1. YAZARLAR

  2. Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

  3. Üzülüyorum yaşananlara...
Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Üzülüyorum yaşananlara...

A+A-

Ne olacak canım alt tarafı üç bakanın koltuğunu aldım altlarında başkalarına verdim.
Oldu onlar bakan, bunlar da giden koltuklarına bakan, hiç fark yok.
İki taraf da nasılsa bakandırlar.
Tek farkları var  o da şu,biri koltuktan oturarak bakar, diğeri ayakta durarak koltuğa bakar…
Hepsi bu.
Öyle dedi  kabile başkanı.
Ve işi, “Bırakın didişmeyi da halk bizden hizmet bekler yürüyün halka hizmete” diyerek yumuşattı.

***
Bazen dikkatimi çeker bazen es geçerim ama şu Lefkoşa’nın güneyi ile “güneyde” sözlerini kaldıramıyorum.
Öyle bir hava yaratmaya çalışıyorlar ki sanki Kıbrıs’ta 1974 öncesinde tüm Kıbrıslıtürkler kuzeyde, tüm Kıbrıslırumlar da güneyde yaşıyorlarmış gibi.

Oysa ki Baf’ta Leymosun ve Larnaka’da 60-70 bin kadar Kıbrıslıtürk yaşardı savaş öncesi.
Güney Lefkoşa yoktu mesela ama yeşil-hat vardı.
Baf’ta da durum aynıydı.
Bir sokak ayırırdı Türklerin yoğun yaşadıkları gettoyu Rumların yoğun yaşadıkları bölgeden.
Alışveriş merkezimiz (bandabuliya) tekti, çarşı dediğimiz bölgede herkes eşit şekilde dolaşır, limanda, lokantalarda birlikte yemek yer, içerlerdi.
Öyle veya böyle 1963-74 yılları arasında halkın ayrı yaşamak zorunda bırakılmaları halkı beklentiye soktu.

O da durumun düzelip herkesin evlerine dönmeleri ve eskisi gibi birlikte yaşamalarıydı.
Birlikte ticaret yapmaları,birlikte geziye çıkmaları ve birlikte meyhanelerde içmeleriydi hayalleri.
Ne bileyim sokaktan geçen bir Rum kızına laf atmak ve belki de onunla bir kilisede tanışıp ileride evlenmek olabilirdi eskisi gibi.

Şimdiyse spiker sabahın ilk saatlerinde daha karşıma geçip güney Lefkoşa’dan bahsediyor.
Sanki hep öyleymiş gibi, oldu bittiye getirip böldükleri memleket için şimdi çoğu TC’li spikerler ağızlarından güney komşumuz sözlerini harcıyorlar.
Bunu kaldıramıyorum işte.
Benim gibi çoğu Kıbrıslı da ülkelerinin parçalanıp yabancıların volta alanına dönmelerini kaldıramıyorlar.

Ancak onların da işi zor çünkü sindirildiler.
Kolay değil bu kadar yıl konuşamamak.
Nitekim Politis Gazetesi yazdı: 40 yıldır sürdürülen ancak bir türlü sonuca ulaşılamayan görüşmelerden sonra BM'nin gündeminde Taksim de var.
Oynanan oyunların nereye vardırılmak istendiğini bu haber şak diye vuruyorken yüzlere…
Mecliste bugün koltuk kavgası yaşanmakta ve herkesin dikkatleri o yöne kaydırılmakta.
Halbuki Kıbrıslıların bu tür oyunlara karşı” bize ne”  demeleri ve gerçeklere yönelmeleri gerekir.
Çünkü Kıbrıs bölünmeyecek kadar küçük Kıbrıslılar için de yeterince büyük.
Sahip çıkılmalı.

Koltuk “kavgasının” bütün hızıyla devam ettiği Kıbrıs için Davutoğlu AB-NATO toplantısında konuştu,”Kıbrıs sorunu çözülmeden Güney'in NATO üyeliği mümkün değil”.
Yani biz Kıbrıslılara sormadan birileri Kıbrıs’ı NATO’ya mı dahil etmek istedi de Davutoğlu çözüm olmadan asla diyerek engel çıkarttı?
Görüyorsunuz değil mi koltuk kavgası yapanların ülkesi için başkaları bir yerlerde bir şeyler için pazarlık yapmakta.
Biz ise tüm dikkatimizi koltuğa çevirmiş öylece bakıyoruz.
Yazık.           
 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.