1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. Vurgun önlenecek
Vurgun önlenecek

Vurgun önlenecek

Soğuk ve yağışlı havanın etkili olduğu ülkemizde, sebze ve meyve fiyatlarınının bir anda tavan yapmasının ardından üreticiler sorunun çözümünün Hal Yasası’nda olacağını kaydetti

A+A-

Özlem Çimendal

Üretici, ülkede yıllardır önemli tartışma konularından biri olan ve üreticilerin büyük özverilerle ürettikleri ürünlerini pazarlama aşamasında büyük mağduriyet yaşadıkları Hal Yasası konusunda Yeni Bakış'a değerlendirmelerde bulundu.

Çiftçiler Birliği Başkanı Hüseyin Çavuş Kelle, KKTC Seracılar Birliği Başkanı Mahmut Doğan ve Kıbrıs Türk Sebze ve Meyve Toptancılar Birliği Başkanı Ahmet Maşera, KKTC'de hala  "Hal Yasası"nın olmayışından kaynaklı fiyat istikrarsızlığı nedeniyle son haftalarda soğukların da etkili olmasıyla ürünlere yansıyan fiyat farkının halkı olumsuz etkilemesinin yanında bundan tek kazançlı çıkanın ürün fiyatını belirleyen komisyoncular ve büyük süpermarketler olduğunu savundular.

Çiftçiler ve Üreticiler Birliği Başkanı Hüseyin Çavuş Kelle:

"Ürünlerde fiyat istikrarı yok"

Hal Yasası’nın olmayışının hem üreticiyi hem tüketici mağdur ettiğini söyleyen Hüseyin Çavuş Kelle, son haftalarda sofralara kadar yansıyan fiyat farkının istikrarlı bir fiyat belirleme olmamasından kaynaklandığını belirterek, “Fiyat konusunda bir istikrarın olmaması dönem dönem fiyatların yükselmesine neden oluyor. Ürün fiyatı üreticiden yani üretim alanından çıktığında ucuzken, tüketime gittiği noktada bayağı yükseldiğini görüyoruz. Bunun ortadan kalkması için Hal Yasası’nın bir an evvel geçmesi gerekir. Geçtiği takdirde üretimi de denetleyeceğimiz noktada bize avantaj sağlayacaktır. Bizim de sabırsızlıkla beklediğimiz yasalardan biri Hal Yasası” dedi.

“Hal Yasası çıkmazsa, Ürün Pazarlama Birliği Kooperatifi’ni devreye sokacağız”

Hal Yasası’nın hayata geçirilmesinde yaşanan sıkıntıların devam etmesi sonucunda Çiftçiler Birliği olarak hazırlıklarını tamamlamak üzere oldukları ve bu yıl hayata geçirmeyi planladıkları Ürün Pazarlama Birliği Kooperatifi’ni devreye sokacaklarını anlatan Kelle, “Bu kooperatif ürünlerin tek noktadan satışını öngörüyor. Üreticiler alım noktasında toplu alım yapacak, satış noktasında da yine toplu satış yapma imkanı elde edecek. Belki tam anlamıyla Hal Yasası’nın yerini tutmayacak ama gerek yurt dışına ihraç ettiğimiz ürünlerde gerekse yurt içine yaptığımız satışlarda bu kooperatif büyük önem arz edecek. Bu yıl içerisinde yeni binamızda bir şubeyle göreve başlayacak olan bu kooperatif için çalışmalarımız devam ediyor. Ama önemli olan Hal Yasası’nın çıkması tabii ki. Bizim de dört gözle beklediğimiz yasalardan biridir. Bunun arkasından çıkmasını beklediğimiz birkaç yasamız daha var” dedi.

“Havaların normale dönmesiyle fiyatlar da düşecek”

Son haftalardaki soğuk hava şartlarının ürünlere olumsuz yansıdığına da değinen Kelle, havaların düzelmesiyle birlikte sebze ve meyvelerde meydana gelen fiyat artışının düzeleceğine inandığını söyleyerek, “Bizim ülkemizde fiyatlar uzun süre yüksek kalmaz. Ülkemiz ada ülkesi olduğu için havaların düzelmesiyle birlikte fiyatlar da eski haline düşecektir” dedi.

“Ürünlerin zamlanmasında birçok faktör etkili”

Sofralara kadar yansıyan sebze ve meyve fiyatlarındaki artışın nedeninin bir tek soğuğa bağlanamayacağını anlatan  Kelle, “Fiyat artışı konusunda bir tek soğuklar etkili değil. Bu son birkaç gündür soğuklarla birlikte yağışlı havanın etkisiyle araziye girilememesi ve nakliyeden kaynaklanan sıkıntılar da var. Arazi çamur olduğu için hasat yapılamaması da bir başka etken. Şimdiye kadar ülkemizde çok büyük bir don olayı yaşanmadı. Fiyatların artması bir tek buna bağlı değil yani. Birçok etken fiyat artışı konusunda önemli rol oynuyor. Ama tekrar yineliyorum. Bizim ülkemizde uzun süre fiyat artışı sürmez mutlaka bu fiyat düşecektir. En fazla bir iki hafta yüksek seyredebilir bu saydığım etkenlerden dolayı” diyerek, önemli olanın ürünlerdeki fiyat istikrarı ve ürünün devamlılığı olduğunu söyledi. Kelle, “Bunu ve iç piyasanın bütün tüketimini yetiştirmeyi yakalayabilirsek işte o zaman belki bir şeyler yoluna girebilir” dedi.  

