1. YAZARLAR

  2. Eşref Çetinel

  3. Uzayan müzakereler - STÖ'leri ve merak bu ya!
Eşref Çetinel

Eşref Çetinel

Halkın Sesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Uzayan müzakereler - STÖ'leri ve merak bu ya!

A+A-

“Devre devre ara verilse de “müzakereler devam eder” dediydik.  Bu bir kader midir?  Evet!   Rum’la Kuzey Güney gerçeklerinde uzlaşıya varmadan  ne onlara huzur vardır ne bize. 

Tutun ki  yılanla çobanın hikâyesi.  “Bende evlat sende kuyruk acısı varken  bu dava bitmez!”   Ha,  “biter”  demek akla mantığa en uygun olanıdır.  Ki dünyada hangi siyasi sorun ilanihaye sürüp gitmiştir ki? 

Nitekim her ne hikmetse  biri  “şahin”  diğeri  “güvercin”  olarak nitelendirilen  Eroğlu ile Hristofyas görüşmelere başladıklarında  “neden olmasın”  dedikti.  Lider Denktaş’ın sonrasında Talat’ın başaramadığını neden Eroğlu başaramasındı hükmüne vardıktı?   Çünkü  yıllar geçmiş. Artık  ne Güney ne de Kuzey  eski  konumlarında değiller. 

Aksine Güney Rum’u AB  üye olmuş,  Kuzey        yavaştan yavaştan  kapılarını dünyaya açmaya başlamış.    En basitinden defakto tutumunda değişiklik olmasa da   İslam Örgütünde KKTC olarak  temsiliyet hakkı bulmuş. 

Ambargolara karşın AB’nin parasal yardımlarını almış,  Türkiye’nin altyapı yatırımları ile   fiziki değişimlerde  kendini yenilemiş,  çözümsüzlüğü nedeniyle esamesi okunmaması gereken  ekonomisine karşın  kara para aklamasından rekabet edebilirliğine  kadar ülkeler arası değerlendirmelerin istatistiklerinde  yer almış…

FAKAT:  38 yıl çözümsüzlüğü sürdürüp götürmek  çok uzun bir süre.  Kaldı ki  bu adadaki kaderimizde ille de Rum’la bir uzlaşıya varmak zorundayız derken tahtaravallinin bir ucundaki  o Rum,  öteki ucundaki Türk’e karşı hep ağır basmakta.  Bu dengesizlik de hem çözüm yolunda Rum’a güç vermekte hem de çözümü tıkamakta.  O halde ne yapılmalıdır?

YİNE BAŞA DÖNDÜK: Rum’un istediğini verip karşılığında çözümü mü alalım?                                          

-  Nasıl olursa olsun yeter ki çözüm olsun siyasetini mi tercih edelim  yoksa Kuzey’deki Türk halkının hakkını hukukunu koruyan çözümü mü?            

-   “Nasıl olursa olsun” olamayacaksa,  şu halde ikinci seçenek olan   Türk’ün hakkını hukukunu kim nasıl eğer Hristofyas’lı Rum “kabul etmezse”  bu kez zorla alıp  çözüm yapacak? 

- Nitekim müzakereleri tıkayan    bu  “al-ver” pazarlığı iken kim ne alıp kim ne verecek?                      

…Son günlerin “moda” kelimesiyle bu “paradigmaya” noktayı koyuyoruz çünkü Barış harekâtından bu yana 38 yıl geçti denmesine karşın gerçekte 1958’lerden beridir süregelen Kıbrıs sorunu tam bir baş belası olmuştur!          

Nitekim hep söyleriz:

21. Yüzyıla girdik,  dünya tepeden tırnağa değişti,  Kıbrıs sorunu bir,  İsrail Filistin sorunu iki ne değiştiler  ne  değişeceklerine yönelik umutlar verdiler!    Dolayısıyle bir kez daha noktayı koyuyoruz.

