1. YAZARLAR

  2. Levent Özadam

  3. Ülkeyi karanlığa gömenlerin arkasında kimler var?
Levent Özadam

Levent Özadam

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Ülkeyi karanlığa gömenlerin arkasında kimler var?

A+A-

Müteahhitler Birliği dün belki de son 10 yılın en etkili eylemini gerçekleştirdiler.

Belli ki bıçak kemiğe dayanmasa böyle istekli ve agresif olmazlardı.

Evet, eylem sırasında özellikle trafiğin kilitlenmesi ve ses kirliliği nedeniyle, bazı vatandaşlarımız tepkilerini ortaya koydular ama, tükenmek üzere olan bir sektörün, can havliyle biraz gürültülü olsa da bu tür eylemde bulunması hoş karşılanmalı, saygı duyulmalıdır.

Müteahhitler hem ihalelerin Ankara’da açılmasını hem de ülkenin öz kurumlarının birilerine peşkeş çekilmesine tepkiliydiler.

Bu konuda biraz daha ses çıkarmayıp, kaderlerine razı olsalar, sadece onların sektöründe değil, diğer sektörlerin geleceği tehlike altına girecek ve Kıbrıs Türk sermayesi, Türkiye’nin ağır topları karşısında eriyip gidecekler…

Rum kesiminde yaşanan felakete yardım eli uzatan KKTC’de son günlerde ki elektrik kesintileri yoğunlaştı…

Normal bir mevsimde bu kesintiler yaşansa belki bu kadar tepki görmeyecek, hoş görülü olacağız.

Önce Lefkoşa’daki daha geçen hafta hizmete giren Yenişehir santralı arıza çıkardı başkent saatlerce elektriksiz kaldı.

Şu meşhur dışarıdan gelen Şara şirketi nasıl olur da santralın sıcaklık ayarlarını yapamadı ve daha sıfır kilometre olan santral devre dışı kaldı ve bunun ceremesini de vatandaş çekti?

Bu masaya yatırılmalı ve gerekirse ilgili şirketten hesabı sorulmalıdır.

Dünkü elektrik kesinti sonrasında kurumdan yapılan küçük bir açıklamada kablolarda arıza oluştuğu ve bu nedenle 6 jeneratörün devre dışı kaldığı ifade edildi…

Hepsi bu kadardı!

Ama bizce bu kadar değil…

Bu işin bir de perde gerisi var!

Dünkü elektrik kesintisin ardında da Şara şirketi var!

Bütün yerli firmaları geride bırakarak 10 trilyon liraya yakın ülkede ihale kazanan Şara şirketi, kablo yenileme çalışmaları sırasında sorunlu kablo kullandı ve sadece kendi sistemini değil, eski sistemin de içine ederek ülkeyi kararttı…

Şu anda 6 kablolu olması gereken hatlar 5 kablolu kaldı ve genelde 20 MW’lık bir açık ortaya çıktı, ayrıca bunun da geriye dönüşü yok!

Ülkede onlarca şirket olduğu halde Türkiye’den gelip, bütün şirketleri geride bırakan Şara şirketinin arkasında bazı siyasilerin olduğu ve bunun için rahatlıkla burada ihale kazandığı iddia ediliyor.

Ama yaptıkları her işte bir aksaklık yaşanıyor ve bunun için de şirkete okkalı cezalar kesiliyor.

Bunlar tahsil edilir mi, bir takım güçler devreye girip bunları silerler mi bilinmez ama, hat çalışmalarında ihale süresini 7 ay geçti diye bu şirkete 1.100 milyon lira ceza kesildi ve bu ceza onaylanarak resmileşti.

Yine Teknecik’teki gecikmeden 258 bin lira, Yenişehir Santralının gecikmesinden dolayı da 160 bin TL’lik bir ceza söz konusu…

Tabi ki birileri ara girip, torpil patlatmazsa!

Şara şirketini de sahibi olan Şadi Türk adlı vatandaşı da tanımayız.

