Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Unutamamak…

A+A-

Havalar soğudu…

Dünya dondu.

Daha doğrusu dünyanın kuzeyi dondu.

Güneşin bilmem kaç derecelik açıyla baktığı yerlerde ışık, yeteri kadar ısı veremiyor.

Soğuyan bölgelere bulutlar hücum ediyor.

Sonra da kara bulutlar, şimşekler, yıldırımlar ve yağmur

Ardından buz gibi kar.

Ve onun da ardından dondurucu geceler.

-Dondum, dedi arkadaşım, “çabuk kaloriferi aç”…

Açtım.

Puf dedi kalorifer; soğuk havayı üfledi üstümüze doğru.

-Çabuk, donuyorum, dedi, yeniden.

-Çabuk diyorsun da motor ısınmadan nasıl içerisi ısınabilir ki, biraz yumul, idare et, ölmezsin ya.

O anda üstümüzde palto dahil bir sürü giysi vardı.

Ayaklarımızdaki iki çorabı ve içimizdeki fazladan çamaşırları söylemeye gerek yok.

Haberde, “eşekler dondu” yazıyordu.

Fotoğrafta 4-5 eşek birbirlerine sokulmuş öylece duruyorlardı.

Eşeklerin derileri buz tutmuştu.

Hareketsizdiler.

Sahipsiz eşekler donmamak için birbirlerine yaklaşmışlardı.

Çaresizdiler.

Sonra vücutları yavaş yavaş donmaya başlamıştı.

Gözleri kapanıyordu.

Bir müddet sonra ölüm yakındı onlara.

Daha sonra aç kalan kurtlar gelecekti.

Direnenleri de parçalayacaklardı.

Ki kötü bildiğimiz insan fark etti onları.

Fotoğraflarını çekti.

Basına bildirdi.

Belediye toplandı.

Karar aldı.

Sonra hep birlikte basın eşliği ile eşekleri ahıra taşıdılar.

Şov yapmışlardı ama neticede eşekler kurtulmuşlardı.

Rahat bir nefes aldım.

Herkes rahat bir nefes aldı.

-Gördün mü, dedim.

-Neyi dedi…

-Eşekleri.

-Eşekler?

-Donuyorlardı.

-Eee?

-E’si şu… Sen arabada ve tam kıyafetlesin. Ama onlar doğada çaresiz.

Ne gidecekleri evleri ne giyecekleri kıyafetleri var.

Kim bilir şu anda nerelere bunlar gibi kaç hayvan donuyor…

Kim bilir dünyanın her hangi bir yerinde ne dramlar yaşanıyor.

Unutuyoruz çoğu zaman gerçekleri.

O anda elimiz sobadan yanıyorsa kutuplardaki adamların da elleri yanıyor sanıyoruz.

Duyarsızız her şeye.

Ve bu duyarsızlığımız yapımızdan.

Unutmadığımızı bir an düşünün.

Geçmişte yaşadıklarımızın her anını…

Girdiğimiz sınavlarda gelen her soruyu…

Atladığımız denizin ısısını, rengini.

Ne bileyim yediklerimizi, içtiklerimizi, verdiğimiz sözlerimizi.

Hiçbir şeyi unutmamış olsaydık.

***

Bugün Kıbrıs’ta çözmek kelimesini tartışıyoruz…

Hala bir yol bulamıyoruz.

Ve başımızda Eroğlu var sanıyoruz.

Unutuyoruz her şeyi.

TC hükümetlerini, NATO’yu, Yunanistan’ı, İngiltere’yi…

Yok sanıyoruz.

Çünkü insan önünde ne varsa onu görür onu bilir.

Unutur etrafında ne varsa.

Çünkü unutmaması doğasına aykırı…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.