1. YAZARLAR

  2. Levent Özadam

  3. Vah İskelem vah!
Levent Özadam

Levent Özadam

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Vah İskelem vah!

A+A-

Dün sabah İskele milletvekili Ejder Aslanbaba AS TV’de benim programdaydı.

Severim kendisini çünkü içi neyse dışı da odur

O da herkes gibi hükümetten dertli mi dertli!

Öyle büyük projeleri var ki, hayal bile olsa güzel

Örneğin dış Türkler projesi. Onlarla sürekli irtibatta olup, yatırımların adaya çekmek.

Askerlik sorunu olanların sorununu çözmek.

Başka projeleri de var Aslanbaba’nın;

Örneğin 1.5 milyarlık Çin’e narenciye ihracatı yapmak.

Gitmiş oralara kadar araştırmış ve bağlantılar kurmuş.

Müşteri ayarlamış. Adamlar 5 senelik teminat vermemiz halinde bütün ürünümüzü alacaklarmış.

Aslanbaba bunu kendi bakanlarına anlatmak için kapı kapı gezmiş ama anlayan kim?


İskele vekillerinden son dönemde en fazla sivrilen isim Nazım Çavuşoğlu

Önce Tarım Bakanı, sonra Eğitim Bakanı, şimdi de İçişleri Bakanı.

Belki de yarın genel başkan ve başbakan!

Sonra Ahmet Zengin;

Adı gibi kendinin gönlü de zengin!

Meclis’te biraz fazla silik ama bölgenin ileri gelen isimlerinden.

Ya Ali Rıza Usluer?

Severim kendisini... En ufak mesajımıza bile küser ama uzun sürmez küskünlüğü

Bizi bir yerlerde gördü mü iner yelkenleri.

Anadolu’nun bağrı yanık insanı!

Mustafa Gökmen’i yıllardır tanırız.

O da bölgenin güçlü isimlerinden. Bir ses varsa en az 5 bin kişiyi dizer arkasına.

Ama öbürlerine benzemez, sakinliği sever, ev adamıdır, gönül insanıdır.

Eski tarım bakanımız Sennaroğlu

Bakanlık gitti, ne sesi duyulur ne sedası!

Hayvancıklarıyla uğraşır durur, biri bastı mı nasırına, bir diş gösterir, sonra siner işinin gücünün peşine düşer

Merhametli kaymakamımızı unuttuk sanmayın sakın!

O şimdi okey oynar, hele bir bitsin ona da sözümüz var


Vah İskelem, vah İskelelim

Meclis’te anlı şanlı biri bakan 6 vekilin var ama, ulaşmaz oldu son 10 gündür postalar evine

Şaka gibi değil mi?

Bundan tam 10 gün önce yazdık, İskele’de postalar dağıtılmayacak diye!

Tabi sakalımız yok ki dinlensin


Şimdi sözümüz Ersan Saner’e;

Bir ilçesinin posta dağıtım sorununu çözemeyen bir bakan nasıl olur da havada uçak uçarır?

Ya yılların deneyimli başkanı, halk adamı Halil Orun?

Hiç mi gelmez aklına bölge insanının posta sorununu nasıl çözecek diye?


Sevgili okurlar posta hizmetleri artık bazılarımız için nostalji olabilir ama, çoğu iş de posta ile oluyor ülkemizde

Yukarıdaki satırları iş ola yazmadık. Öyle bir şikayet yağmuru var ki bu konuda bölge insanından, biz bile şaşıp kaldık.

Örneğin bir üniversite öğrencisi Ankara’dan bir okuldan sonuç beklerken gözleri yollarda postacı aramış ama ‘bak postacı gelememiş”

Gidip postaya 10 gündür zarfı orada görünce çılgına dönmüş ve Allah vere son gün de olsa atlayıp uçağa gitmiş Ankara’ya

Bir  işadamı ihale için teklif vermiş, o da postacının yolunu gözler olmuş.

İhale çoktan sonuçlanmış ama o bihaber!

Bir diğeri avukattan yazı beklermiş, beklemiş ama bekleyen  derviş gebermiş!

