1. YAZARLAR

  2. İsmet Kotak

  3. Ülke kalkınması görünümden daha önemlidir
İsmet Kotak

İsmet Kotak

Halkın Sesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Ülke kalkınması görünümden daha önemlidir

A+A-

 

Girne ‘de çok katlı Otel inşaatı üzerine “Havadis gazetesi ve Red Border Araştırma Şirketi” tarafından yapılan anket açıklanınca bu konuda yeniden yazmaya karar verdim.

Çünkü çok katlı binaya veya Otele “Evet” diyenlerin oranı %27.2, buna ek olarak başka alana yapılmasını savunanların oranı ise %22.4 çıktı.

Dolayısıyla Girne’ye tarihi dokuyu bozmayacak yere çok katlı inşaat yapılmasını destekleyenlerin toplam oranı%49.6 oldu.

Her koşulda karşı çıkanların oranı ise %48.2’de kaldı.

Kararsızlar ise %1.9’dur.

Tablo budur.

Girne’de oturanlar ikiye bölündüler.

Bir grup var olan “Madenci evlerinin” yani iki katlı binaların korunması ve yeni yapılanların da  bunu korumasını savundular.

Kalkınma,iş alanı yaratma,Otel sayısını göğe doğru yükselerek arttırma,hatta yeşili koruma bunların umurunda değil.

Girne’yi fena sahiplendiler.

Oysa arsa Girne’de de kısıtlı.
Öteki grup aynen benim gibi düşünmektedir.

Yani Girne kalesine, etrafına, limana, eski Girne sınırlarına,yine bu sayılanların dışındaki  belirli  bir çembere gökdelen inşa edilmesin.

Ama bu çemberin dışında  saptanacak bölgelerde inşaat yapılmasında sakınca yoktur.

Ben bunu Lefkoşa’dan Girne’ye inerken,sulu çemberin solunda akan ve Karaoğlanoğlu’na ulaşan yolun güneyine ve batısına inşaat yapılabilir dedim.

Sulu çemberin doğuya Çatalköy’e uzanan yolun da doğu ve güneyine inşaat yapılması zarar getirmez diyorum.

İşte sınır bu.

Bunun dışında yapılacak inşaatlar başta Girne olmak üzere ülke ekonomisine katkı sağlayacaktır.

20 katlı bir Otel,en az iki bin kişiye direk ve de en az bin kişiye dolaylı iş ve ekmek sağlayacaktır.

İnşaatın görünümünde de özen gösterilirse,her büyük kentte olduğu gibi bu Oteller,bu binalar,bu işyerleri Girne’ye güzellik katacaklardır.

Dünyanın sayılı kentleri sadece bizimkilerin savunduğu gibi madenci evlerinden ibaret değildir.

İşte en muhafazakâr olan Londra.

Orada tek katlı,iki katlı yığınla semt vardır.

İkinci dünya savaşının sonunda ancak bunlar ortaya konabildi.

Ama bunların dışında  gökdelenlerin olduğu semtler de kentin iftiharıdır…

Gökdelenler oraya güzellik katmaktadırlar.

Başka kentlere de bakabilirsiniz.

Her kent kendi kuralını koymaktadır.

Değil Newyork,Miami’de KeyWest,Okyanusa uzanan bir hançer gibidir ama Okyanusa gökdelenlerle ilerlemektedir.

O daracık yeri, iki katlı madenci evleri ile doldurmadılar.

Ekonomiye katkı sağlayacak adım attılar.

Bunu SanFransisco’da ya da Los Angeles’te ve hatta bir sanatcının elinden çıkmış kabul edeceğiniz NewOrleans’ta çok katlı güzellik numunesi binalara rastlarsınız.

Onların da bölgesi vardır.

Avrupa kentleri bu kuralın dışında değildir.

Türkiye’de birçok  kentte bölgesel kalkınma uygulanmaktadır.

Kat sınırlaması olmayan semtlerde gökdelenler yükselmekte ve topraktan tasarruf edilmektedir.

Girne,Lefkoşa,GaziMağusa,Güzelyurt ve son zamanlarda Türkün parası ve alınteri ile yaşama geçen İskele Kentinde elbette toprak değerlidir.

Yeşili katletmemenin yolu, daha az arazi kullanmaktan geçer.

Yukarı doğru çıkarken arazi ve yeşil korunur.

Eğer tarihi yapıların yer aldığı semtlerden uzak durursanız elbette bunun zararı olmaz.

KKTC kentlerinde veya sahillerden belirli mesafede inşa edilecek çok katlı Otel veya inşaatlar, KKTC ekonomisine katkıdır. KKTC’de toprak sınırlıdır.

Bunu madenci evleri  inşa ederek harcama lüksüne sahip değiliz.

Bu kural Girne için hayda hay geçerlidir.

Kimse Girne’yi sahiplenip kendine ayırmasın.

Plân dahilinde her kentin, KKTC ekonomisine katkı koymasına çaba harcanmalıdır.

Bencillik yaparak o kenti kendimize ayıramayız…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.