1. YAZARLAR

  2. Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

  3. Unutulmuş Şekliyle Kıbrıs…
Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Unutulmuş Şekliyle Kıbrıs…

A+A-

Uzay aracı yolda giderken baktı uzakta bir ışık.

-Ne olabilir ki, dedi.

Döndü.

Baktı o yana…

Bir sağdan, bir soldan baktı.

Sonra hafif aşağıya indi, bir daha baktı.

Etrafında birkaç yıldız daha var ama bu neydi?

Çekti fotoğrafını.

Gönderdi dünyaya…

Biraz da siz düşünün, dedi…

Burası neresi?

Dünyadakiler fotoğrafı alınca önce zıpladılar.

Başarmışlardı.

Uzayın ta bilmem kaç bin kilometre derinliklerinden bir fotoğraf göndermeyi başarmıştı uyduları…

Bunu zafer ilan ettiler.

Rusya’ya karşı kazanmışlardı.

Fotoğrafı bilgisayara yüklediler.

Büyüttüler.

Bir sağından, bir solundan baktılar.

Orada birkaç yıldız daha vardı ama bu neydi?

Bilim adamları toplandılar.

Açtılar Galile zamanından kalma gökyüzü haritalarını.

Baktılar…

Bir daha baktılar…

O ışık oraya ne zaman gelmişti?

Cevabını önce bulamadılar çünkü daha önce böyle bir fotoğraf yoktu ellerinde…

Görmemişlerdi etrafında birkaç yıldız daha olan, bu nokta kadar gezeğeni…

Ya yeni taşınmıştı oraya.

Ya da eskiden beri vardı ama görememişlerdi.

Kolay mı milyarlarca yıldız arasından bir tane yabancı yıldızı teşhis etmek?

Kolay mı bu?

Barsak olsa alırsın eline bağırsağı, her santimini elle hissedersin, kanser veya polip varsa anlarsın.

Kalp olsa, atımlarını yazdırırsın.

Midedeki bir lezyonu şak diye endoskopla inceleyerek, teşhisini koyarsın…

Ama bu ne?

Ne dokunabilirsin, ne bir boru vasıtasıyla içine girebilirsin…

Ki oradan bilimle ilgisi olmayan çaycı yüksek sesle bilim adamlarına seslendi…

-Bu dünya olmasın?

Şak diye bir sessizlik hâkim oldu oraya.

Herkes bir birine baktı.

Çaycıya, “Sen işini yap, bizlere çay getir” dediler, gönderdiler onu.

Ve en tecrübelisi oradakilere, “Çaycı haklı olabilir” dedi.

Meğer yıllardır o dünyayı o açıdan kimse görmemiş.

Kimse bilmemiş o yüzden.

Ve o gündür bu gündür o fotoğrafa bakıp duruyorlar…

***

 Elinde bir fotoğrafla girdi içeri…

Bu, her tarafı denizle kaplı bir adaydı…

-Bunu uydudan şimdi aldım dedi, masa üzerine attı…

Oradaki Kıbrıslı siyasiler önce fotoğrafa, sonra birbirlerine baktılar.

-Burası neresi, dediler…

Kahveci girdi içeri…

“Bre hollolar, bu Kıbrıs değil,” dedi.

Yıllardır yarım gördükleri kendi ülkelerinin tam yani bütün haliyle fotoğrafını karşısında öylece kalakaldılar.

Bu Kıbrıs mıydı?

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.