1. YAZARLAR

  2. Levent Özadam

  3. Vergi yüzsüzleri de açıklansın!
Levent Özadam

Levent Özadam

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Vergi yüzsüzleri de açıklansın!

A+A-

Bir süredir gazetelerde vergi verenler ve şirketlerinin zararda olduğunu belirten listeler yayınlanıyor, hem de çarşaf çarşaf.

Geçenlerde rakam rakam yazmıştık, şirketlerin neredeyse yüzde 20’si az ya da çok vergisini verirken, büyük bir kısım zarar göstermiş, yine diğer büyük bir kısım da vergi beyanında bile bulunmamıştı.

Kamu-Sen Genel Başkanı Mehmet Özkardaş, gazetelerdeki vergi listelerini görünce şaşkınlıktan deliye dönmüş.

Sanki de yeni bir şey gibi!

Bu memleket çok küçük. Herkes birbirini tanır, yaşam tarzını da bilir.

Hatta üç aşağı beş yukarı yılık kazancının da ne olduğunu tahmin eder.

Burada borç içinde yüzerken, lüks içinde yaşamaya devam edenleri bir yana koyuyoruz.

Özkardaş haklıdır, ama hayret etmeye gerek yok.

Mahalle bakkalı gelen resen vergiden dolayı ertesi gün dükkanına kilit vururken, vergi yüzsüzleri bu konuda kaşarlandıkları için umurlarında bile olmaz.

Üç-beş bin lira ile seneyi devirirken, padişahları kıskandıran hayatlarına da devam ederler.

Benim bugün asıl altın çizmek istediğim konu, devlete trilyonlarca lira vergi borcu bulananların peşine düşülmemesidir.

Bunu bizzat Maliye Bakanı Ersin Tatar telaffuz etmiştir…

İnanın aklım almıyor;

Devlet bir şekilde görevini yapıyor ve trilyonlarca lira vergi borcu olup da ödemeyenleri yargıya havale ediyor.

Peki, ediyor da ne oluyor?

Koskocaman bir hiç!

Yine Sayın Tatar’ın iddiasına ülkeye trilyonlarca lira vergi borcu olanların dosyaları açılmıyor bile!

Bunun elbette bir yolu var;

Nasıl vergi verenleri, zarar beyan edenleri gazetelerde çarşaf çarşaf deşifre ediyorsunuz, bu yüzsüzleri de deşifre edeceksiniz ki, halkın önünde ellerlini kollarını sallaya sallaya gezinemesinler.

Çağdaş ülkelerde vergi kaçakçılığı en büyük suçtur.

Türkiye’de dahi eğer devlete gecikmiş vergi borcunuz varsa, bir yurt dışı gezisine başlamadan önce havaalanından sizi geri çevirirler ve önce vergini öde sonra çıkış yap derler.

Israr ediyoruz;

Bakan Tatar listeyi açıklasın, kimdir bu vergi yüzsüzleri?

Sonra da devletin hakkını, hukukunu korumakla görevli Başsavcılık;

Bir araştırsın bakalım, bu dosyalar niçin açılmıyor da devlet maaş ödeyecek diye sürünürken, vergi yüzsüzleri bir eli yağda bir eli balda keyif çatmaya devam ediyor.

Bulut İnşaat açıklama yaptı

Bulut İnşaat şirketi direktörü Erman Çitim dün bir açıklama yaparak çeşitli kesimler tarafından yapılan açıklamaları spekülasyon olarak nitelendirdi ve bunların ülkeye yapacakları yatırım enerjilerini etkilemeyeceğini belirtti.

İlk etapta bitmiş 286 dairenin satışa sunulduğunu ve bunların tüm Kıbrıslı Türkler için olduğunu söyleyen Çitim, talep halinde KKTC’de yaşayıp da burada çalışan TC kökenli doktor, öğretim üyesi ve öğrencilere de satışların yapılabileceğini ifade etti.