Bir başkasına polisten yazı gitmiş, postacı olmayınca mahkemelik olmuş!

Haciz kağıdı gönderilip, ama eline ulaşmayan da var


İskele postasında topu topuna iki kişi çalışır.

Biri izne gitti ve biz uyardık ama bakan dinlemeyince şimdi çalışan sayısı teke düştü.

O da pul mu satacak, posta mı dağıtacak?

Zaten yola çıksa bölgeyi bilmediğinden sabahtan akşama gezse 20 tane evi bulamaz!

Sözümüz projelerin üstadı Ejder ile, anlı şanlı bakan ve diğer vekillere;

Tabi ki halkın bağrından çıkan başkan Orun’a

Bölgede eğer tam 10 gündür posta dağıtımı yapılamıyorsa, hiç mi bundan haberiniz olmaz?

Ve tabi ki bölge halkına;

Seçtikleriniz ve bağrına bastıklarınız size bu kadar duyarsızsa, biraz da hak etmiyor musunuz acaba?

Bir düşünün hele

levent.20110915233833.jpg

MESAJ KUTUSU

Sayın Ahmet BENLİ, Cemal Gürsel Dayı adlı belediye çalışanınız ne iş yapar Allah için? İşe hiç uğramamasına şaşmayız ama altındaki sıfır kilometre aracın belediye aracı olması feci şekilde göze batıyor. Araç bolluğunuz varsa, bir tane de bize gönderin. Deposu da dolu olsun!

Sayın Işılay ARKAN, sanırız bazı yönetim kurulu üyeleriniz hakkında görüşmemiz gerekecek. Vakıf arazilerinin kimlere kiralanıp kimlere satıldığını ve bundan kimlerin kazanç sağladığı konularında ciddi ihbarlar alıyoruz. Zikredilen rakamlar da baş döndürücü

Sayın Mahmut ÖZÇINAR, KKTC’deki ameliyatın başarılı geçtiğini biz de gazete ilanlarından okumuştuk. Ancak aniden ikinci ameliyat için Türkiye’ye gittiğinizi öğrendik. Büyük geçmiş olsun. Allah şifalar versin

Sayın Okan DİLİK, dünkü mesajdan sonra herkes aradı bir sizden ses çıkmadı. Pedagoji eğitimi almayan Filiz hanım nasıl olacak da sizin kurumda çocukları eğitecek? Yoksa pedagoji diye bir şey duymadınız mı? Yasalara dikkat!

Sayın Ünal ÜSTEL, turizmciler diyor ki, turizm bakanları bizim ülkede ancak 8 ay kalabiliyormuş, sizin sürenizin dolmasına da iki ay kalmış. Aralarında bahse girenler bile var. Ne günlere kaldık değil mi? Bakalım uğursuzluğu aşabilecek misiniz?

Sayın Şahap AŞIKOĞLU, bizim mesajlar epey işe yaramış ve yüzlerde bayan sizden yemek tarifi istemeye başlamış. Kek tarifi isteyenleri siz bana gönderin, üzümlü ve havuçlu kek üstüne yoktur. 5 çayında da iyi gider değil mi?

Sayın Hüseyin BARBET, bazı muhtarların için için kaynadığı ve eylem yapmak için örgütlendikleri gözlemleniyor. Yoksa artık kontrol elinizden gidiyor mu? İpleri bir elinizden kaçırırsanız gerisi iplik söküğü gibi gelir ona göre

Sayın Mehmet Salih GÜRKAN, grev tehdidi üzerine önlem almaya çalıştığınız ama kara kara da düşündüğünüzü öğrendik. En iyi çözüm bütün birikmiş izinlerinizi kullanmak ve ülkeden bir süre uzak kalmak. Nasıl fikir ama?

Sayın Tahir GÖKÇEBEL, yeni eğitim yılına grev ve eylemlerle başlayacağınızı duyduk. Peki özel dershanelerde çalışan kamu öğretmenleri için de bir önlem almayı düşünüyor musunuz? Yoksa aynı tas aynı hamam ve aynı tellak devam mı?

