1. YAZARLAR

  2. Serhat İncirli

  3. Ya dünyalı olacağız, ya da buralarda idare edeceğiz!
Serhat İncirli

Serhat İncirli

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Ya dünyalı olacağız, ya da buralarda idare edeceğiz!

A+A-

İngiltere’de Muhafazakar Parti’nin genç lideri ve Başbakan David Cameron, kendi partisine lider seçilmeden önce, gençliğinde bir kaç kez “esrar” (gannavuri) kullandığını – denediğini açıklamıştı… Partisi içinde daha “Muhafazakar” kesim, zaten genç adamı sevmiyordu; bu açıklama bir kaç gün çalkantı yarattıktan sonra, ortalık durulmuştu.

“Asla, katiyen, ne münasebet” deyip, kullandığını inkar etseydi ve bir gazete, “yok refikim, aha kullandın” diye bir fotoğraf bulsaydı, Cameron’un siyasi hayatı biterdi… 

Bir kaç kez kullanmış olması o kadar büyük bir suç değil ama “yalan söylemek” bir siyasetçinin yapmaması gereken bir şeydir. Siyasi hayatı biter…

Evli bir siyasetçinin sevgilisi olması ve bunu gizlemesi de siyasi hayatını bitirir. Ama inkar etmemesi ve “seviyorum işte var mı diyeceğin” şarkısını söyleyerek, eşinden boşanıp, sevgiliye koşması “gayet normal”dir…

Fransa’da Nicolas Sarkozy’nin seçimi kaybetmesinin elbette çok önemli ve ciddi anlamda siyasi- ekonomik-  sosyolojik nedenleri vardır. Ama bir nedeni de “Narsist” olmasıdır… Narsist, kişinin kendisine tapması, kabaca tabirle kişinin kendisine aşık olması olarak tanımlanan bir terimdir (vikipedi öyle tanımlıyor)…

Amerika Birleşik Devletleri’nde Barack Obama, kadın kadına ve erkek erkeğe evliliği (same sex marriage) geçtiğimiz hafta içinde onayladığını açıkladığı gün; rakibi Mitt Romney ile ilgili bir iddia ve ardından Romney’nin “özür dilemesi” benim çok dikkatimi çekti.

Mitt Romney ve arkadaşları, 1965 yılında lise öğrencisiyken yani neredeyse yarım yüzyıl önce, “gay” olduğundan şüphelendikleri ve saç modelini hiç beğenmedikleri bir sınıf arkadaşları ile sürekli dalga geçiyorlarmış… 50 sene önce! Dikkatinizi çekiyorum! Biz hala aynı dalgayı geçmeye devam ediyoruz buralarda…

Neyse, Romney ve arkadaşlarının “gay” olduğundan şüphe ettikleri diğer arkadaşlarına yaptıkları aslında “bullying” denen  olaymış… Zorbalık diyebiliriz… Ama bullying denen olayı sadece “zorbalık” ifadesi tam açıklamaz… İşin içinde aşağılama vardır; işin içinde o çocuğu sıkıntıya – strese sokma hatta kendine zarar vermeye zorlama vardır… Bullying mağduru birçok çocuğun intihar ettiği bir gerçektir…

Şimdi Amerika’da uzmanlar – psikologlar – siyasi yorumcular bunu tartışıyor… Bir “bully”; nasıl devletin başkanı olabilir! Bu arada Romney, hala eşcinsellikle ilgili görüşlerini değiştirmişe benzemiyor…

Devleti yönetecek olan kişinin sağlığı, aldığı haplar, bu hapların – ilaçların yan etkileri, hırsları – piskolojik tavırları çoook ama çok önemli kabul edilir artık… Dinç, sağlam, kompleksiz, geçmişinde yalana, bullying, kavgacılığa, zorbalığa, kıskançlığa, her türlü zaafiyete sahip olmamış biri olmasına büyük önem veriliyor…

Kişisel hırslarının bulunmamasının, Sarkozy gibi kendi kendine aşık biri olmamasının çok ciddi önami ve anlamı var…

Bir de bizim siyasetimize bakın…

Kişisel hırslar, kişisel çıkar dolu tavırlar, hısım – akraba ilişkileri, küsmeler, “bana bakanlık vermezsen oynamam”lar… Hatta rakipleri susturmalar… Ve kimbilir hiç bilmediğimiz nasıl bir geçmiş?

Örneğin, geçenlerde bir büyüğümüzün eşinin anılarının yer aldığı kitapta okudum; kadın çok masumane bir şekilde, bugünkü başka bir büyüğümüzü anlatıyordu ve “istediği olmadığı zaman, örneğin eline taş alıp, o taşları fırlatıyor ve oyunu ya da mesela bir pikniğe gidilmişse, o pikniği dağıtıyordu” falan diyordu…

Dünyalı olmak ve buralarda kapanıp kalmak arasındaki tercihler çok önelidir… Ve şu anda dünyalı olmanın tek adresi, Kıbrıs sorununun çözümünü ısrarla ve inatla istemektir…

Bizi başka hiç bir şey dünyalı yapmaz.

Çöp ve çamur içinde hem gerçek anlamıyla hem de siyaseten boğulur gideriz...

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.