Söz konusu 286 dairenin 35 bin sterline satışa sunulduğunu söyleyen Erman Çitim, bundan sonraki projelerinde ise fiyatları tekrar gözden geçireceklerini belirtti. Çitim, satış listelerinde  Arapların olmadığını da kaydetti.

Mevcut dairelerin kendilerine maliyetinin 32 bin sterlin lira olduğunu da sözlerine ekleyen Çitim, bu kampanyada tek amaçlarının evsiz insanlara ev kazandırmaktan başka bir şey olmadığını, kimsenin bunda bir art niyet aramaması gerektiğini vurguladı.

 

MESAJ KUTUSU

 

Sayın Şerife ÜNVERDİ, Mimoza Otel ihalesine girmeye hevesli 8 tane şirket varken acaba ne oldu da hepsi birden ansızın ihaleye girmekten vaz geçtiler? Bu konuda çeşitli kuşkular var, bir araştırın bakalım altından kim çıkacak?

Sayın Nazım ÇAVUŞOĞLU, KKTC’de Sinagog açılması için birileri sizden izin aldı mı? Bu işte ipin ucunu bir kaçırırsanız bir daha yakalayamazsınız. Bu konuda etkili önlemler almanız bekleniyor.

Sayın Mehmet Ali YÜKSELEN, UKÜ’de öğrenim gören bazı öğrenciler çeşitli gruplaşmalardan rahatsızlık duyduklarını ve bu konuda ciddi önlemler almanızı istiyorlar. Öğrenci olaylarına bu sıralar dikkat etmek gerekiyor zira ortalığı karıştırmak isteyenler bütün okullarda cirit atıyor.

Sayın Serdar GARDAŞ, DP’nin yeni dönemde ilk parti meclisi toplantısında iktidara gelindiği zaman müdür müsteşarların atanması konusu ön plana çıkmış. Bazı partilileriniz acaba dereyi görmeden paçayı sıvamaya mı başladılar?

Sayın Bengü ŞONYA, hadi içiniz rahat olsun genel sekreterlik konusunda pürüzler aşıldı ve tek aday siz kaldınız. Yeni dönemde biraz daha halkın içinde yer alır ve onların sorunlarını parti yetkili organlarına taşırsanız hem sizin hem de partiniz için yerinde olacaktır.

Sayın İrsen KÜÇÜK, önceki günkü parti meclisi toplantısında partinin altın kazanlar hayal kırıklığına uğradı. Şimdilik sular duruldu gibi görülüyor ama biraz daha ağırlığınızı koyup çıban başlarını kesmezseniz çok yakında hastalığın tüm vücuda yayılma riski var.

Sayın Hüseyin ÖZKARAMANLI, sendika olarak DAÜ rektörünün rüşvet aldığını açıklayan bir basın bildirisi yayınlamışsınız. Eğer böyle bir şey varsa belgelerle ortaya çıkın ve hep birlikte bu işin üstüne gidelim. Eğer yoksa da kendisinden özür dileyin. İnsanlara çamur atmak bu kadar kolay olmamalı diye düşünüyoruz.

Sayın Cafer GÜRCAFER, 6 milyar dolarlık İstanbul Boğaz köprüsü ihalesine teklif veren şirket çıkmamış. Madem bu kadar şikayet ediyorsunuz işte size iyi bir fırsat. Kurun bir konsorsiyum girip bu ihaleye. Hem intikamınızı da böylelikle almış olursunuz.

Sayın Fehim KÜÇÜK, bütün işletmelerinizi kiraya verip İngiltere’ye yerleşme kararı aldığınızı öğrendik. Sizin gibi insanlar bile ülkesinden ümidini kesmişse, ülke gençleri ne yapsın acaba? Bir kere daha düşünün deriz.

Sayın Mehmet ÖZKARDAŞ, çok para kazanıp da az vergi ödeyen şirketler konusunda   elinizde belgeler varsa hiç gecikmeden bunu basınla paylaşın ve görelim şu vergi yüzsüzlerini.