KKTC Seracılar Birliği Başkanı Mahmut Doğan:

"Hükümetler ne yaptıklarını kendileri de bilmiyor"

Hal Yasası’nın 2010 yılından bu yana birlik olarak ivedilikle istedikleri ve bu konuda mücadele verdikleri bir yasa olduğunu anlatan KKTC Seracılar Birliği Başkanı Mahmut Doğan ise, “Hükümetlerin ne yaptığı ne istediği hiç belli değil. Dosya Meclis’e geliyor ama bir türlü işler yürümüyor. Hal Yasası’nın önündeki engel nedir anlamış değiliz?” dedi.

“Ürünler soğuk nedeniyle geç olgunlaştı”

Ülkemizde son haftalarda etkili olan soğuk havanın sebze ve meyve fiyatlarında artışa neden olduğuna da değinen  Mehmet Doğan, “Soğuk havanın elbette ki meyvelerin büyümesine olgunlaşmasına büyük etkisi oldu. Bir salatalık 3 günde büyüyecekse 5 günde büyüdü. Havalar düzelmeye başladı bundan sonra bir düzene girecek diye umut ediyoruz” ifadelerini kullanarak, ürün fiyatlarındaki artışın sadece soğuklara bağlı olmadığını ifade etti ve şöyle konuştu:  “Sebzecilikte arz talep meselesi vardır. İstek çok olur ürün az olur o zaman ürün fiyatında bir artış olur. Ürün çoğalır istek azalır otomatikman fiyat aşağı çekilir. Soğuklar bazı tedbirsiz arkadaşların ürünlerini dona kaptırmalarına neden oldu. Onun dışında üreticinin bütününe herhangi olumsuz bir etkisi olmadı ve tedbirini alanların malları ziyan olmadı.”

“Hal Yasası’nın olmayışının kazananı komisyoncular ve süpermarketler”

Ülkemizde Hal Yasası’nın olmayışının ürün alım-satımlarında üreticinin söz hakkı olmayışının neticesinde haksızlık ve adaletsizliği de beraberinde getirdiğine değinen Doğan, “Kazanan ne üretici ne tüketici. Kazanan aracılık yapan komisyoncular ve süpermarketlerdir. Fiyatlar bu iki kesim tarafından belirleniyor maalesef. Üretici ürününden istediği fiyatı karşı tarafa söyleyemiyor ve yansıtamıyor” diyerek, haksızlığın da tam bu noktada ortaya çıktığını ifade etti.   

“Tüccarlar ürün fiyatı 2 TL’yse 5 TL’ye satıp para kazanma peşinde”

Tüccarların domateste fiyat 2 TL’yse bunu dışardan getirip 5 TL’ye satıp para kazanma peşinde olduğunu anlatan Doğan, "Hal böyle olunca da kazananın belli bir kesim olur, üretici ve tüketicinin ise haklarının gasp edilir" dedi.

“Fiyat belirleme, komisyoncuların ve süper marketlerin tekelinden çıkacak”

 Hal Yasası’yla bu yaşananların önüne geçileceğini ifade eden Doğan, Hal Yasası’yla birlikte ürünlerin tek bir merkezden giriş-çıkışının yapılacağı, etiketleme ve kontrolünün yine tek bir noktadan yapılacağını ifade etti ve “Hal Yasası sayesinde ürünlerin yönetim ve kontrolü tek bir noktadan yapılacaktı. Halcilerden bir temsilci, Ticaret Dairesi veya Tarım Dairesi’nden bir temsilci üreticiden bir temsilci olacak şekilde bir yapı oluşturulacaktı ve fiyat belirleme de bu temsilcilerin oturup karar vermesiyle gerçekleşecekti” dedi.

Hal Yasası’nın olmaması nedeniyle üreticinin ürününü kime ne kadara satılıp ne kadar kar ettiğinin de farkında olmadan her gün bahçesi ve serasından ürün topladığını anlatan Doğan, bu işten karlı çıkanın aradaki komisyoncular ve süper marketlerin olduğuna vurgu yaparak bunun da beraberinde büyük bir haksızlığı doğurduğunu ifade etti.

