1. YAZARLAR

  2. İsmet Kotak

  3. Vakıf malları için savunma değil,hukuki saldırı!
İsmet Kotak

İsmet Kotak

Halkın Sesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Vakıf malları için savunma değil,hukuki saldırı!

A+A-

Bunca yıl Rum ve Yunanlının tercih ettiği yolu şimdi keşfettik. Şamar oğlanı olmayacağımızı dünyaya göstermek zorundayız. İngiliz ve Rumun gasbettiği,yağmaladığı Vakıf mallarımızı politika uğruna ona buna kaptırmayacağımızı her yolla ortaya koymalıyız. Çünkü İngiliz döneminde açtığımız davaları Rum Yargıçlar rezil ettiler. Kıbrıs Cumhuriyeti döneminde aynı film oynandı. Vakıf malları yabancı yatırımcılarla ortak kullanıldı.

Ben Gazimağusa’lıyım. Herkes Maraş’ın 1963 sonrasında yatırıma kavuştuğunu iyi bilir. Türk Halkı namlunun ucunda hakkını arayamayacağı için İngiliz döneminin yapmasını bu kez Rumlar sürdürdü. Maraş’a dikilen oteller ve apartmanlar bu dönemin soygunundandır.Maraş’ta yapılan soygun adanın öteki yerlerindeki Vakıf mallarına da aynen uygulandı.

Dünkü yazımda eski Vakıflar Genel Müdürü Taner Derviş’in incelemesinden söz ettim. Yazının tümü “Halkın Sesi’nde” haber olarak yayınlandı. Bugün oradan alıntılar yaparak dersler çıkaracağım. Çünkü Vakıf mallarımızı geri almak için ardı ardına davalar açacağız. Balkanlarda yitirdik; Mısır’da, Suriye’de, Irak’ta yitirdik. Üniversite’de Giritli dostlarla masa paylaştık. Girit’teki Vakıf mallarının Yunanlılar tarafından nasıl gasbedildiğini hep anlatırdı.

İşte sıra bizde. Biz yenen hakkımızı boğazlarından çekip alalım. Kimse politika yaparak “TMK” kararlarının doklanılmaz olduğunu bize söylemesin. Salt Rum malının tazminatı ödenip tapusu alınacaksa mesele yok. Ama benim olanı Rum yağmalamış, ben ona kullanmadığı sürenin tazminatını ödeyerek kendi kendimi cezalandıracak mıyım? Hadi canım sen de. Bu TMK, Avrupa’nın işgâl ordusu mudur? Alt tarafı bir “Hakem Kuruludur”. Benim Yargı Organımın yetki alanına girmeye kalkarsa, adamın elini keserler... Bir zaman Osmanlının başına “Duyunu Umumiyeyi” belâ yapmışlardı. Bizim başımıza da TMK belâsını mı sardılar?

Vakıf mallarımız konusunda ciddi adım atılmalıdır. Milli Dava bunu gerektirir. Sayın Taner Derviş, Vakıflar  eski Genel Müdürü olarak görüşlerini sundu. Ben de  sıraladım. İşte o değerlendirme:

1.”Arestis’ten sonra Lordos, Maraş’ta işgal ettiği Vakıf taşınmaz mallar üzerinde inşa ettiği tesislerin kullanım kaybı için 114 milyon euro tazminat talep etmektedir. Bundan bir süre önce Arestis de atalarının işgal ettiği Abdullah Paşa Vakfına ait taşınmaz mallar üzerinde inşa ettiği binaların kullanım kaybı için maddi ve manevi tazminat talep etmiş ve bu çerçevede AİHM 855,000 euro tutarında tazminat kararı almıştı”.

2.”Kapalı Maraş'taki mülkiyet hakları Abdullah Paşa, Lala Mustafa Paşa ve Bilal Ağa Vakıfları temelinde Vakıflar İdaresine aittir. Kapalı Maraşın %99.9’u hukuk  kurallarına aykırı bir şekilde, Kıbrıs Rum Kilisesi, Rum turizm şirketleri, Rum Belediyesi ve Rum şahıslar tarafından gaspedilmiştir. 19. yüzyılın başlarında, Kapalı Maraş bölgesindeki 4,638 dönüm 300a2 tutarındaki Vakıf emlakın %99.99’u gaspedilmiş, Vakıflar İdaresinin elinde sadece 1 dönüm 2 evlek 452 a2 tutarında emlak kalmıştır”.

