm ve yumurta kullanılmasının Türkiye’de kesinlikle yasak olduğunu ülkemizde ise bu yöntemin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları dışında diğer tüm ülke vatandaşlarına uygulanmasında yasal bir engel olmadığını kaydetti.

Tüp bebek yönteminin ise Türkiye’de de KKTC’de uygulanan bir yöntem olduğunu ancak Türkiye’de bu yöntemin uygulanması için eşlerin evli olması koşulunun olduğunu ülkemizde ise Kıbrıslı ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarında evlilik koşulunun olduğunu yabancılarda böyle bir koşul aranmadığını kaydetti.

Hasipoğlu: Kürtajda 10-12 hafta koşulu var

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı eski bakanlardan Ertuğrul Hasipoğlu, KKTC’de yasanın ‘annenin hasta olması, çok çocuklu olması, yapılan tetkiklerde anne rahmindeki çocukta anomal tespiti, tecavüz sonucu hamilelik durumlarında’, hamileliğin 10-12 haftalığına kadar kürtaja izin verdiğini,

Bebeğin anomal olması durumunda 12 haftalıktan sonra da çocuğun tahliye edilebileceğini belirtti.

“Tüp bebek olmuyorsa evlat edinilmeli”

Ertuğrul Hasipoğlu, taşıyıcı annelik yönteminin ise KKTC’de herhangi bir yasal zemini olmadan uzun süredir uygulandığını ancak kendisinin tavsiye etmediği bir yöntem olduğunu ifade etti.

Hasipoğlu, “Maalesef ülkemizde taşıyıcı annelik yöntemi uygulanıyor ancak bence taşıyıcı annelik yerine yani tüp bebek yönetimi ile çocuk sahibi olmak çok daha doğru ve sosyal riski olmayan bir yöntemdir. En azından taşıyıcı annelik yönteminde olduğu gibi sosyal sorunlar, çocuğun gerçek anne babasını araması, taşıyıcı annenin aileye şantajı gibi riskleri yok. Her şeyden önce doğal yöntemlerle hamile kalamamış olsa bile bebeğini anne kendisi Ancak bu yöntemle hamile kalınmıyorsa da bence evlat edinme işlemi daha mantıklıdır” diye konuştu.

Besim: Yasal zemin ve denetim olmazsa olmaz

Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği Bakanı Dr. Filiz Besim,“İnsan Hücre, Doku ve Organ Nakli İle İlgili Kuralları Düzenleyen Yasa” altında tüp bebek tüzüğünün de yapıldığını ve AB uzmanları ile çalışarak hazırlanan bu tüzüğün çokdetaylı, uygulanabilir olduğunu kaydetti, hazır olan bu tüzüğün bir an önce geçirilmesi gerektiğini ifade etti.

Besim, “Şuanda bizim en büyük sıkıntımız tüp bebek merkezlerinin denetlenmesi noktasındadır. Bu da bizi zor durumda bırakmaktadır. Yasa ve denetim olmadığı için neyin nerede nasıl yapıldığını bilemiyoruz. Bu merkezleri denetim altına almak zorundayız denetimsiz yapılan bu uygulamalar ileriki yıllarda çok ciddi sıkıntılar doğurabilir” dedi.

Tüzükte taşıyıcı annelik yönteminin de yer aldığını ve kriterlerinin belirlendiğini belirten Besim,

“Hazır olan bu tüzük ivedilikle Bakanlar Kurulu’na sevkedilmelidir” dedi.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.