1. YAZARLAR

  2. Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

  3. Ya Savaş Çıkarsa
Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Ya Savaş Çıkarsa

A+A-

“Size, bozulan anayasal düzeninizi yeniden tesis etmek ve giden barışınızı geri getirmek için geliyoruz” diye söz vererek gelmişlerdi 1974’te.

Amaçları öyle gibi görünüyordu o zamanlar ve Kıbrıs halkı bıkıp usandığı terör yaşamından kurtulacakları için kollarını açmış dua ediyorlardı, ilk günlerde…

Sevinçliydiler hem faşist cuntadan kurtulacakları hem de silahlara belki de ilelebet veda edecekleri için.

Derken ovalarda,dağlarda, ellerinde, ortasından sınır geçen Kıbrıs haritası olduğu halde hedefe doğru hızlı bir şekilde, emin adımlarla ve engelsiz ilerleyen Türk askerini görünce anladılar…

Oyuna gelmişlerdi.

Artık geçmişti.

Ne ekstradan bağırmak fayda getirirdi, ne de silaha yeniden sarılıp saldırmak para edecekti o saatten sonra.

Çıkan çıkmıştı adaya.

Ve karar verdi Kıbrıslı…

Suyuna gidecekti “kurtarıcının” ki en az zararla atlatsın tehlikeyi.

Belki sözünü tutup gider diye sinecekti.

Sindi de epey zaman.

Gel zaman git zaman.

İki taraftan da kayıplar konusunda duyarsızlıklar başladı.

Bir aralar kimsenin taktığı yoktu kaybettiklerine.

Bu tekne bir şekilde yürüsün de, dediler umarsızca.

Maksat, hayata tutunmaktı önceleri.

Uzun süre tutundular da.

Ancak hem hayat hem de zaman akıp gidiyordu tarihin derinliklerine doğru, maziyi bırakarak.

Ve günümüz.

Görüldü ki böyle olmamalı.

Gerçi yasal cumhuriyet AB üyesi olmuş iyi yerlere geldiği intibaını veriyordu ama…

İşte aması da vardı bunun…

Çünkü bir tarafta kalan Kıbrıslılar tekerleği patlamış arabanın sürücüsü gibi kör topal yol almaya devam ederlerken…

Kendini dünyadan soyutlayan diğer taraf ise hem azınlık hem de patlayan arabanın patlak lastiği gibi amaçsızdı.

Ya arabanın gittiği istikamette ezile büzüle bitene kadar sürecekti bu yolculuk ya da kopup sürüklenecekti uçuruma doğru.

Tüm bu olumsuzluklar sürerken bir ışık beliriverdi pencereden…

Petrol.

O tıpkı yok edilen yer altı sularımız gibi doğal kaynağımızdı.

Yakılan ormanlarımız, kirletilen denizlerimiz ve yok edilen sahillerimiz kadar bizimdi.

Uzanıp alsak bu iş tamamdı.

Belki de AB içinde en varlıklı ülke konumuna gelebilirdik…

Ki…

Libya,Mısır,Irak,Arabistan gibi petrol zengini ülkelerin başlarına gelenler bizim de başımıza gelecek gibi durumlar ortaya çıkmaya başladı.

Ağızlarından salyalar akanların gözleri üzerimizdeydi artık.

Ve kurtarıcılar, “hazır kurtarıcı iken malı biz paylaşalım” içgüdüsel davranışına girdiler.

Nitekim savaş tamtamlarını duyuyoruz kaç gündür.

Denizler ısındı diyor bazı gazeteler…

Gemiler her an çıkmaya hazır diyor diğerleri.

Yani 1960’lı yıllarında duyduğumuz savaş korkusu yeniden parlayıverdi eşiğimizde.

Ve başrolde de kurtarıcılarımız bu oyunun.

Kim soracak bilemiyorum ama birileri sormalı;”Size garantörlüğü savaş korkusu yaşamayalım diye vermiştik…

Ne oldu ?

Yine mi savaş…

Peki bu savaş çıkarsa…

Savaştan bizi kim kurtaracak, kurtarıcılarımızsa savaşacaklar ?

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.