1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. Vaiz: "CTP geçmişte yaşananlardan ders almadı"
Vaiz: "CTP geçmişte yaşananlardan ders almadı"

Vaiz: "CTP geçmişte yaşananlardan ders almadı"

CTP’nin geçmişte yaşananlardan ders çıkarıp yeni kuşaklarına öğretemediğine dikkat çeken Vaiz şunları söyledi:

A+A-

Özge Kizir

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) eski Sağlık Bakanı ve Başbakan Müsteşarı Eşref Vaiz, CTP’nin geçmişte yaşadığı tecrübeleri inkâr eden bir genç kuşağın olduğunu vurguladı. Yaşanan ve aşılan sıkıntılardan ders alınması gerektiğini belirten Vaiz, şimdiki kuşağın megalomanilerinin hadsafhada olduğunu ifade etti. 

CTP eski Milletvekili Mehmet Civa ise CTP’nin, su meselesinde geçmişten gelen başka sorunlar nedeniyle biraz hareketli olduğuna vurgu yaptı. CTP’nin yazılı olmayan ama bu partide uzun yıllar yöneticilik yapan insanların beyninde kalbinde yazılı olan bir takım kurallar olduğunu belirten Civa, “Bazı arkadaşlar o kuralların dışına çıkıyor” şeklinde konuştu.

Konuşmasında Maliye Bakanı Birikim Özgür’e de arka çıkan Cıva, “Birikim Özgür iyi bir siyasetçi oldu ve şimdi birçok insana çok ters gelen düşünce ve görüşleri uzak öngörüsüyle açıklıyor. Bunu bugün anlamayanlar ileride Birikim Özgür’ü çok haklı çıkacağını görecekler” dedi.

Türkiye’den gelen suyla birlikte, Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) içindeki farklı görüşlerin ortaya çıkması parti disiplinini bilenleri şaşırttı. Konuyla ilgili olarak Haberal Kıbrıslı Gazetesi’ne konuşan Sağlık eski Bakanı Eşref Vaiz, “CTP’de geçmişte yaşanan tecrübeyi inkâr eden veya bilmeyen bir genç kuşak vardır. Megalomanileri hat safhadadır. Tecrübe geçmişte yaşanan bir birikimdir, onu reddediyorlar. Geçmişte partide ne gibi sorunlar yaşandı, nasıl aşıldı ve bunlardan ders çıkaralım gibi bir süreç maalesef yaşanmadı. Yöneticiler bunu yaşatmadı. Bu kopukluklar bugüne kadar geldi” dedi. 

“CTP, KKTC kurulduğu dönemde de sıkıntılar yaşadı”

CTP’nin geçmişte yaşananlardan ders çıkarıp yeni kuşaklarına öğretemediğine dikkat çeken Vaiz şunları söyledi:  “1983-1984’te KKTC ilan edilirken CTP’nin yaşadığı sıkıntılar vardır. Kıbrıs Türk  Federe  Devleti ayrı ve bağımsız devlet olarak varken, sonradan ismi KKTC oldu. Kıbrıs Türk Federe devleti varken, Kuzey Kıbrıs Türk yönetimi  bir isim değişikliği yaptı.  CTP o dönemde bu kararı doğru bulmadı, sıkıntılar yaşadı, parti içi çok büyük tartışmalar sonucu Günün sonunda CTP o tartışmada KKTC’ye evet dedi. Evet deyip yeni oluşan rejimde ve parlamento içerisinde yer aldı ve bugüne kadar siyaset yaptı.”

“CTP politikada çok kritik süreçlerle hep zor kararlar aldı”

CTP’nin geçmişte çok büyük dersler çıkardığını belirten Vaiz şöyle dedi:  “CTP, 1994’ten 1996’ya kadar DP ile bir koalisyon hükümetinde küçük ortak olarak görev aldı. O dönem bir takım sorunlar yaşadı. Gerek koalisyon ortağıyla gerekse Türkiye hükümetleriyle sorun yaşadı. Oradan çok büyük dersler çıkardı. 1996’da Türkiye’de Refah -Yol hükümeti vardı. Kıbrıs işlerinden sorumlu devlet bakanı ise Abdullah Gül’dü. O dönemde de Türkiye hükümeti Kıbrıs’ta CTP’ye karşı bir takım tavırlar ortaya koydu ve CTP’yi hükümet dışı baraktılar.CTP bu süreçten de dersler çıkardı. Ondan sonra 10 yıl arayla CTP politikada çok kritik, politik sorunlarla  karşı karşıya kaldı. 1994’ten sonra 2004’te yine hükümet olma imkanı yakaladı. Üstelik bu sefer büyük ortak olarak Koalisyon hükümetinde görev aldı.

