1. YAZARLAR

  2. Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

  3. Üsler dışarı…
Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Üsler dışarı…

A+A-

Havalar soğudu, limanlara fırtına geldi ama Akdeniz inadına ısındı…

Tekneler dalgakıranların arkasındayken bile batacak gibi sallanırken…

Dalgalar kıyının içlerinde bulunan Girne Kalesini döverken…

Kargalar dağlara doğru kaçışırlarken bile zorlanırken…

İngiliz üslerinden kalkan uçaklar gecenin en karanlık noktasında doğuya yöneldiler.

Bunu ben duymadım.

Ömer Kalyoncu duymadı…

Kim bilir belki de bu adanın yasal cumhurbaşkanı duymadı.

Uçaklar gittikleri yönden iki saat sonra üslerine döndüler.

Belki yarım depo benzin tüketmeden bombalarını bırakıp geldiler.

İki İngiliz üssü var burada.

Biri aşağıda, biri yukarıda…

İkisi de kanton, ikisi de İngiliz.

İçine girdin mi İngiltere’ye girmiş sayılırsın.

Vize istemez orası.

Pasaport sormazlar.

Arabanla geç git.

İstersen dur, nefes al.

İstersen alışveriş.

Ama sakın fotoğraf çekme.

Yasak.

Yasak bölge oraları…

Kıbrıs vatandaşları bile oraya geldiklerine kendi toprakları sayılacak bu yerde yabancılar…

Şöyle hafif geriye yaslanın…

Adayı karşınıza alın.

Bir de bölge haritasını masaya yatırın.

Rüzgâr olmasa.

Fırtına kopmasa…

Dalgalar Girne Kalesini dövmese…

Dallar yerlerinden hiç sallanmasalar bile…

Sakin mi sakin bu yerde etrafımızda dolaşan onlarca gemiden…

Uçaklardan…

Attıkları bombalardan…

Yine de haberimiz olmazdı.

Kim bilecek o anda pilot hangi hedefe kilitlenmiş.

Kim bilecek bomba birazdan kimlerin canını alacak…

Böyle bir coğrafyanın ortasındayken dağlara bakıp “oh” diyoruz…

Ovaların sarılığına içerliyoruz.

“Ah bu yıl da yağmur yağmadı” diye üzülüyoruz.

Tüm bunlar yaşanırken başımızda esen tehlikenin farkında değiliz.

Keşke farkında olsaydık…

Çünkü farkında olmadan, asılı giyotin her an boynumuza inebilir.

Böyle yaşamak istemiyoruz.

Artık bir şeyler olmalı.

Ne olmalı diye sormayın…

Anlatalım…

Adam sömürgeci…

Böl ve yönet taktiği ile ölümü gösterip sıtmaya razı etti bizleri.

Ve üsleri aldı, sahiplendi.

 Sonra o üsleri bize sormadan, danışmadan, tehlikeleri buraya çekeceği kuşkusu yaşamadan, kullandı.

Kullanıyor…

Libya’yı vurdu mesela.

Şimdi de Suriye’yi…

Yarın, bir gün S-400’ler başımıza yağabilir mi?

Yağabilir…

Hristofyas üsler için “Sömürgeci bir leke” demişti…

Bence lekeden ziyade kangrene giden uzuvdaki bir yara…

Ve o yara organın kesilmesine kadar gidebilir.

Ne mi yapmalı?

Tam da üstüne bastınız…

Artık başta üsler olmak üzere tüm silahların gitmesine odaklanılmalı…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.