Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

UNUTULAN DÖNEM…

A+A-

İlkokulda okumuştuk Kıbrıs’ın yedi sefer batıp çıktığını.

Okuduğum gün dönüp oturduğum sandalyeye baktım.

Sonra masaya.

Karatahtaya ve tebeşire…

Öğretmenle göz göze geldik.

Nereye bakıyorsun, der gibiydi bakışları ama bir şey sormadı.

Sınıftan çıkınca denize…

Dönüp bir de dağlara baktım.

Her şey yerli yerindeydi.

Koskoca dağları nasıl olur da deniz yutar sonra tekrar bırakır.

İlginç gelmişti o bilgi.

İnanmamıştım.

Büyüyünce haliyle etrafa daha bilinçli bakıyor insan.

Denizden çok uzaklardaki tarla ve tepelerde deniz kabuklularının varlığını görünce, tamam dedim doğruymuş.

Ve telaş ondan sonra başladı ya biz içindeyken yeniden batarsa…

Zaman geçti, meslek hayatına atılmak derken girdiğim o karanlık tünelde tüm bildiklerimi unuttum.

Ne batan Kıbrıs’ı düşündüm, ne yitip giden Kıbrıslıların geleceklerini.

Sonra, ne yapıyorum diyerek memleketime baktım…

Kuyruğundan tutmuşlar sürükleyerek götürüyorlar hem de bilinmeze doğru.

Öyleydi bir dönem, “bilinmez dönemi”…

Şimdi biliniyor…

Başımıza nelerin geleceği belli yani.

İkiye böldükleri yetmedi şimdi resmen kesip ayıracaklar.

Araya sınır koyacaklar.

Girerken mühür basacakları pasaportları isteyecekler, belki de vize koyacaklar.

Üç aylık, altı aylık vizelerle “serbestlik” tanıyacaklar.

Ve birkaç zaman sonra herkes kimin nesi olduğunu unutacak.

Neyse.

Ufak ufak nereye varacaksak varalım…

Bütündük.

Bizimdi.

Hem bütündü hem bizimdi ama nedense Kıbrıslıtürkler bir köşeye sıkışmıştık.

Kıbrıslırumlar da köşeye sıkışan Kıbrıslıtürklerin sıkıştıkları bölgelere giremediler.

Tam olmasa da o dönem de yarım gibiydik.

Hep sıkıntı bitsin diye beklerken kestiler.

30 sene öyle beklettiler.

Fazla basınç gelmeyince dökmeye başladılar eteklerindekileri…

Önce nüfusun artırılıp ülkedekilerin varlığını sulandırdılar.

Biraz sonra sahipleri gerçek doku öyle sandılar.

Ve en vurucu bölümünü şimdi uygulamaya hız verdiler.

Bitirmek.

Ama neyi?

Biz hep bizi bitirecekler sanıyorduk.

Meğer bitirmeye çalıştıkları Kıbrıs’ın kendisi…

Toprağını, dağını, doğal kaynaklarını…

Bitirip işe yaramaz diyecekler.

Eski halini bilenlerle bilmeyenler düzgün bir zamanda çıkıp çevrelerine baksınlar.

Görecekler ki eskisi bugün yok.

Dağları ufaltmak yetmedi şimdi baraj ve su taşımak adıyla başka yerlerimizi erozyona uğratıyorlar.

Bir gün gelecek…

Deniz yutacak dağ bulmayınca bizlere neresiyle gülecek siz tahmin edin…

Sekizinci defa batar da biz de içinde olursak diye korkardım.

Çiftçiler, bizlere tarım alanı bırakmadılar diye feryat etmişler…

Alın size sekizinci defa batış.

Daha neyi bekliyoruz?

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.