Kendilerine de bir garezimiz yoktur…

Ama bu şirketin buradaki işlerini takip eden ve devletin gücünü kullanmakta hokkabaz olanları biliriz!

Bunlar arasında hem iş adamları var, hem de siyasetçiler var!

KKTC’de yaptığı her işi gecikmeli ve arızalı yapan bir şirket nasıl olur da buradaki her taşın altından çıkar, artık gerisini siz düşünün…

Müteahhitler Birliği’nin dünkü eylemi bunun için önemlidir işte…

Bu eylem nedeniyle 1 saatten fazla trafikte kalsak da, klakson seslerinden kulaklarımız sağır olsa da bu eylemi destekliyoruz, hem de sonuna kadar!

Bu bir hak arama ve daha gazla tükenip erimeme eylemidir ki, bunlara sessiz kalıp boyun eğmek, Kıbrıs Türkünün de sonunu getirecektir.

Bir takım siyasiler ve iş adamları Türkiye’den gelen bazı şirketlere destek verip nüfuslarını kullanıyorlarsa, bunu karşılığında da avanta yiyorlarsa bu ülkede çok büyük sorun var demektir ve bunun da önüne ancak toplumsal mücadele ile geçilir.

 

MESAJ KUTUSU

 

Sayın Özay ÖYKÜN, Yeni Erenköy belediyesine birkaç gün önce partinizin bir örgüt başkanı ile bir muhtarı işe almışsınız. Hadi siz de modaya uydunuz diyelim bari söyleyin de ara sıra işe de gelsinler. Bölge halkı pür ateş haberiniz olsun…

 Sayın Ünal ÜSTEL, Dipkarpaz’da eko turizm yapan bölge halkı ilginizden epey memnun. Ancak sadece bir tanesi o da Konyalı Pansiyon devlet kaynaklarından niçin yararlandırılmadığını soruyor. Acaba gözünüzden mi kaçtı?

Sayın Ahmet YÖNTEM, Hamitköy’deki işletmeniz Türk Hamamı bu sıcakta epey ilgi çekiyormuş. Bir çok ünlü ismin de müşteriniz olduğu söyleniyor. Ancak kulağıma gelenleri de mercek altına aldım bilesiniz.

Sayın Mehmet ZAFER, Çatalköy’de dedenizden kalma eşiz değerdeki yeşil alanın başına neler geldiğini gördünüz mü? Ha keşke burasını satmayıp da başka şekilde değerlendirseydiniz…

Sayın Suphi HÜDAOĞLU, Tabipler Birliği binasının önündeki yıpranmış bayrakları değiştirdiğiniz için teşekkür ederiz. Tıp insanlarına da böyle temizlik ve titizlik yakışırdı.

Sayın Oktay KAYALP, festivaller konusunda rakipsiz olduğunuzu bir kez daha gösterdiniz tebrik ederiz. Bir de şu alt yapı çalışmalarına biraz hız verseniz bölge sakinleri çok daha mutlu olacaktır…

Sayın Ömer TATLI, bugün sizin için büyük gün. Yoğun çalışmalarınızın neticesinde nihayet Tatlı Spor Kulübünü açıyorsunuz. Hayırlı ve uğurlu olsun diyoruz. Bölge gençlerini ne kadar spora çekebilirseniz, kötü alışkanlıkları da o kadar az olacaktır.

Sayın Cemal BULUTOĞLULARI, önceki akşam gittiğiniz bir toplantının binanın 8’nci katında olduğunu öğrenince asansör fobiniz yüzünden katılmadığınız gözlemlenmiş. Ne yapacağız da sizin bu yükseklik korkunuzun önüne geçeceğiz acaba? Paraşüt kurslarına yazılmaya ne dersiniz?

Sayın Aziz KENT, tarihi Kumarcılar Hanı’nın restorasyon çalışmalarına başlanacak olması en fazla sizi sevindirmiş diyorlar. Biraz geç oldu ama güç olmayacak inşallah değil mi?