“CTP, 2009’da neden erken seçime gidildiği konusunda halka açıklama yapmadı”

1994’le 2009 arasında Annan Planı ve Kıbrıs meselesini, askerlerle ve Türkiyeile sorun yaşadı. Buna rağmen birçok içraat yaptı, halkın gelir seviyesini, alım gücünü yükseltti. Kişibaşına düşen milli geliri 4000 dolardan, 14 bin çıkartıldı. Asgari üçret Kıbrıs Türk toplumunun tarihinde ilk kez yedi kez artırıldı. Tüm bunlara rağmen 2009’da Sn.Ferdi Sabit Soyer’in başbakanlığı dönemindehükümet ve CTP bu iş daha fazla sürdürülemez, “bundan ziyade olmaz” diyerek erken seçime kararı aldı. CTP, 2009’da neden erken seçime gidildiği konusunu halka açıklamadı. Seçimden sonra hükümet bozuldu ve Ulusal Birlik Partisi (UBP)hükümeti kuruldu. CTP, ana muhalefete geri döndü.

“Tez kurultayının sonuçları hala daha Partini tozlu raflarında duruyor”

O dönem 2010 yılında bir Tez Kurultayı yaptı. Bu 5 yıllık hükümet dönemini, 6 aylık bir süreç içerisinde çok geniş katılımlı  toplantılarla ,tespitlerle kurultaya götürdüler ve Kurultayı yaptılar. Bu Tez kurultayının sonuçları CTP’de duruyor. CTP bunu yeni kuşaklarına veya tüm kadrolarına anlatmadı. Bu tez kurultayın sonuçlarını özümsemesine yardımcı olmadı. Bu tez kurultayının sonuçları hala daha Partini tozlu raflarında duruyor. Yeni  CTP organları bu konuyu değerlendirmediler. Tez kurultayda ‘neden 2009’da erken seçime gitti, 2004-2005 yılında ülkede yaşanan sorunlar neydi, bu sorunları nasıl aşacaklardı, nerede hata yapıldı’ gibi sonuçlar vardı.” 

“Kabinede geçmişi çok iyi bilen insanlar mutlaka olmalıdır”

CTP’de yönetim değişikliği olduğunu belirten Vaiz,“Parti başkanlığına Özkan Yorgancıoğlu geldi. 3 yıl sonra tekrar bir seçim oldu. CTP 2013’te tekrar hükümete geldi. Tekrar hükümete gelen CTP ne 1984’te, 1994’te  yaşanan sorunları unuttu ne de2004-2009’da bu ülkenin realitesini bu ülkedeki siyasi rejimin yapısını analiz eden sonuçları kaale alındı. 

Tamamıyla “biz daha iyi yaparız, eskiden yönetenler yanlış yönettiler ve biz bu işi biliriz” zihniyetiyle hükümete geldiler. 2015’te ise bu sefer Mehmet Ali Talat başkanlığında Ömer Kalyoncu Başbakan oldu. Atanan kabine üyelerine bakıldığında birçoğu geçmiş tecrübeleri yaşayan ve geçmiş tecrübeler konusunda da eğitilmiş insanlar değildir. Yani en azından geçmişi çok iyi bilen yeni insanlar mutlaka olmalıydı” ifadesini kullandı. 

“Nerede reform?”

Vaiz,CTP-UBP koalisyonunun Reform hükümeti olarak adlandırılması yönündeki soruya da şu yanıtı verdi: “Hangi konularda reform? Nerede reform?  somut  olarak söyleyemem. Yasa değişiklikleri ile ilgili bazı eksik olan yasaların yapılmasıyla ilgili çalışmaları reform olarak yorumlarsak evet reform hükümetidir.Fakat bu yasama organının mı yoksa yürütme organının mı görevi? Yasal boşlukları doldurmak ve bunları da reform programı olarak sunmak mükellef olan hangisinin görevi? Yasama organının yapması gereken ödevleri, yeni yada eksik yasalar konusunda mevzuatta olmayan bir takım yeni yasal düzenlemeler bunları meclis yapıyor. Yasama organının işlerini hükümetin programın gibi öne koymak doğru mudur?” 

