1. YAZARLAR

  2. Dr. Nazım Beratlı

  3. Vatandaşlık vermek...
Dr. Nazım Beratlı

Dr. Nazım Beratlı

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Vatandaşlık vermek...

A+A-

Günümüz dünyasında, en az 500 milyon kişinin doğduğu ülkede yaşamadığı biliniyor. Göçmen işçilere, “ikinci büyük ulus” deniliyor… Elbette “işçi” lâfın gelişi… Hele ikinci kuşakta, bu insanlar, yeni ülkelerinin vatandaşı olarak, çeşitli alanlarda başarılar da gösteriyorlar! İlk kuşakta başaranlar da eksik değil…

Bu bakımdan, artık “ulus”, bırakın etnik homojiniteyi, artık kültürel birlikle bile değil, sadece vatandaşlık bağı ile izah ediliyor. Bazı ülkeler, “göçmen”i vatandaşlığına almak için, kendi ulusal kültürünün benimsendiğine dair bazı sınavlar yapıyor, dilinin, tarihinin, kültürünün egemen olmasını tanımlamaya çalışıyorlar! Ama dünyanın en büyük gücünün başında şu anda bir “göçmen”in oturduğunu da unutmayalım. “Hüseyin”liğini pek kullanmasa bile…

Bugün artık 2. Dünya Savaşı öncesinin dünyası, yok artık… Ulus Devlet’in öncüleri, Fransa, Almanya, İngiltere bile artık birer “melting pot”! Başka bir ülkede doğmuş, başka bir anadile sahip, bambaşka inanç ve kültürlerden gelme milyonlarca “vatandaşları” var!

Aslında, AB projesi, tam da bu duruma yanıt verecek bir konseptti… Ulus devlet’in, “Ulusötesi devlet”e evrileceğini amaçladığı var sayılan bu konsept yürüdükçe görüldü ki birkaç yüzyıllık “ulusçu” önyargıları, ekonomi, sosyoloji, hatta başlangıçta çıkarlar bile değiştiremiyor! Tarihin gün gele ulusu aşacağına inanmakla beraber, günümüzde herkesin ortak bir Avrupalılık’tan çok, Avrupa içinde kendi ulusal çıkarını korumakla meşgul olduğu da meydandadır. Bunun sebebi, kuzey ile güney arasındaki ekonomik farklılık düzeyi midir, yoksa bin yıllık Germen ve Latin kültür farklılığı mı, doğrusu emin değilim…

Bunun üstüne, bir de kendi ülkelerinde yaşayan göçmenlere halâ “ikinci sınıf” muamelesi yapan metropol halklarını da hesaba katarsak, durumun umulduğu kadar parlak olmadığı ortadadır. Ancak:

Günümüzde hiçbir ülkenin, 1960’taki nüfus yapısına sahip olmadığı ve bir daha olamayacağı da açıktır! Sebebi ne olursa, olsun…

Şimdi, gelelim Rumlar’ın, bankalarında parası olan Ruslar’a vatandaşlık verme kararlarına… Ruslar açısından bu karar, kaymaklı ekmek kadayıfı… Ama acaba, örneğin Almanya buna ne der? Zaten Britanya ve Latin ülkeleri ile çekştiği ipten korkup, başlarına bir de Türkiye belâsı sarmamak için bin dereden su getiren Fransa ve Nordik kültürün, Yunanistan ve Kıbrıs Rumları ile başlarına bir de Ortodoks belâsı mı sardıklarını sorgulamaları, herhalde gündemdedir. Çünkü, Rum/Rus işbirliğinin tarihi ta İstanbul’un fethine dayanan tam bir Ortodoks Ligi’dir aslında…

Beri yandan, yukarıdaki onca açıklamanın ışığında, kişi olarak sözkonusu karara hiçbir itirazım olmamakla beraber ben, yıllardır güneyde emeği zelil edilen Seylanlılar, Vietnamlılar ve bütün Güney Doğu Asya’lılara da vatandaşlık hakkı verilmesini, hiç yadırgamam ve hatta savunurum. Amerika’ya yerleşen George Michael Amerikalı, İngiltere’ye yerleşen Cat Stevens İngiliz, Almanya’ya yerleşen Mesut Özil Alman, Fransa’ya yerleşen Zidane Fransız, Hollanda’ya yerleşen Gullit Dautsch oluyor da Kıbrıs’a yerleşen bir garip Vietnam’lı neden Kıbrıslı olamasın? İlle ortodoks ve milyoner mi olmak lâzım… Battı balık, yan gider… Nasılsa her ülke aynı durumda artık!

Bir ufak kıtır atacağım yalnız: Aborjinler dahil önüne gelene vatandaşlık vermeye kalkıyorsun da kırk yıldır burada yaşayanların ne suçu var? Bunu bir daha düşünmek, gerekmez mi?

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.