Sayın Harun DENİZKAN, Esentepe’de satın aldığınız havuzlu tripleks villa hayırlı uğurlu olsun. İlk mangal partisine davet etmezseniz bahçenize bir kamyon tezek dökerim bilesiniz…

Sayın Feriha NURLUÖZ, doğum için artık gün saydığınız söyleniyor. Bu sıcaklarda işiniz hayli zor ama ufaklığı kucağınıza aldığınız anda bütün yorgunluklarınız gidecek inşallah. Sağlıklı bir doğum dileriz…

Sayın Talip ATALAY, ayın en azından yarısını yurt dışında geçirmeniz birilerinin gözüne fena halde batıyor. Bu sıralar memlekette kalmanızı tavsiye ederiz, dedektifler tam techizat peşinizdeler…

Sayın Cenk MUTLUYAKALI, elinize sağlık basın gecesi epey görkemli ve güzel geçmiş. Ancak bazı büyüklerimiz aradı dün onur ödüllerinde sanırız unuttuklarınız olmuş. Umarız önümüzdeki yıl onları da onore edersiniz…

Sayın Doğan HARMAN, bir 15 Temmuz kehaneti attınız ortaya, milleti hem bir korku hem de merak aldı. Hatta bazıları tatillerini erkene aldı ve yurt dışına akın etmeye başladı.

Sayın Mine GÜRSES, yıllar sonra saçlarınızı kısacık kesince personeliniz bile sizi tanıyamamış. Şike haberlerini bu yolla protesto ettiğiniz de iddia ediliyor. Bakalım Reha bey sizi görünce ne diyecek?

Sayın Özer KANLI, bazı ziyaretlerde BRT muhabirlerini tanımamanız çeşitli esprilere neden oluyormuş. Personel arası ziyaretleri yoğunlaştırmanız fena olmayacak değil mi?

Sayın Hasan CANPOLAT, 30 yılı aşkın bir süre sonra emekliliğin tadını çıkarın bakalım. Tuttuğunuz balıklardan dostlar da nasiplenir umarız. Mutlu ve sağlıklı bir emeklilik hayatı dileriz.

Sayın Şener ELCİL, Başbakan Erdoğan’a ‘Hitler’ benzetmesi biraz ağır kaçmadı mı?  Seviyeyi biraz daha yüksekte tutarsanız hiç de fena olmayacak.

Sayın Emirali KARAGÖZLÜ, muhterem babanızın vefatını üzüntü ile öğrendik. Merhuma Tanrı’dan rahmet size ve yaslı aileye sabır ve başsağlığı dileriz…

Sayın Hakan KUNTAY, şu sıralar Antalya kıyılarında yılın yorgunluğunu attığınız görülmüş. Nereden öğrendiğimizi sormayın, arada sadece Beşparmaklar var. İyi tatiller geçirmenizi diliyoruz.Aman fazla açılmayın, oraların suları derin olur…

 

Günün Fıkrası

Birkaç adım daha

Padişah bir gün vezirini çağırır ve der ki:

- "Yeni bir kural çıkaralım, adı vergi olsun. Herkesten alınacak, bakalım halk ayaklanacak mı?" Halk toplanır vezir vergiyi sunar, halk dağılır. Bir hafta sonra padişah vezire sorar:

- "Halk ayaklandı mı?" diye. Vezir "kimseden ses çıkmıyor" der. Padişah'ın aklına başka bir fikir gelir ve der ki; "vezir, köprüden her geçeni becerin".
Bir hafta sonra padişah sorar, "nasıl halk ayaklandı mı?" Vezir de "kimseden ses çıkmıyor padişahım" der. Padişah "o zaman gideni de geleni de becerin" der ve iki hafta sonra sorar vezire:
- "Halk ayaklandı mı?"
- "Hayır..."
Padişah sinirlenir bütün halkı meydana toplar ve der ki "ben vergi çıkardım kimse neden ayaklanmadı?"  O sırada halktan biri bağırır:
- "Efendim sabahları köprünün başında adamlarınız bizi becerirken sıra oluyor, işimize geç kalıyoruz; acaba bir kaç adam daha koyabilir misiniz?"

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.