1. YAZARLAR

  2. Ahmet Tolgay

  3. Uyanmanın zamanı…
Ahmet Tolgay

Ahmet Tolgay

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Uyanmanın zamanı…

A+A-

Tüketim toplumu, aynı zamanda üretim toplumudur. Üretmeden tüketmek ekonomi kurallarına aykırıdır. Ekmek elden su gölden şansını yakalayanların tüketim moduna girmeleri de çok kısa süreli bir rüyadır. Üretmeyen tüketici, bu rüyadan duvara çarparak uyanır. Almanya Başbakanı Angela Merkel’in bir süre önce Yunanistan için söyledikleri çok anlamlıdır. AB’ye girmenin avantajlarını ve kaynaklarını kullanarak hiç üretmeden bir süre lüks içinde yaşayan Yunanlılar, küresel ekonomik kriz üzerine beslenme kaynakları kesilince fena halde duvara çarptılar... Siestadan silkinerek ve kan – ter içinde uyandılar.
  
İşte Angela Merkel’in söyledikleri, bu aşamada Yunanistan’a yardım için çırpınanlaraydı. Aslen Doğu Almanyalı olan ve birleşmeden önce sert bir disiplin içinde yetişen Merkel, soğuk ve tok bir sesle “Benim halkım çalışırken onlar uyuyor” dedi.
 
Yani açıkça vurgulamak istedi ki, çalışanların alın teri gündüz siesta yapıp geceleri tavernalarda eğlenenlere akıtılamaz!.. İflasın içinden çıkmak adına Yunanlıların çalışmaktan ve üretmekten başka bir şansları yoktur. Değil adalarını, Atina’yi bile satışa çıkarsalar bu gidişle düzlüğü yakalayamazlar. Artık uyanmalarının zamanıdır. 

*      *      *

Verdiğim bu güncel örnekten sonra şuna gelmek istiyorum:
  
Hayatta mutlu olabilmek için eldekilerle yetinmek ve eldekileri sistemli bir çalışmayla geliştirmek gerekir. Savurganlık ve tembellik hiç kimseye bir şey kazandırmaz. Eline geçen şanslarla bir süre kazanır görünenlerin de hüsranı uzakta değildir. 
  
Mina Urgan’ın ünlü bir sözü vardı mutluluğa dair: "Ben hayatta, sahip olduklarımın tadını çıkarmayı öğrendim. Sahip olamadıklarımın ve olamayacaklarımın acısına ise ayıracak zamanım yok. Hayat çok kısa."
  
Yani hayatta asıl önemli olan, daha çok şeye ihtiyaç duymak değil, var olanla yetinebilmeyi başarmak ve daha fazla refah istersek çalışmak ve üretmektir..
  
Şimdi Kıbrıs Türk halkı olarak biz de ekonomik krizlerin sarmalındayız. Nasıl çıkmak lazım bu krizden? Tüketimi sürdürerek mi?.. Peki biz neyi üretiyoruz ki, tüketelim?.. Kendimizde tüketmeye hak görebilmek için önce üretmesini bilmeliyiz.
  
Bizim durumumuz ortada: Üretmeden tüketim toplumu olduk!.. Bunu nasıl sağlayabildiğimiz de bilinmeyen bir sır değil.. Savaşı ciddi biçimde yaşadığımız 1974 sonrasının gelişmelerine ve manzaralarına bakan herkes üretim toplumu olmadan tüketim toplumu statüsüne nasıl fırladığımızı kolayca çözümler... Ben iddia ederim ki, şu yeryüzünde böyle bir evrimi başarabilmiş bir başka toplum yoktur!.. 

*     *     *
 
Üretmeden tüketim toplumu durumuna gelmenin sarhoşluğu içinde, tam bir savurganlık ve gösteriş paranoyasıyla yapılan o kadar abuk sabuk işe tanık olmaktayız ki, “Tanrı bu gidişatın sonunu hayır getirsin” duaları dudağımızdan düşmez oldu...
  
Zenginlik aslında çok şeye sahip olmak değil, az şeye ihtiyaç duymaktır. Bu bilince varabilenler gerçek ve kalıcı mutluluğu yakalayabilirler.
  
İşte bunu inandırıcı biçimde halkımıza telkin etmemiz gereken çok sıkıntılı bir zaman diliminin içindeyiz. Yoksa üretimin yerlerde süründüğü bir ortamda piyasaya daha fazla para pompalanması gerektiğini öne sürmenin ekonomik bilimsellikle ilgisi yoktur. Üretip kazanamadığımız bu ortamda o daha fazla para nereden bulunacak? Yoksa Türkiye mi verecek?.. Hadi canım!..Türkiye artık bize ne kadar verebileceğini çok net ve radikal ifadelerle yüzümüze söylemektedir. Üretime soyunmak ve kendi alın terimizle refahımızı kazanıp geliştirmek, yapabileceğimiz en akıllıca ve en gerçekçi iştir.
  
Toplumca girişmemiz gereken üretim seferberliğinin önünde engeller varsa, işe o engelleri kaldırtarak başlamalıyız. Engeller teker teker saptanmalı ve bunlar ortadan kaldırılmalıdır. Türkiye varsın parayı kıssın ama, bu engellerin kaldırılmasında son derece cömert davransın.

Kaynak: Kıbrıs Gazetesi

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.