Kıbrıs Türk Sebze ve Meyve Toptancılar Birliği Başkanı Ahmet Maşera:

"Soğuğun etkilediği fiyat geçicidir, önemli olan Hal Yasası"

Hal Yasası’nın olmayışın doğurduğu olumsuzluklardan birincisinin sağlık açısından ikincisinin de fiyat istikrarsızlığı açısından önem arz ettiğini söyleyen Kıbrıs Türk Sebze ve Meyve Toptancılar Birliği Başkanı Ahmet Maşera da, “Bugün bu ülkede Hal Yasası olsaydı her şey tek bir noktadan yönetilecekti. Bu son pahalılık doğa şartları nedeniyle oluştu ve geçicidir. Soğuklar sebebiyle doğal olarak ürünlerin olgunlaşma sürelerinde de uzama oldu. Üretici de ürününü kesmek ya da toplamak istemiyor ağaçlara zarar vermemek adına” diyerek, doğa şartlarının da şüphesiz fiyat artışına yansıdığını ama asıl önemli olanın Hal Yasası’ndan kaynaklanan fiyat farkı sorunun olduğuna dikkat çekti.

Önce Hal Yasası sonra da Lefkoşa ve Mağusa’de hal yapımı…

Hal Yasası ve hal inşaatının en acil ihtiyaç olduğunu söyleyen Maşera, en azından  bir Lefkoşa'da bir de Mağusa-Karpaz arasına olmak üzere acil iki hal inşaatının üreticinin ürünlerini tanıtması ve şeffaf fiyat belirlenmesi noktasında önemli olduğunu belirtti. “KKTC’de bir hal olması durumunda arz-talepte kalite ortaya çıkar. Herkesin malı kendisine göre evet güzeldir ve istediği fiyat da ürününe şüphesiz biçtiği değerin karşılığıdır, ancak bunun kararının ürünlerin sergilendiği bir platformda yani halde verilmesi gerekir” diyen Maşera, Güney’de, Türkiye’de olan hal sisteminin acil olarak KKTC’de hayat bulması gerektiği noktasındaki ısrarını dile getirdi.  Bugün hal olsa ve hal müdürlüğüne telefon açılsa herhangi bir ürünün kaçtan gittiğini anında öğrenme şansınız olur ve yanlış anlaşılmalarla ve keyfiyatla oluşturulan fiyat farklarını da önlemiş olursunuz” diyen Maşera, kendilerinin bir terazi görevi gördüklerini söyleyerek, hem üretici hem de tüketiciyi düşünmek zorunda olduklarını kaydetti.

“Üretime ve seracılığa devlet elinin değmesi, denetimin yapılması gerekir”

Seralara ve KKTC seracılığına devlet eli değmesinin gerekliliğine işaret eden Maşera, “Seralara devlet eli değmesi gerekir ki kaliteli üretim olsun. Biri 1 dönümden 10 ton domates alırken, diğeri 1 dönümden 5 ton domates alıyor ve buna bağlı olarak da fiyatı yukarı çekiyor, az ürün alan  diğeriyle aynı fiyat aralığını yakalamak istiyor. Bu da haksızlığı beraberinde getiriyor. Devlet denetiminde uzman ziraatçılarla bu iş rayına oturtulmalı. Üretici de denetlenmiyor. O yıl hangi ürün pahalıysa o ekiliyor bu defa ekilen üründe fazlalık olduğu için ürünün fiyatında düşüş yaşanıyor” dedi.

Üreticilerin de hangi ürünü ektiğinin denetlenmesinin de önemine dikkat çeken Maşera, hepsinden önce yıllardır tüm kesimlerin sabırsızlıkla beklediği Hal Yasası’nın hayat bulması gerektiği daha sonra da acil olarak en az 2iki hal oluşturulması gerekliliğini vurgulayarak, yasanın olması halinde her üründe taban ve tavan fiyatların da bir istikrarı olacağını söyledi.

“Açık Pazar’da kamyonlarla mal satıp, haksız kazanç elde edenler var”

Bazı üreticilerin açık pazarda,  2-3 araba mal sattığına da dikkat çeken Maşera, “Bu kişilerin de önüne geçilemiyor. 200 TL vergi, 100 TL de belediyeye verip 300 TL’yle işi bitiriyor. Biz öyle değiliz ki KDV, vergi yükümlülüğü gideri, ödüyoruz . Bu ülkede doğru dürüst iş yapıyoruz diye bizim suçumuz ne? Ülkede işini yasalara uygun yapan 15-20 tüccar varsa onlar mı ödeyecek bunun vebalini ve mağdur olacak? Bizim devletten tek isteğimiz Hal Yasası’nı bir an evvel çıkarması ve akabinde acil hal yapımına başlamasıdır” diyerek, hayat bulacak hal ile en başta sağlık ve fiyat istikrarı açısından herkesin her şeyi göreceğini, işlerin de şeffaf şekilde ilerleyeceğini söyledi.

Kaynak: Yeni Bakış Gazetesi

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.