1. YAZARLAR

  2. Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

  3. Ülkene sahip çıkmazsan…
Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Ülkene sahip çıkmazsan…

A+A-

Mersin vardı çıkış kapısı…

Herkesin, “yurtdışı” denildiği zaman aklına gelen limandı orası.

Zaten daha sonraları öğrendik ki bizim adresimiz de Kıbrıs değil, Mersin.

Sonradan devreye KTHY girdi…

Yurtdışı kavramları arasına İstanbul girdi.

Sonra Ankara, Adana, sonra da İzmir ve diğerleri…

Uçağa bin, 24 saatlik yolculuğu hiç yorulmadan iki saate indir.

Ne güzeldi.

Derken özel firmalar devreye girdiler.

Çok iyi oldu, dedik.

Fiyatlar ucuzlayacak, servisler güzelleşecek.

Ki baktık KTHY battı.

Batırıldı.

Battıktan sonra uçaklardaki ikramlar kalktı.

Uçaklarla birlikte fiyatları da kalktı…

Tam da o firmaların kucağına oturduk…

Kapitalizm böyledir.

Cebindeki parayı bir şekilde çekerler.

Seni de kendisine mahkûm ederler.

Ettiler de.

Özel ve üstelik yabancı olan firmaların Kıbrıs halkı ile ne işi olur?

Onlar sadece gelecek paraya, imkâna bakar.

Aynı şekilde kuruluşu 1947’lere dayanan Cyprus Airways var.

İngiliz sömürge döneminde başladığı maceraya cumhuriyet döneminde hız verdi.

Ankara, İstanbul, Atina…

Hatta Beyrut…

Birçok şehre uçar, oralara yolcu taşırdı.

 1974 öncesi Baf’tan Lefkoşa’ya gidip yolcu karşılayanları hatırlarım.

Bir seferinde ben de birisini karşılamaya gitmiştim.

Kim geliyordu hatırlamıyorum.

Ama o havaalanı binası hala gözümün önünde…

Ne muhteşem bir yapıydı.

Ne değişik havası vardı.

Ne moderndi ve ne de kalabalıktı.

Sanki başka bir dünyaydı.

1974 yılında Türk savaş uçakları bombaladılar.

Orayı içindeki uçakla beraber mezarlığa döndürdüler.

Şimdi savaşın korkunç yüzünü sergilemesi açısından müzeye dönüştürülse kimse itiraz edemez.

O zamanlar ne Larnaka, ne Baf ne de Timbu’daki havaalanı çalışıyordu.

Şimdi hepsi çalışıyor.

Çalıştığı halde eldeki tek havayolu şirketi olan Cyprus Airways de batmak üzere.

Nedenlerine girmeme gerek yok.

Sonuç önemli…

1960 cumhuriyetimize sahip çıkabilseydik.

Yabancı ülkeleri içimize almasaydık…

Bugün nasıl olacaktık bir düşünelim…

İlk aklıma gelen Lefkoşa’daki utanç duvarı…

Olmayacaktı…

Bandabulia…

Dökülmeyecekti…

Esnaf işinde, memur görevinde olacaktı…

Nicos Digomo’daki evinden Larnaka’ya gidip çalışacaktı…

Ahmet Baf’taki tarlasından domatesi Lefkoşa’ya pazarlayacaktı…

Beşparmak dağları delinmeyecekti…

Belki Baf havaalanı faal durumda olacaktı ama Timbu’ya gerek kalmayacaktı.

Ve adresimiz Mersin olmayacaktı…

Hakkını aramaya giden Şener Elçil’e yabancı askerlerin sorumluluğundaki polis…

Gerisini siz sıralayın.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.