1. YAZARLAR

  2. Dr. Nazım Beratlı

  3. Ulus Etnos( Kavim) değildir...
Dr. Nazım Beratlı

Dr. Nazım Beratlı

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Ulus Etnos( Kavim) değildir...

A+A-

Bugüne kadar, Fransız İhtilâli’nin dünyaya bir hediyesi olan, “Nation” anlamında “Ulus” kavramının, herkesin hemfikir olduğu tek bir tanımı yapılamamıştır.

Ne olmadığı, çok açıktır ama…

Irksal birlik değildir! Etnik birlik de değildir… 

Madem etnos dedik, meseleyi açalım!

Etnos da” bir ortak atadan gelenler” diye yorumlanamaz!

Doğan Avcıoğlu Türkler’in Tarihinde anlatır ki Orhun Yazıtları’nda,  “Türkeş’leri tuttum, okladım, her şeylerine el koydum…

Dokuzoğuz’u yakaladım, dağıttım” diye övünülür.

Oysa biz bugün, Türk’lerin atası olarak, Oğuzlar’ı kabul ederiz etnik anlamda…

O zaman, onları oklayan bu “Türk atası” ne oluyor?

Gene Avcıoğlu, Asya steplerinde, “Türk” adının, zaman zaman değişik kabileler tarafından kullanıldığını veya onlara yakıştırıldığını yazar.

Yâni ve özetle, etnos da bir kan bağı değil; politik bir “biat etme” durumudur.

Zaten Engels de “gens”ten yukarıdaki hiçbir toplumsal birimin bir “ortak ata” yani kan bağı kültünden bahsedemeyeceğini yazar…

“Gens” ise ailenin bir üstüdür…

Hadi bizim Kıbrıs ağzıyla söyleyeyim, sinsile, sülale, enane… 

Ondan yukarı bütün birlikler, politik birliktirler, tarihte de, şimdi de…

1980’lerde, Rize’de Rus Pazarı’nda baktım çekik gözlü iki kadın, önlerine keçi kılından yapılmış bir kilim, bir tane rebab, bir miktar da hançer sermişler satıyorlar…

Yanlarına yaklaştım, bir müzik aleti olan rebab’ı gösterip, “ne bu?” diye özellikle sordum…

“Rübab” dediler…

Gülümseyerek, “Nerelisiniz?” dedim… 

Cevap:

“Semerkand’lıyız… Ne gülen bize?

Biz senden daha Türküz!” “Elbette”…” dedim ve keçi kılından kilim ile hançerleri satın aldım.

Sonra da takılmaya devam ettim:

“Hançerlerin hepsini de verin de sonra ansızın gene Timurlenk diye biri çıkar, gelir hepimizi asıl kaan benim diye keser!” 

Semerkand’lı muhatabım, “ O kabile kavgasıydı gardaş” dedi, “şimdi hangi zamanı yaşarık?”

Özbek ile aynı ırktandık belki bir zamanlar…

Ama farklı etnoslardı Osmanlı ile!

Aynı etnos’tan olanlar, nitekim Ankara Savaşı’nda, Timur’un tarafına geçiverdiydiler.

Şimdi bırakın aynı ulus olmayı, aynı etnostan bile değildik artık…

Aynı dili paylaşıyoruz ama ne ortak bir tarih ne de ortak bir kültür!

Ama içim kaynamadı mı?

Kaynadı tabii…

Sonuçta “Oğuz ata”nın çocuklarıydık, hep beraber…

Hala da öyledir…

Ben Azeri tutkunuyum meselâ…

Kaç kişi var aranızda, İctimai Televiziya’nın “temaşacısı”?

Ben izlerim, pardon “temaşa ederim”…

Türkmenistan devlet web sitesinin ilk sayfasında, makalem var…

Bilirim ki akrabalarımızdırlar ama modern “nation” anlamında, aynı ulus değiliz artık…

Çünkü ulus, etnos değildir…

Ulusu belirleyen ana özellik, aynı devletin altındaki gönüllü birliktir…

Bu konuya, yarın devam edeceğim…  

New York’tan gelen, üç başlıktaki “anlaşma” haberinin doğru, Levent’in yayınladığı “Başkanlık anketi”nin de yanlış olmasını dilerim…

Ama bu konuyu bitirmeden, onlara dönemem…

Çünkü bu bahis, New York’ta yapılanlarla, doğrudan ilişkilidir.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.