1. YAZARLAR

  2. Dr. Nazım Beratlı

  3. Vakıf çalışanı vakfa ait bir şeyi satabilir mi?
Dr. Nazım Beratlı

Dr. Nazım Beratlı

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Vakıf çalışanı vakfa ait bir şeyi satabilir mi?

A+A-

Vakıflar, her yerde dinsel kuruluşlardır. Bir biçimde mülk, para veya her biçimde servet edinmiş bir kişi, mülkiyet garantisi olmadığından, malını mülkünü “vakfeder”, gelirinden bir kısmını kutsal bir amaca vasiyet eder, kalanının mirasçıları arasında bölüşülmesini de “vakfiye” denilen bir ana senetle, düzenler.

“Vakfedilen” makam, bizzat Tanrı’dır…

Bu bakımdan, Osmanlı dönemi boyunca, vakfedilen malın kılına dahi dokunulamamıştır! “Allahın yeryüzündeki gölgesi” kabul edilen padişah bile, herhangi bir vakfa ya da vakfiyeye dokunmayı, aklına dahi getirmemiştir. Önce Tanrı’ya vakfedildiğinden ve sonra da vakfeden kişi öldükten sonra, ölmüş kişinin vasiyetine müdahale edilemeyeceğinden! 19.yy ortalarına kadar, vakıflar doğrudan padişahın yönetimindedirler. Halife ünvanı dolayısıyla… O tarihten sonra yönetimi, Bâb-ı Maşihate yâni Şeyhülislâmlık’a bağlı olarak çalışan Evkaf Nezaretine devredilirken, Ahkâm-ül Evkaf diye bir kurallar silsilesi içinde yönetilmesine başlanmıştır.

1878 Kıbrıs Konvansiyonu ile ada İngiltere’ye devredilirken, Müslüman Evkafı, bir Türk ve bir de İngiliz Murahhas’ın yönetimine bırakıldı. Sonuçta, İngiliz adadaki Müslüman Evkafı’nı, har vurdu, harman savurdu. Bazı yasalar yaparak, mütevellisi adada bulunmayan topraklara el koydu! Afendrika Çiftliği, Petre Çiftliği, Cira Çiftliği, Omorfo Çiftliği, ilk aklıma gelenler. Ama, İngiliz’in Evkaf’ın başına atadığı Papaz Newham bile, Evkafı yönetmek için ana argümanın, Ahkâm-ül Evkaf olduğunu teslim etmişti ve halâ da öyledir. Bugün, Evkaf Dairesi vakıfedilmiş bir zeytin ağacını, satamaz! Meclisten yetki alması gerekir! Bir tek vakıf zeytin ağacı için, yasa yapılır…

Devlete ait bir eğitim vakfının da Ahkâm-ül Evkaf’ın dışında yönetilmesi, düşünülemez! Suç olur bu… Vakfı, Ahkâm-ül Evkaf’a ve vakıf senedine uygun olarak, mütevelli veya bizzat daire yönetir! Bu heyet, vakfa ait bir kuruma yönetici atayabilir. Bu kurum üniversite ise o yöneticinin adı da REKTÖR olabilir… Ama sadece, vakıf yöneticilerinin bir memuru olur bu zat… Vakfın herhangi bir varlığını ne satma ne de kiralama yetkisine sahip değildir. Önce günahtır ve sonra da yasal bakımdan suçtur! Aslında, üniversite bahçesindeki bir ağacı satmak için bile, yasaya ihtiyaç vardır. Değil vakfa ait binalar, tesisler… Fota’daki bir harnıp ağacı yasayla satılacak da bir vakfın yarısını, memurun biri, bir imzada devir mi edecek?

O, vakıf yönetimine, yönetim evkaf dairesine, daire Vakıflar Yönetim Kurulu’na, onlar da meclise başvurur! Meclis uygun görürse, Vakıflar Yönetimi de imza yetkisini rektöre verirse, ancak o zaman imza atabilir… Yoksa yetki aşımıdır yaptığı, suçtur… İmzasının bir anlamı yoktur…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.