3.”1974 tarihi itibarıyla, bünyesinde barındırdığı 10,000 turistik yatak kapasitesi, binlerce işyeri, konut, idari ve kültürel binalarla, Kapalı Maraş adanın en zengin yerleşim birimi ünvanına sahipti. Bu çerçevede 19. yüzyılın başlarındaki gasp ve işgal göz önünde bulundurulduğu takdirde Vakıflar İdaresi adına tahakkuk etmiş tazminat hakkı önemli boyutlara ulaşmaktadır".                                                                                                                                                                                                           
4.”Sözkonusu girişimler karşısında, Kıbrıs Türk tarafı Maraş’taki mülkiyet haklarını korumakta acizlik göstermekte, bazı hallerde ise Kıbrıs Rum tezine yakın görüşler ortaya konulmaktadır. Son günlerde Kapalı Maraş konusunda ortaya konulan görüşler Kıbrıs Türk Halkının kollektif mülkiyet hakları, hukuk kuralları ve tarihi gerçeklere ters düşmektedir. Kabul edilmez öneriler:
                                                                                                                           
i-Eşzamanlı olarak, Maraş’ın Birleşmiş Milletler gözetiminde yerleşime açılması ve Mağusa Limanı üzerindeki kısıtlamaların kaldırılması                                                                                                                                                                                                                                          ii- Maraşın tek taraflı olarak Kıbrıs Rum tarafına verilmesi

iii-Maraşın bütünlüklü çözüm çerçevesinde Kıbrıs Rum tarafına verilmesi

iv-Kıbrıslı Rumlar leyhine kararlar üreten AİHM ve Mal Tazmin Komisyonu kararlarının onaylanması

Bu görüşler tarihi gerçeklere, hukuk ilkelerine ve Kıbrıs Türk Halkının kollektif çıkarlarına ters düşmektedir. Vakıflara ait olan Kapalı Maraş 1878 yılından itibaren, hukuka aykırı bir şekilde Kıbrıslı Rumlar tarafından gaspedilmiş ve işgal edilmiş vakıf topraklar üzerinde inşa edilmiş turistik ve ticari tesisler ile Kıbrıslı Rumlar önemli oranda haksız kazanç sağlamıştır. Maraş’ta hukuk kurallarına aykırı bir şekilde işgal edilmiş vakıf emlakten ötürü Kıbrıs Türk Halkı adına mülkiyet ve 100 yıllık tazminat hakkı doğmuştur”.

5.”Kıbrıs Rum Yönetimi geliştirdiği kapsamlı eylem planı çerçevesinde, mülkiyet ve tazminat konularında gerek siyasi gerekse hukuki platformlarda etkin girişimler yapmaktadır. Türk tarafı ise edilgen bir çizgide sözkonusu eylem planının arkasında sürüklenmektedir.                                                                                                
Kıbrıs Rum Yönetimi tarafından geliştirilmiş olan eylem planına karşı acil bir karşı eylem planının ugulamaya konmaması durumunda, Kıbrıs Rum Yönetiminin başlattığı girişimler, Türk tarafı aleyhinde eşzamanlı olarak, mülk iadesi ve tazminat ödemeleri ile sonuçlanacaktır.

Kapalı Maraş , Kıbrıs Rum Yönetimi tarafından geliştirilmiş eylem planının kilit halkasını oluşturmaktadır.
“Özetle, AİHM ve Mal Tazmin Komisyonu tarafından alınan Vakıf Emlak  kararlarının kabulü, Kıbrıs Türk Halkının Vakıf Emlaktan kaynaklanan toplumsal mülkiyet haklarının resmi onay ve irade ile yok edilmesi anlamına gelmektedir”.
                                                                                                                                                                                                                                                      6.”Kıbrıs Türk Tarafı, tek taraflı olarak karar veren AİHM ile tek taraflı olarak KKTC’de oluşturulmuş Mal Tazmin Tazmin Komisyonu kararlarını onaylamakta ve siyasi kazanım nitelemeleri ile kamuoyunu  yanıltmaktadır. 1878 tarihinden itibaren Kıbrıslı Rumlar tarafından işgal edilmiş Vakıf mülkiyete sahip çıkılmadığı takdirde Kıbrıs Türk Halkının mülkiyet ve tazminat temelinde uğrayacağı kayıplar dolayısıyla KKTC olarak veya mutasavver eşit ortak olarak statüsünü ve yaşamını devam ettirmesi mümkün görülmemektedir”.

Bu savunmayı yapan Taner Derviş, Vakıf mallarımızı gasbedenler aleyhine dava açılmasını ileri sürmektedir. Taner Derviş’e göre “Bu suretle, Türkiye Cumhuriyeti aleyhinde açılmış davaların temeli de ortadan  kalkmış olacaktır. Ayrıca, 35 yıllık kullanım kaybına karşı 40 milyar dolar tutarında tazminat talep eden işgalci Rumlara karşı 100  yıllık kullanım kaybı için Vakıflar önemli boyutlarda tazminat talep talep etme hakkına sahip olacaktır”.

Bu adada tutunma kavgası veriyorsak,hak arayacak ve haklarımızı koruyacağız. KKTC’ye kapanıp ekmeğimizi elimizden alanlara alkış tutup tazminat ödenmesini kabul edemeyiz.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.