1. YAZARLAR

  2. Çiğdem Dürüst

  3. UBP kim, DP kim, toparlanıyoruz kim?
Çiğdem Dürüst

Çiğdem Dürüst

Star Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

UBP kim, DP kim, toparlanıyoruz kim?

A+A-

Seçimin üzerinden 2 hafta geçti. Seçim sonuçları hakkında söylenecekler bitmedi.

Bitmediği gibi söylenenler, kurulacak koalisyon çalışmalarını da etkiliyor. Seçim sonuçları da, koalisyon çalışmaları da ve kurulduktan sonra koalisyon da seçimin gölgesinde kalacağa benziyor. Bu durum elbette koalisyonun elini zayıflatacak. Korkak bir koalisyon oluşumuna katkı sağlayacak ve koalisyonun ömrünü kısaltacak.

Dün CTP eski milletvekili Sonay Adem’in yaptığı zehir zemberek açıklamalar, bir yandan CTP gelenekleri ile ilgili konuların sorgulanmasına katkı sağlarken öte yandan siyasette bu dönem gelişmesi muhtemel olgulara da ışık tutuyor olabilir. Bu nedenle dikkatle okunması şart!

CTP’dekisıkı geleneğin yıkılmakta olduğunu, siyasal partilerin kurumsallaşmaktan uzaklaştıklarını ve kişisel hırslar uğruna milletvekili olacak kişilerin bazılarının birer piyon olarak meclisteki varlıklarını izah ediyor Sonay Bey…

Bunca yıllık siyasi tecrübeden sonra Sonay Adem’i dikkatle okumak, siyaset yapmak isteyenlere de, siyasetin şekillenmesinde emeği geçenlere/geçeceklere de ve yurtsever ya da vatansever olduğunu iddia edenlere de ışık tutacak.

***

Dilerseniz bir bakalım:

Bu dönemde UBP ve DP kim?

İkisi aynı parti aslında! İkisi aynı zihniyet…

9’lar hareketi ile UBP’den ayrılarak DP’yi kuranların uzun çabaları sonucunda UBP’lilikten zar zor kurtulmaya başlamış olan DP’nin, yeniden UBP’lileşmesi süreci yaşandı bu dönemde. Açıktır ki, DP’nin sağdaki kimlik oluşumu sürecinde yaşanan bu gerileme, UBP’den DP’ye geçiş yapan vekillerin de, eski başbakan İrsen Küçük’ün de, Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’nun da katkıları ile oldu. DP’nin Kıbrıs sorunundan tutunuz, iç meselelere, Anavatan’dan tutunuz “halk” tanımlamasına kadar, vatandaşlıklar meselesinden ekonomik orunlara bakışa kadarUBP’den bir farkı yok. Artık DP içindeki kişiler de, aslındaUBP’deki kişilerden oluşuyor bir anlamda.

DP Başkanı Serdar Bey, bu seçimlerde dönemlerdir kazanamadıkları başarıyı kazandıklarının mutluluğu ve gururu ile açıklamalar yapıyor.Partisinin iktidara ortaklık ettiği yıllarda olduğu gibi, yeniden güçlenmesi için zeminin hazırlandığı bilinci ve gücü ile koalisyon çalışmalarına katkı koymakta olduğu görülüyor. Öte yandan DP’nin UBP’lileştirilmesinde önemlipayı olan 8’ler, ya da Kaşif grubu, halen ne yapacağını açıklayamıyor. Bu anlamda CTP, DP ile de koalisyon kursa, UBP ile de kursa, aynı hareketi yapmış olacağının aslında farkına varıyor.

İki fark var:

1. Koalisyon DP ile kurulursa CTP tabanının duygusal olarak UBP’nin ismine karşı beslediği tepki, CTP üst yönetimine yansımayacak. Annan Planı referandum sürecinde Talat’a ve çözüme gösterdiği destek ile DP’nin, CTP içindeki primi, her ne kadar biraz daha fazla ise de; bu dönem Annan Planı dönemindekinden farklı ve çok daha sağda, çok daha milliyetçi bir DP ile karşı karşıya olunduğunun bilinmesinde gözlemlenmesinde fayda var!

2. CTP iktidara gelirken usulsüzlüklerin hesabını sormaktan bahsetti. Halka verdiği sözlerde UBP iktidarındaki hataların değerlendirileceğini söyledi. İşte sorun tam da bu: UBP ile kurulacak bir koalisyonda ne kadar şeffaf olunabilecek? Şeffaflık halk için ne kadar inandırıcı olacak? İyi değerlendirilmeli? (Gerçi CTP’nin şeffaflık ağına takılacak bazı isimler şimdilerde DP’de yer alıyor, o da ayrı bir gerçek!)

***

Toparlanıyoruz Hareketi’nin geçtiğimiz erken milletvekilliği seçimlerinde çok önemli bir seçmen sayısı üzerinde etkili olmadığı konusundaki fikrim değişmiş değil.

Toparlanıyoruz’un propagandasından etkilenenlerin olduğunu yine de inkar edemem. Fakat ideolojikduruşu netleşmemiş, Anavatan, Kıbrıs sorunu, vatandaşlık meseleleri, ekonomik sorunların aşılması ve özelleştirme gibi konularda net bir duruşa sahip olmayan bazı seçmenlerin; UBP iktidarı döneminde ayyuka çıkmış olan torpil mekanizmasının; kişisel çıkar çatışmaları ve bunun gibi halkın gözü önünde cereyan eden olaylara ek olarak, devletten hakkı olduğu halde hiçbir çıkar sağlayamamış bulunan “torpilsiz” yurttaşların öfkelerininToparlanıyoruz ile yönlendirildiği söylenebilir. Bu anlamda KKTC Devleti’nin temel sorunlarının başını çeken bu konularda fikir beyan etmeyerek, bireysel öfkeleri ile sandığa katkı koyan karma oyların, şimdi bizlere neler yaşattığını ve yaşatacağını sanıyorum benim söylememe gerek yok. Kaldı ki, dikkat ederseniz seçim sürecinde yaptığı propagandanın aksine koalisyon meselesi hakkında görüş de ortaya koyamıyor Toparlanıyoruzcular şimdilerde!

Ayrıca, kişisel çıkar sağlamak ve gerek partisi içinde, gerekse de kişisel olarak belli bir noktayı hedefleyen veya güçlüden yana olmayı tercih eden bazı vekillerin de Toparlanıyoruz’un işaret ettiği apolitik ve toplum için fayda yerine zarar getirmesi daha kuvvetle muhtemel olan çalışmalarda anılması, önümüzdeki dönem için çok kötü olacak!

Sonay Adem’in işaret ettiği gibi seçim sonuçlarının 2015’te gerçekleşecek Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Derviş Bey lehinde bir tablonun oluşumuna hizmet etmesi ise bambaşka bir yazının konusu. Dilerseniz onu da yarın konuşalım…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.