Sayın Enver ÖZTÜRK, sanayi arsaları konusunu gündeme getirince birden kulaklarınızı dikmişsiniz. Yoksa bu konuda söyleyip de söyleyemediğiniz bir şeyler mi var? Siz yeter ki konuşun yazması ve yorumlaması bizden.

Sayın Özkan YORGANCIOĞLU, genelde sert muhalefet yapamadığınızdan yana şikayet ediliyorsunuz. Bence sizin sertlik sorununuz yok, fazla centilmenlik ve kibarlık sorununuz varVermeyince mamut neylesin Mahmut ama değil mi?

Sayın Hasan KARLITAŞ, dört gözle Fransa’dan gelecek turistleri bekliyormuşsunuz. Dil konusunda biraz sorunlarınız olabilir ama tarzanca dünyanın her yerinde geçerlidir. Siz onların gönlünü almayı bir şekilde bilirsiniz artık.

Sayın Reha ARAR, Çin’de maden bulduğunuz ve arama çalışmaları için yola çıkmak üzere olduğunuz söyleniyor. Onları daha net görebilmek için yanınızda büyüteç götürmenizde yarar görüyoruz.

Sayın Ali ÇIRALI, fonlar konusunda basının taraf tuttuğundan şikayetçi oluyormuşsunuz. Demek ki sizin onlarla bir iletişim sorununuz var. Bu konularda biraz takviye almanız fena olmayacak gibi görülüyor.

Sayın Yusuf NAMSOY, turizmcilerin babası Aziz kent sizi manevi  oğlu olarak ila etmiş. Bir sorun bakalım bu manevilik miras dağıtımında da geçerli mi? Eğer olursa ben de kimlik kartımı hemen göndereceğim. En azından şansımızı deneriz.

Sayın Erhan BAŞAY, son günlerde kolbastı oyununa karşı bir ilginiz olduğu görülüyormuş. Kilo vermek için iyi bir yöntem ama ileri yaşta bu oyun tehlikeli olabilir. Yeşim hanımla birlikte vals dersleri almaya ne dersiniz?

Sayın Şenay BELET, güzel söz ve temennilerinizden dolayı teşekkür ederiz. Biz genelde siyasiler tarafından eleştirildiğimiz için okyanusta vaha gibi geldi. Sizin güveninize layık olmaya çalışacağız.

Sayın Çise KURTOĞLU, aile ve yakın dostlarınız evde kaldığınız için endişe duymaya başlamışlar. Hadi artık elinizi çabuk tutun, neredeyse tohuma kaçacaksınız. İş gezilerinden gözünüz hiçbir şeyi görmüyor

Sayın Ayşe DÖNMEZER, geçtiğimiz günlerde Karpaz’da ki bir restoranda kredi kartınız hatlardan dolayı çekmeyince epey zor anlar yaşamışsınız. Ülkemiz hızla kalkınıyor ve ekonomide Rumları bile geride bıraktık değil mi?

 

Günün Fıkrası : Postacı 

Bir gün bir baba oğlunu dua ederken duyar.

"Allah’ım sen annemi, babamı, ablamı, ninemi ve beni koru" diye.

Adam çocuğun dedesini unuttuğunu düşünür ama çocuğa bunu söylemez. Ertesi gün dedeyi araba ezer ve dede ölür.

Bir kaç gün sonra baba yine duyar "Allah’ım sen annemi, babamı, ablamı ve beni koru" diye. Bu sefer nineyi unutur ve ertesi gün nine merdivenlerden düşer boynu kırılarak ölür.

Bir kaç gün sonra çocuk yine dua eder "Allahım sen annemi, ablamı ve beni koru" diye.

Baba kendisinin unutulduğunu fark eder ve ertesi gün başına bir şey gelmemesi için her adımını çok dikkatli atar.

Akşam eve gelince karısına sorar "Hanım bugün ben işteyken neler oldu?" diye. Karısı

"Bizde bir şey olmadı ama postacı öldü!" 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.