*****                                                  

EVET STÖ’LERİ OLMALIDIR.  FAKAT 

Geçtiğimiz günlerde Vakıflar Mevzuatı ve Vakıf Mallarının Değerlendirilmeleri”  başlıklı bir panelde STÖ’leri adına konuşan Başkanları  “Sivil Toplum Örgütlerinin memleketin zenginlikleri olduklarını”  söylediydi…   Bunu söylemek gereğini de STÖ’nin çokluklarından dolayı enflasyon yaşadıkları iddiasıydı!”

Tabi ki doğrudur.  Ne kadar çok seslilik varsa o kadar demokrasi vardır. Müsademe’i efkârdan barikat’ı hakikat doğar…” 

ANCAK:  Dikkat!  Çünkü STÖ’ü olmak başkadır,  böyle STÖ’ü olmak başkadır. Mesela:                             

- Siyasi partilerin örgütlü  kuyrukçuları olmak başkadır!                                                                       

- Para ile satın alınıp belirli hedeflere yönlendirilmek için kullanılmaları başkadır!                

- Siyasi çıkar hesaplarında faaliyet göstermeleri başkadır!                                                                     

- Fantastik gösteriler için faaliyette bulunmaları başkadır!                                                                           

- Mesleki çıkarlarını halkı kazıklamak amacında örgütsel güç haline getirmeleri başkadır!  

KALDI Kİ:  Memlekette iki bini aşkın STÖ’ü varmış:  Bakın bakalım memleketin haline?  Memleket sayelerinde mi bu kadar pis ve kirlidir?  Sayelerinde mi bu çarpık yapılaşma olmuştur?  Sayelerinde mi trafik Kazaları beterince azmaktadır?  Sayelerinde mi Orman alanları yetersizdir?  Pahalılık,  kazıklama,  zanaatkârların örgütsel tekelcilikleri, yolların bellerin pejmürdeliği,  hayvanlara çektirilen eza cefa  sayelerinde mi olmaktadırlar? 

Diyor ki  “sümme haşa.  Sorunları çözmek için oluşmuş STÖ’leri hem de iki bini aşkınlığı ile nasıl olur  da  gönüllerinin aşkını koydukları memlekete  hizmet verirlerken,  amaçlarına ihanet ederler?”  Bilemiyoruz!

Çünkü yerlere göklere sığmayan,  neredeyse “ayrelli toplayanlarla gafgarıt dikenlerini temizleyenler birlikleri” ile derneklerinin de kurulacağı bu memlekette    bu kadar çok STÖ’lerine karşın,  neden memleket hâlâ  böyledir sorusuna yıllardır cevap veremiyoruz!  

**********

MAĞUSA’DA  MERAK ETTİKLERİMİZ.

- Mağusa’daki kanalizasyon çalışmaları bittikten sonra ne olacak?  Kanalizasyon şebekesi doğru dürüst çalışacak mı yoksa milleti pisliği ile boğacak mı?

- Patlak ve çukur yollarına asvalt dökülerek yeni yollar mı yapılacak yoksa vaziyetler yamalamalarla mı idare edilecek ?

- Hafta sonlarında eğlence yerlerinde  sabahlara kadar devam eden müzik ve şarkı niyetine yutturulan  bağırmalar çağırmalar tüm çevredeki evlerin insanlarını  uykusuz bırakır,  sinir hiddetten krizlere sokarken;  merak ediyoruz, bu rezalete hangi yetkili ve sorumlu makam  son verecek?

- Mağusa’nın en güzel meydanlarından birisi olan Fıskiyeli çemberdeki Fazıl Osman Polat Paşa Camii önündeki satılık arabalar furyası,  ne zaman kaldırılacak ki meydan o kirli görüntüden kurtuluversin?

- Ve merak  ediyoruz.  Derme çatma köpek kulübeleri arsalardan parklardan  ne zaman kaldırılacak?  

- Liman önündeki adacık asker ailelerinden sonra Mağusa halkına ne zaman açılacak?

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.