Sayın Mehmet ÇAKICI, her şey tamam da basın yayın konusunda epey geriden gidiyorsunuz gibi görülüyor. Partinizin gerçekleştirdiği örgüt seçimlerinin bir hafta sonra basında yayınlanması da bunu en iyi göstergesi. Basını bu kadar yabana atamakta yarar var.

Sayın Hüseyin KONURALP, KIB-TEK ihalelerinde iş alıp da işlerini tamamlayan şirketlere ödeme yapılmakta gecikilmesi ileride bazı sorunlara neden olabilir. Böyle giderse ihaleye girecek şirket bulamayacaksınız haberiniz olsun.

Sayın Halil ORUN, UBP parti meclisi toplantısında yaptığınız uzlaşmacı konuşmayla tüm partililerden büyük taktir aldınız. Demek ki partinizin bu aralar sizin gibi aklı selim adamlara ihtiyacı var değil mi?

Sayın Mehmet DEMİRCİ, dün Mustafa Tıngır ile Lefkoşa’da bir restoranda en kuytu köşeyi seçmenizin acaba bir sebebi var mıydı? Karanlık işler karanlık mekanlarda olur ya bir soralım dedik.

Sayın Ersan SANER, Paşakent sitelerinde yaşayan 120 ailenin tam üç senedir telefonsuz olduğunu biliyor muydunuz?  Bu ülkede insanların hala evlerinde telefon yoksa, acaba hiç kendinize özeleştiri yaptınız mı?

Sayın Ali MAHŞEKER, dünya tersine döndü ve artık gece kulüplerinden sadece baylar değil bayanlar da kadın çıkarmaya başladılar. Bu konuda bir öngörünüz var mı? Erkeklerin pabucu dama mı atılıyor derseniz!

Sayın Suat GÜNSEL, Kurucu Cumhurbaşkanı Denktaş’ın tüm arşivini DAÜ’ye bağışlaması sizi bir hayli üzmüş diyorlar doğru mu? Ha keşke dünyanın en büyük kütüphanesi bundan payını alsaydı değil mi?

Sayın Kemal DÜRÜST, dün Kaleburnu’ndan yoğun mesaj bombardımanı yapıldı. Minicik ilk okul öğrencilerinin sabahları okullarına gitmesi için 40 kilometre yol kat etmesi gerçekten kabul edilebilir gibi değil. Bir bakın bakalım bir şeyler yapılabilir mi?

Sayın Barış MAMALI, İsrailliler’in KKTC’de arazi satın almasıyla ilgili hazırladığınız belgeseli kamuoyuyla paylaşmayı düşünüyor musunuz? Bakalım Filistinli kardeşlerimiz bizi ne zaman keşfedecekler?

Sayın Güvenç CANTAŞ, bu sıralar yakanıza mavi boncuk takmakta yarar var. Siz fena halde göze gelmişsiniz. Kulağınızdaki rahatsızlık nedeniyle denge sorunu yaşamaya başlamışsınız. Daha önce de fazla dengeli biri değildiniz ya…

Sayın Cem DANA, Ahmet Kaşif ile aranızsa siyasi yönden hiçbir sıkıntı olmamasına biz de sevindik. Ha keşke bütün partililer sizin gibi olup menfaatleri parti işleriyle karıştırmasalar.

 

Günün Fıkrası : Değmez

Viagra kullanımının yasak olduğu Mısır'da bir mısırlı pazarda gezerken yanına bir yabancı kaçakçı yaklaşmış. "Beyefendi" demiş, "Viagra almak istemez misiniz. Sadece 100 Mısır lirası" 
- Değmez... 
- 50 Mısır lirasına ne dersiniz? 
- Değmez... 
- Peki ya 20? 
- Hayır değmez... 
- Peki ya 10 Mısır Lirası? 
- Değmez... 
- Bakın, bu hapların her bir tanesi 10 Mısır Lirasına mal oluyor. Nasıl olur da "Değmez" dersiniz ! 
- Yo yo, haplara değer. Ama karım buna değmez.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.