Şener Levent

Şener Levent

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

What?

A+A-

Kıbrıslıtürk delikanlı Londra'da doğmuş.
Londra'da büyümüş...
ıngilizce biliyor...
Türkçe bilmiyor...
Kıbrıs'a gelmiş...
Askerlik yapacak...
Sıraya dizilmişler ilk gün kampta.
Komutan gelmiş...
Komut veriyor:
-Hazr'ol!
-What, demiş delikanlı...
Komutan yeniden:
-Hazr'ol!
Delikanlı anlamamış yine...
-Birileri Türkçe anlatsın ona, demiş canı sıkılan
komutan...
***
Birileri bana da Türkçe anlatsın...
Kerhanelerin adını neden 'gece kulübü' koymuşlar
burada?
Polis neden baskın yapar bazı kumarhanelere?
Neden anayollarda "Dikkat tank çıkabilir" yazar?
Maraş'ın fotoğrafını çekmek neden yasak?
Poligon ne?
Askeri yasak bölge ne?
Ateş-kes ne?
Gaziköy ne?
Afanya ne?
Ve dağlardaki bayrak neden hep ışıl ışıl parlar
elektriklerimiz her kesildiğinde?..
Neden her Türk asker doğar da solcu doğmaz bu
alemde?
***
Her Türkün asker doğduğunu, Karadeniz'de yüzen
bir gemide daha iyi anladım bir gün...
Odesa'dan bindiğimiz gemi Köstence ve Varna'dan
geçerek İstanbul'a götürüyordu bizi...
Boğaz'a yaklaşıyorduk...
Yazdı mevsim...
Sis yoktu...
Uzaktan İstanbul'un minareleri görününce, gemide
bulunan Türk diplomatlarından biri çok heyecanlandı
güvertede...
-Oh be, dedi, gözümde tütüyor memleket...
Adam kıblenin karşısında durur gibi ıstanbul'un
karşısında durdu...
Ta ki karaya ayak basana kadar...
Gözleri yaşardı...
Limana demir atınca koşarak indi gemiden ve toprağı
öptü...
Her Türkün asker doğduğunu ve asker olarak
öldüğünü daha iyi anladım işte o an...
Kendimde Türklükle ilgili büyük eksiklikler
hissettim...
Ben öyle olmadım hiçbir zaman...
Hiç eğilip öpmedim toprağı...
Heykel karşısındaki saygı duruşlarında çok
sıkıldım...
Ve mecburiyetten hazırol'da durdum ıstiklal Marşı
çalınınca...
"Canın cehenneme Kıbrıs" diyecek haldeydim...
Yıllar sonra bölünmüş yurduma döndüğümde bile...
Okşayan değil, küfreden bir sevgi yarattı yurdum
hep bende...
***
Ekonomik, sosyal ve tarihsel şartların tabii bir
neticesidir belki bu da...
Adam, "Ben yanmasam, sen yanmasan, o yanmasa,
nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa" der durur, ama kendisi
yanmaz hiçbir zaman...
Hep başkaları yanar...
Paris Komünü'ndeki minicik Gavroş'un ruhu yok
kimsede...
Ki can verdi Paris'te kalleş bir kral muhafızının
mermisiyle...
***
Bakın, ben o Londralı delikanlı gibi 'what' diye
sormuyorum size...
Cevap isterim ancak cevap...
Neden asker doğar her Türk de solcu doğmaz?
Ve neden en sempatik komünist Hristofyas?
Sağcılar hiçbir zaman kendi aralarında tartışmaz...
Kim sağcı, kim sağcı değil diye...
Tartışırsa bunu solcular tartışırlar ancak...
Solcu kim, solcu kim değil...
Ebedi bir tartışma...
Dünya durdukça...
Tartıştığım bir muhatabım izah etmeyi denedi bana...
Sağcı ile solcu arasındaki farkı...
Bir canlı örnekle...
ıki eşcinsele benzetti ikisini de...
Ancak ciddi bir fark varmış yine de aralarında...
Sağcı kesip atmış malını...
Kadın olmuş...
Diğeri ise erkeklik satarak devam etmiş yoluna!
Anladınız değil mi?
O halde "what' diye sormayın bana...
Kabahat bu örneği verende değil...
şu kavanoz dipli dünyada!

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.