1. YAZARLAR

  2. Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

  3. Türkün Barışı Ensemizdeki Kılıçtır…
Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Türkün Barışı Ensemizdeki Kılıçtır…

A+A-

Koskoca bayram geçti, upuzun tatili bitirdik ama sessizliğin ardından şamataya geldik.

İlk şamata da şu; sen adamını görüşme yapsın, yalancıktan gülümsesin, barış mesajları ile birlikte güya taviz versin ve çözüm olacak havası yaratsın diye gönder.

Sonra da elinde ne kadar silahın varsa çıkartıp, masanın karşısında oturanlara göster .

Ne demek oluyor, "Donanmalar bunun için var "? sözü.

Egemen Bağış’ın (üstelik de sıfatı; ‘baş’ müzakereci ), Kıbrıs Cumhuriyeti’nin petrol arama çalışmalarına başlayacağının açıklanmasından sonraki sözleriydi bunlar.

Gecenin ileri bir saatinde karanlığı yarıp bilinmeze giden bir merminin sebep olduğu gürültü ile yerimizden fırlar,”ne oluyoruz” der, panik yaparız.

Az ileride çıkan sokak kavgasının ortasına düşmemek için caddeyi es geçer, başka bölgeye kaçarız.

Birisi belindeki bıçağı gösterse, koşar polise sığınırız.

Bölgemiz yavaş şehirler gibiydi.

Daha doğrusu ülkemizin tamamı böyleydi.

Sakin ve huzurlu.

Dalda oturan bir serçeyi ürkütecek ses dahi çıkartmak, doğamıza ters düşerdi.

Güneşin tatlı sıcağında öğle uykusuna dalmış kediyi, sabahın erken saatlerinde  gecenin yorgunluğunu üzerinden atmaya çalışan yarı uykulu köpeği uyandırmamak için parmak uçlarına basıp geçerdik.

Kısaca Kıbrıslılar böyle bir yaşamayı bilirdik.

Her an tetikte yaşamak durumunda kalmayı hiç arzu etmedik ama hep yaşatıldık.

Her an savaş çıkacakmış gibi yaşamayı kimse istemez elbet.

Ama birileri savaş tehdidinde bulundu diye durmak da olmaz.

Yürümeli ki duran velesbit gibi devrilmeyelim.

“Durup dururken karşı güçler ateş açmazlar” derdi büyüklerimiz 1974 paylaşım savaşı ve öncesi çatışmalarda.

Önce duman çıkar büyük yangınlar başlamadan.

Genelde atılan bir izmarittir orman  yangılarını çıkartan.

 Savaşlar da böyledir.

Açıklamalar,tehditler,diş göstermeler birer duman ve izmarittirler.

Ve bir sabah…

Önce tek kurşun salınır havaya.

Sesi büyük patlamanın habercisidir.

Hemen akabinde karşı taraftan birkaç tanesi daha salınır.

Ve dayanılmaz gürültü ile diğer patlamalar hiç susmayacakmış gibi başlarlar.

Öldürmektir amaç.

Ne barış adınadır savaşlar, ne de insaflıdır parmaklar.

“Gördün mü indireceksin”, der komutan..

Oysa ki karşıdaki parmakların da tuttuğu bir sevgili eli vardır.

O parmaklar neler yapmaz ki…

Kalem tutar, yazı yazar.

Belki daktilo belki bilgisayarın tuşları .

Bir çiçeği koklanılsın diye odur taşıyan.

“Türk askeri burada olduğu sürece çatışmalar yaşanmadı” diyor statükocular.

Peki, Kıbrıs Cumhuriyeti ülke adına petrol aramaya kalkınca Egemen Bağış’ın (üstelik de sıfatı;‘baş’ müzakereci ) açıkladığı,"Donanmalar bunun için var" sözü ne anlama geliyor?

Ensemizde sallanan bir kılıç mı “barış” yoksa ipte kılıca doğru savrulan biz miyiz ?

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.