1. YAZARLAR

  2. Özgün Kutalmış

  3. Üniversiteler ve sidik yarışı 2
Özgün Kutalmış

Özgün Kutalmış

Gündem Kıbrıs
Yazarın Tüm Yazıları >

Üniversiteler ve sidik yarışı 2

A+A-

Geçen yazımda 2 yerel üniversite arasında adeta sidik yarışına dönen yıkıcı rekabetten bahsetmiştim. Bu yıkıcı rekabet yüzünden, KKTC denen bu kurumsal yapıya bir tane bile Tıp Fakültesi fazla iken, 3.sünün kurulması için gerekli izinlerin alındığını, 2.sinin de 15 Kasım’da Başbakan tarafından temelinin atılacağını yazmıştım. Halbuki bu sütunda daha önceki yazılarımda KKTC’de kurulmasına izin verilecek yeni üniversite ve fakültelerin mevcutlara alternatif değil, tamamlayıcı olması halinde izinlendirilmelerine vurgu yapmıştım. Bir usta bir memleket misâli, bu kurumsal yapıdaki oligarklar ne yargı ne de hükümet tanımadıkları için istedikleri gibi at oynatmaktadırlar. Olan ise bu ülkenin kıt ekonomik kaynaklarına ve her yıl diplomalı cahiller ordusuna katılan gençlerine olmaktadır. Dünkü yerel basınımızda bu üniversitelerin oligarklarından biri, markalarının diğer üniversite tarafından izinsiz kullandığını, alt mahkemede bunun önlenmesi için karar çıktığını, ancak istinafa giden diğer oligark tarafından mahkeme kararının uygulanmadığını ve istinafta davanın uyutulduğunu söyledi. Tipik KKTC halleri.

                                            ***

Basınımız oligarkları gücendirmemek için, oligarkların her yaptıklarını dev yatırım gibi süslü cümlelerle halka duyurmaktadırlar. Halbuki bu kurumsal yapının sağlık bakanı bile KKTC’de doktor yetiştirmenin mümkün olmadığını söylemekte ve aklın yolu birdir demektedir. İlk tıp fakültesi kurulacağı zaman doktorlarımızın örgütlü olduğu Tabibler Birliği ve Tıp İş gibi sivil toplum örgütleri şiddetle karşı çıkmışlardı. Bir tane tıp fakültesine dahi karşı çıkanlar, şimdi üçüncüsünün kurulması karşısında sesiz kalmaktadırlar. Tıp eğitimini en iyi bu eğitimi almış olanlar bilir. Ben onlara soruyorum. Bu kurumsal yapı 3 tane tıp fakültesini kaldırabilecek hasta kapasitesi ve çeşitliliğine sahip mi? 3 tıp fakültesinde eğitim verecek kadar akademisyen nasıl bulunacaktır? Yoksa haftada bir veya iki gün Türkiye’den gelecek part time hocalarla mı eğitim verilecek? Hasta potansiyeli ve tıp eğitiminin olmazsa olmazı kadavralar nasıl temin edilecektir? En önemlisi de tıp örgütlerimize soruyorum. Buradaki tıp fakültelerinden yetişecek meslektaşlarınızın tıp bilgilerine siz güven duyacak mısınız? Bugün mevcut tıp fakültesi hastanesinin birçok bölümünde devlet hastanelerinden emekli olmuş hemşire, radyolog gibi ara elemanlarla devlet hastanesinin kardiyolog gibi doktorları çalışmaktadır. Yeni kurulacak 2 tıp fakültesi hastanesi yetişmiş ara eleman ve doktor ihtiyacını nasıl karşılayacaktır? Tıbbi cihaz yatırımları oldukça pahalı yatırımlardır. Ayni cihazlardan 3 bin kilometrekarelik bir yerde 3 tane birden olması savurganlık değil mi? Bu cihazların bakımını yapabilecek elemanlar nasıl yetiştirilecektir? Kullanılma kullanılma bu cihazlar sık sık arızalanmayacak mı? Kamuda ve özelde çalışan veya emekli olmuş tüm doktorlarımız ve örgütleri bu konuda ses vermeyecek misiniz? Hükümetçilik ettiğini sananlardan bir beklentim yoktur. Onlar temel atıp nutuk sallamaya hazırlanıyorlar. Bugün mevcut bir tıp fakültemiz ve hastanemiz varken, Rum tarafındaki özel veya kamu hastanelerinde şifa arayan insanlarımız için ne düşünüyorsunuz? Tıp fakültesi ve hastanesi kurmakla sağlıktaki sorunlarımız çözülecek mi? Birileri kendilerini tatmin edecek diye sidik yarışına girilmesine asla göz yumulmamalıdır. Ne pahasına olursa olsun mevcut üniversitelerimize tamamlayıcı değil de alternatif olacak tüm üniversite yatırım izinlerini de derhal iptâl ediniz.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.