“CTP’yi parti meclisi yönetiyor”

Partiyi parti meclisinin yönettiğini ifade eden Vaiz, “CTP parti meclisi her zaman CTP tarihinde diğer partilerden farklı olarak güçlüdür. Partiyi, parti meclisi yönetir. Bu durum parti tarihinde de böyledir. Sol, sosyal demokrat parti olmasının gerekliliğidir. Fakat parti meclisi bu kadar öne çıkmamalıydı. Perde arkasında parti meclisi oturur kararlarını alır hükümete iletir Başbakan konuşur. Başbakanın kararlarını kamuoyu tartışır. Hükümet ve muhatapları arası bir tartışma şeklinde siyaset götürülürdü.Eğer kamuoyunda parti meclisini öne çıkarırsanız, o zaman “devleti yöneten kurum parti meclisidir” gibi demokratik olmayan bir görüntü yaratırsınız.  Doğru olmasına rağmen özünde yanlış bir görüntü yaratırsınız” şeklinde konuştu.

“Biz, parti- devlet bütünleşmesine karşı bir partiyiz”

Parti devlet bütünleşmesine karşı bir parti olduklarını belirten Vaiz, sözlerini şöyle tamamladı: “Biz parti devlet bütünleşmesine karşı bir partiyiz. Böyle bir görüntü yaratmamak lazımdı yoksa işleyiş veya tüzüksel olarak parti meclisi en yetkili karar organıdır. Parti Meclisi atadığı hükümeti yönetir ama kamuoyunun önünde değil. Bunu yaparsa Başbakanı da iki paralık eder ve Hükümetinde pozisyonunu sıkıntıya sokar.CTP Kuzey Kıbrıs’ta tam anlamıyla gelişmiş, bağımsız bir rejim ve demokrasi varmış gibi düşünür ve öyle kararlar almaya çalışır. Kritik dönemeçlerde kendisine bunun olmadığı hatırlatılır. Gerçek sorun budur.”

civa.jpg

Civa: “Bazı arkadaşlar kuralların dışına çıkıyor”

Teknolojinin gelişmesinin partiye olumsuzluk kattığını ifade eden Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Eski Milletvekili Mehmet Civa da “Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) su meselesinde geçmişten gelen başka sorunlar nedeniyle biraz hareketlidir. Bir takım arkadaşlar, CTP’nin yazılı olmayan ama herkesin bu partide uzun yıllar yöneticilik yapan veya emek veren insanların beyninde kalbinde yazılı olan bir takım kurallar vardır. Bazı arkadaşlar o kuralların dışına çıkıyor” şeklinde konuştu.

“Partinin kendinde var olan anlayışları ve uygulamaları bilenler ve bilmeyenler var”

Civa, sözlerine şöyle devam etti: “Partinin politikaları veya sorunları konusunda uyguladığımız bir anlayış vardı ki, partinin yetkili organların da ve partinin bu organlar içerisinde belirttiği yer ve zamanlarda tartışılırdı. Şimdi bu işler biraz raydan çıktı. Bunu da teknolojinin bu şekilde gelişmiş olmasına yorarım. Eski zamanda internet sorunları veya sosyal medya yoktu. Şimdi bunları genç arkadaşlar araç olarak kullanıyorlar. Partinin kendinde var olan anlayışları ve uygulamaları bilenler ve bilmeyenler var ama bu artık ihlal ediliyor ve giderek normal bir hale geliyor. Bu tartışmalarda tabi partide sorun yaratıyor. Bu konuyu da gizlememek lazım.”

