1. YAZARLAR

  2. Ahmet Tolgay

  3. Ümit S. Onan: Makarios yaşasaydı çözüm olurdu
Ahmet Tolgay

Ahmet Tolgay

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Ümit S. Onan: Makarios yaşasaydı çözüm olurdu

A+A-

Yetişen genç nesil içinde Ümit Süleyman Onan’ı tanıyan kaç kişi var? Belki hiç ya da parmakla sayılacak kadar az. Okullarda toplumsal tarihimiz çocuklarımıza ayrıntılarıyla okutulmuyor ki… Oysa çocuklarımıza o tarih ayrıntılarıyla okutulsa ve o tarihi yaratan kimliklerin yaşam öyküleri öğretilse, geçmişten alınacak nice dersimiz vardır. Baroya kayıtlı beşinci Kıbrıslı Türk avukat olarak 22 yaşından itibaren kendini toplumsal meselelerin içinde sorumluluk gerektiren bir konumda bulan Onan, eskiden insanlarımızın genç yaşta nasıl ciddi yetkilerle donanabildiklerinin de canlı kanıtı.
  
1951’de güvenilir ve bilge kişiliğiyle temayüz edip Faiz Kaymak’ın başkanlığını yaptığı Kıbrıs Türk Kurumları Federasyonu’nun genel sekreterliğine getirildiğinde henüz 23 yaşındaydı. Çetin var oluş mücadelemizin ivme kazandığı yıllarda, tarihe mal olan bu federasyon, halkımızın demokratik temsilcisiydi. Bizi dışa karşı temsil etmenin yanında, halkın her türlü sorununun çözümünde de tam yetkiyle uğraş vermekte, Kıbrıs’taki Türk haklarının korunması bağlamında Ankara’yı ikna etmeye çalışmaktaydı. Ve bu yaşamsal kurumun genel sekreterliğinde, Londra’da yetişmiş, İngilizceyi ana dili gibi konuşan 23 yaşında gencecik bir avukat ağır sorumluluklarıyla baş başaydı. Bugünün genç kuşağı 23 yaşında genellikle nelerle meşguldür?. Bunu görebilmek için lütfen çevrenize bakınız!..
  
Geçmişin ruhunun, inançlarının ve geleneklerinin günümüze taşınabilmesi adına, işte bunun için toplumsal tarihimizin ayrıntılarıyla genç nesle öğretilmesi gerektiği üzerinde her zaman ısrarla duruyorum. Tabii ki o dönemlerde sadece Ümit Süleyman değil, aynı kuşağın gençleri de kendi alanlarında ve çaplarında çok önemli toplumsal uğraşların içindeydiler. Tarihsel görevini hakkıyla yerine getirmiş bir nesilden söz ediyorum. 
  
Gazetecilik mesleğim boyunca yanından her zaman zenginleşerek ve daha bir donanarak ayrıldığım, kendisine olan içten sevgimle “Ümit ağabey” diye hitap ettiğim Onan’la aylar sonra yeniden bir araya gelme olanağını buldum. Genç nesilden bir yazar olarak Dr. Filiz Besim onu kendi kuşağına “Kendi El Yazımla – Dilden Dile Kıbrıs” ve “Tarihe Sözüm Var” kitaplarında uzun soluklu röportajında tanıtmaya çalıştı. Onan, aslında ayrıntılı biyografisinin kitaplaştırılarak yazılması gereken bir büyüğümüz. Bu yapılabilse, işte o biyografik kitapta, son 50 yıllık toplumsal tarihimizin gerçekleri ortaya çıkacak. Çünkü Onan, saygın ve etkin bir hukuk adamı olarak parlamenter, yönetici ve toplumlararası müzakerelerde halkımızın temsilcisi olarak da uzun yıllar hizmet vermiş kıdemli bir mücadele insanı.
  
O, bir zamanlar toplum liderimiz ve ortaklık cumhuriyetinin Cumhurbaşkanı Yardımcısı Dr. Fazıl Küçük’ün sağ koluydu. Zor dönemlerin lideri Dr. Küçük’e saygısını ve hayranlığını her fırsatta ifade ediyor. Aralık 1963’te ortaklık cumhuriyetinin başımıza yıkılıp enkaz altında ezgin biçimde kalmamızdan sonra direnişimizin dışa dönük temsilciliğini yürüten siyasal görevliydi. Hem dış platformlarda ve hem de Kıbrıs’taki diplomatlar ve BM temsilcileri nezdinde sesimizi, beklentilerimizi ve kimi zaman da isyanlarımızı duyuran siyasetçimizdi… Kibarlığı, duygulu ve bilge kişiliğiyle saygınlık yayıyordu. 1963 Kanlı Noel faciasından sonra adanın her yanındaki Türk enklavlarını BM helikopterleri içinde teker teker dolaşarak raporlar hazırlayan ve o raporlara dayalı ulusal siyasetimizin belirlenmesinde önemli rol oynayan da yine oydu.
  
Onun gibi deneyimli ve bilge bir kişiden içinde bulunduğumuz kritik ortama dair görüş almak elbette ki bir ihtiyaçtır. İşte bu ihtiyacı derinden hissettiğimiz bir sırada onun davetiyle ben ve hakkında röportajlar hazırlayan Filiz Besim, sevgili eşi Suna Hanım’ın özenle hazırladığı bir sofrada bir araya geldik. Ciddi hastalıklarını geride bırakan ve dostlarıyla yeniden buluşmaya başlayan 82 yaşındaki Onan’dan aldığım mesajları topluma iletmek yükümlülüğündeyim.
  
Toplumumuzda vefa kültürünün ve etiğin yok olmasından dolayı son derece üzgün. Sosyal, ekonomik ve siyasal gerilemelerden de tedirgin. Günümüzün muhteşem eğitim olanaklarına karşın gençlerimizin bundan yeterince yararlanamadığını, dünya insanları kapasitemizin çok dar olduğunu duyumsattı bize. Eski müzakerecimizi, müzakereler konusunda da, son derece umutsuz gördüm. Rum tarafının sondaj çalışmalarını başlatmasının müzakere masasını dinamitlediğini belirtiyor. Ona göre, Kıbrıs’ta barış yapabilmek için Rum tarafının Başpiskopos Makarios gibi güçlü bir lidere ihtiyacı var. “Makarios yaşasaydı çözüm olur muydu?” soruma verdiği yanıt ilginç: “Makarios 1974’ten sonra gerçekleri görebilmişti. Uygulamakla mükellef olduğu çözüm formülü ortaya çıktığında kalbi buna dayanamadı.”
  
Rumların yaşananlardan hiçbir zaman ders almamasını ve aşırı ırkçı milliyetçiliğin Güney Kıbrıs’ta giderek güçlenmesini de Onan çözümün önünde ciddi bir engel olarak görüyor. Deneyimli siyasetçi ve hukukçu Ümit Süleyman Onan’ın her cümlesinde halkımızın kendi iradesiyle geleceğine sahip çıkması gerektiğinin telkini var. Çünkü Rumlarla Türk haklarını gözeten adil bir anlaşmaya varabilmek olanaksız.        

Kaynak: Kıbrıs Gazetesi

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.