1. YAZARLAR

  2. Mehmet Aslan

  3. Uygarlık kazıları!
Mehmet Aslan

Mehmet Aslan

Hemo Dino
Yazarın Tüm Yazıları >

Uygarlık kazıları!

A+A-

Diyarbakır Sur ilçesi Saraykapı semtinde bulunan ve 1990’lı yıllarda JİTEM (Jandarma İstihbarat ve Terörle Mücadele Merkezi) merkezi olan, jandarma merkez komutanlığı, Diyarbakır kapalı cezaevi ve adliye binasının bulunduğu alanın tarihi yapılar alanı olması nedeniyle restorasyon çalışması başlatılan bölgede, özelikle JİTEM’im kullandığı binanın bahçesinde insanlara ait kafatasları bulunmasından dolayı, Türkiye'nin yakın tarihinde ne kadar uygar olduğunun kanıtlanması için, Diyarbakır arkeoloji müzesi ve polise haber verilir..

Polis, savcılık emriyle kazının olduğu alana geniş bir emniyet çemberi  kurup, binaya giriş ve çıkışları engeller, ne de olsa Türk Uygarlık Tarihinden yeni bir kesit sunacaklardır bize. Bunun üzerine yapılan detaylı incelemelerde, alınan son haberlere göre üst üste ve yan yana gelişi güzel gömülmüş 24 insan kafatası çıkarıldı. Bu sadece JİTEM'in kullandığı binanın bahçesinde çıkarılan kafataslarıdır. Binanın bahçesinin darlığı da hesap edilirse çok daha vahim durumların olduğu net bir şekilde anlaşılır. Çünkü, o günlerde faili meçhul, adam kaçırma, ölümler, yargısız infaz ve her tür pislikle adını Kürtler arasında çok duyuran bu kurumun işlediği tahmin edilen yaklaşık 10.000 faili meçhul vardır.

Bunların en vahşileri meşhur Sapanca-İstanbul-Adapazarın'da işlenen ve özellikle kaçırdıkları Kürt işadamları siyasetçileri ve aydın kesimin götürülüp infaz edildiği bölgedir. Bu bölgede itirafçılarla beraber işledikleri bu cinayetleri ‘devlet namına’ yapmaları ve infazların mağdurlarının ‘Kürt’olması hem bu hayvanların elini güçlendirdi hem devlet içinde devlet olup, ’astıgım astık, kestiğim kestik’ bir güç ve özerkliği kavuşturmuştur. Bunun yanında tesadüfen de olsa Diyarbakır'da bulunan kafatasları, Türkiye Cumhuriyeti için büyük bir fırsattır. Türkiye bu fırsatı iyi değerlendirip devlet içindeki terörden(JİTEM, ERGENEKON vb) kurtulabilir hem de uzun zamandır yüzleşemediği vahşi tarihiyle yüzleşir, bunlarla hesaplaşır daha demokratik daha seffaf bir devlet olma fırsatını kazanabilir..

Ama gelişmeler ne yazık ki bunun tam tersini gösteriyor. Tesadüfen bulunan kafataslarının üstüne gitmesini beklediğimiz devlet, üstüne gidiyor ama sadece kaç kafatası olduğunu tespit etmek ve kim olduklarını saptamak için… Onun haricinde yakın tarihimizde bu vahşeti yapan vahşileri bulmak gibi bir derdinin olmadığını, kayıp yakınlarının o zamanki JİTEM görevlileri belli soruşturma açılsın talebinin karşılıksız kalmasından gösterdi bize..

Bu konuyla ilgili ADAM AKILLI bir araştırma yapılmayacaksa ve sadece kazılarda çıkan cesetlerin ‘kime ait’ amacı güdelecekse, bu kazıların amacıyla  ve devlete olan güvenle ilgili (zaten pek bir güven kalmadı nitekim ULUDERE ve HRANT DİNK davalarından çıkan sonuçlardan belli) ciddi soruları beraberinde getirecektir. Devlet geleneksel devlet olma amacından bir gram bile sapmadığını ve katledilen 10.000 faili meçhulun hesabını vermeyeceğini  ve KÜRTLERİN-DEVLETLE hesaplaşmasında demokratik yol ve yargıdan bir fayda gelmeyeceğini ve duyarlı tarafların, "silahlar sussun, diyalog başlasın" çagrılarının kendi nezdinde bir kıymeti harbiyesini olmadığını tekrardan gösterecek gibi görünüyor. Umarım beni yanıltır ve yakın tarihindeki tüm pisleri ortaya koyar ve bu ülkeyi lafta değil, özlü daha demokratik daha şaffaf ve ‘herkesin’ devleti yaparlar..

Daha dün işlenen Uludere katliamı ve Hrant Dink davasındaki duyarsız ve vurdumduymaz tavrından dolayı bu olayla ilişkin devletin farklı bir refleks vereceğini hiç düşünmüyorum. Devlet, söz konusu Kürtler, Ermeniler, Rumlar ve 'ötekiler' olunca "geleneksel devlet" tavrıyla ilgili en ufak bir değişime taviz vermiyor, vermeyecektir ve her soruşturma ve ‘formalite’ yaklaşımlar olmaktan öteye gideceğini zannetmiyorum. Belki Diyarbakırda'ki JİTEM binasının bahçesinden çıkarılan kafataslarını tespit edecektir, belki bundan yola cıkıp bu ülkedeki tüm faili meçhulları bulacaktır ama bu vahşetlerin sadece kurbanları ortaya çıkaracaktır (oda bak devlet demokratikleşti kayıplarınız bulundu olsun diye) ama asıl yapması gerekeni yine yapmayacaktır. Türkiye Cumhuriyeti, Hrant Dink davasında her şey ortadayken bir kişiye ceza vermekten öteye gitmediyse bu olaylada ilgili en fazla 3-5 ‘işi bitmişi’ mahkum edip bu olaydan da elini ayağını çekecektir..

Bu olayın adam gibi ortaya çıkarılması için bizlerin (Kürtler, Ermeniler, Rumlar, kısacası tüm ‘ötekiler’, demokratlar, vicdan sahibi kişiler omuz omuza durup bu kühnemiş kurum ve kurumlara karşı güç birliği yapması lazım zira devletten gelirse yine ölüm, yine inkar, yine adaletsizler gelir..

Bu olayın basit bir olay olmadığı belliyken devletin buna ‘UYGARLIK KAZILARI’ymış gibi yaklaşması şaşırtmayacaktır bizi. Biz bu JİTEM'in terör yuvası olduğunu, bu vurdumduymaz faşistlerin gözüne sokacağız…
 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
3 Yorum