“Hem partinin içinde hem partinin dışında bir sürü insan Özker Özgür’ü linç etmedikleri kaldı”

Maliye Bakanı Birikim Özgür’ün yaptığı “İstifa edip babamın durumuna düşmeyeceğim” açıklamasını değerlendiren Cıva sözlerini şöyle sürdürdü: “Özker Özgür’ü yere göğe sığdırmayanlar veya sığdıramayanların zamanında Özker Özgür’e neler yaptıklarını hep beraber gördük yaşadık. Hem partinin içinde hem partinin dışında bir sürü insanın, Özker Özgür’ü linç etmedikleri kaldı. Fakat şimdi bunu da Birikim Özgür’e saldırmak için babasının kemikleri sızlar şeklinde yapılan açıklamalar çok yanlış şeylerdir. Birikim Özgür, iyi bir siyasetçi oldu ve şimdi birçok insana çok ters gelen düşünce ve görüşleri uzak öngörüsüyle açıklıyor. Bunu bugün anlamayanlar ileride Birikim Özgür’ü çok haklı çıkacağını görecekler. CTP’ye çok katkısı oldu fakat birçok insanda bunu bilmiyor. Programda ve diğer çalışmalarda çok büyük emekleri vardır hep mutfakta oldu” dedi.

“Bugün sosyal medya veya gazete sayfalarında tartışıyorlar”

CTP’nin sosyal medya ve gazete sayfalarındaki tartışmalarda yer aldığını belirten Civa, “1983’te CTP Parti Meclisi KKTC’yi ilan edilmesine toptan karşıydı. Fakat sonda KKTC ilan edilecekti ve gece Rauf Raif Denktaş’ın sarayında bu konular konuşuldu ve tartışıldı. Parti meclisinin karar alması için geceye doğru parti meclisini toplayabildik. O zamanlar cep telefonu yoktu. Sabit telefonlarla ulaşabildiğimiz arkadaşlara ulaştık. Toplanabilen üyelerle KKTC’nin ilanına bir oy farkla ret oyu verdik. Ondan sonra yaşanan bu durum partinin aldığı bir karar oldu. Bu kararın alesta oy verenler parti örgütlerinin düzenlediği toplantılarda kararının doğruluğunu savundu. CTP böyle bir partiydi fakat bugün sosyal medya veya gazete sayfalarında tartışmakta olan bir sürü arkadaşımız vardır. Tamam, teknoloji gelişiyor diyelim iyi niyetli olalım ve partimizin içinde birbirimizi sevelim diyorum. Bu sorunları dostlukla kardeşlikle ve birbirimize saygı göstermekle aşabileceğiz” şeklinde konuştu.

“Parti meclisi, partinin hükümet ve ülke ile ilgili her türlü konuda politikalarını belirleyen ve kararlar alan organıdır”

Hükümette alınan kararlara CTP parti meclisinin müdahalesini değerlendiren Civa, sözlerine şöyle devam etti: “Hükümet bir organdır. Bu hükümette CTP yer alabilir ya da almayabilir. Fakat hiyerarşik bir yapısı ve Kurultayı vardır. Belki politikalar Kurultay kararlarıyla alınır. Parti meclisinin en yetkili parti politikalarını belirlemede Kurultay’dan sonra parti meclisidir. Parti meclisi, partinin hükümet ve ülke ile ilgili her türlü konuda politikalarını belirleyen ve kararlar alan organıdır. Parti meclisinin aldığı kararlar lafına ‘bu iş hükümetin meselesidir’ gibi bir şey olamaz. Parti meclisi, partinin politikalarını belirlemede en yetkili organdır. Dolayısıyla bir konuda parti meclisi bir karar alırsa o zaman bu belirlenen politikaya doğru hareket etmesi lazımdır.”

“CTP taviz verdiği ve saptığı an, CTP olmaktan çıkacaktır”

CTP’nin yaşadığı sorunun geçici bir sorun olduğunu belirten Civa, “Her zaman pozitif düşünmeye çalışıyorum. Bu sorun bugünün geçici bir sorunudur. Ben inanıyorum ki parti için bu konuda farklı söylemler olabilir. Ben çocukken farasan küpü denilen küplerde yıkanırdık. Daha sonra modern şartlarda duşlarda veya banyolarda yıkanıyoruz. Çocukken farasan küpünde yıkanırdık ömrü billah farasan küpünde yıkanacağız diye bir şey yoktur. Gelişen teknolojiye ve sosyal şartlara partinin kendini uyumlandırması gerekiyor. Bence bu uyumlandırma sorunlarını yaşıyoruz ve düzelecektir. Parti temel ilkelerinden bana göre hiç taviz vermemiştir ve vermeyecektir. CTP bunlardan taviz verdiği ve saptığı an, CTP olmaktan çıkacaktır. Benim gördüğüm ve bildiğim budur” dedi.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.