1. YAZARLAR

  2. Harun Denizkan

  3. Yabancı sermayede Bulut’lu dönem!
Harun Denizkan

Harun Denizkan

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Yabancı sermayede Bulut’lu dönem!

A+A-

Son zamanlarda dizileri izlerken araya giren reklamlarda ‘Bulut İnşaat’ isimli konut şirketinin ‘Cennet Ada Kıbrıs’ ismini taşıyan yeni projelerinin tanıtımlarını izliyoruz. İlk bakışta, dizilerin de heyecanından olsa gerek, çok fazla dikkat etmiyoruz; fakat aynı konunun defalarca reklam edilmesi ve içerisinde ‘Kıbrıs’ isminin geçmesi dikkatleri bir anda Bulut İnşaat’a çekti. Nedir bu Bulut İnşaat? Ve nedir bu Bulut İnşaat’ın Kıbrıs ile olan ilişkisi?

Biz ilk duyduğumuzda son zamanlarda büyük yükseliş gerçekleştiren genç ve atılımcı iş adamlarımızdan Bulut Akacan’ın yeni projesi olsa gerek dedik; fakat araştırdığımızda gördük ki Bulut İnşaat Temel Bulut isimli bir iş adamının eşliğinde, 1987 yılında yola çıkan ve binlerce kişiyi ev sahibi yapan bir konut şirketiymiş. Peki neden sürekli olarak Kıbrıs ismi geçiyor, neden Kıbrıs’a yönelik bu denli ciddi yatırımlardan bahsediliyor diye düşündük. Araştırmalarımız bizi Temel Bulut ismine götürdü. Temel Bulut Karadenizli bir iş adamı. Geçtiğimiz hafta Bakanlar Kurulu’nun da onayı ile K.K.T.C. vatandaşı yapılmış. Kıbrıs ile ilgili ciddi yatırımlar var kafasında. Projeleri arasında Ewiva Evleri, Ewiva Yaşam Merkezi, Ewiva Gümüş City, Ewiva Tower, Ewiva İnci, Ewiva Green City ve Ewiva Lavinium gibi dev yatırımlar yer alıyor. Kıbrıs bazında düşündüğümüz zaman Bulut İnşaat’ın, K.K.T.C.’yi yakın zamanda lüks, dev ve gösterişli binalarla süsleyeceği ve yok olan inşaat sektörüne can vereceği anlaşılıyor. Peki Temel Bulut’un K.K.T.C. vatandaşı yapılmasının arkasında neler yatıyor?

Gollifa gibi dağıtılan vatandaşlıkların tartışması devam ederken Temel Bulut’un bir anda vatandaş yapılması ülkede yeni tartışmalara yol açtı. AK Parti hükumeti tarafından görevlendirildiği ve K.K.T.C.’deki inşaat sektöründe yaşanan sıkıntıyı gidermek için ülkemize gönderildiği konuşulan Temel Bulut’un ilk ciddi icraatı gerçekleşti bile. İddialara göre Gönyeli’nin Boğaz’a uzanan tepelerinde, Özyalçın şirketi tarafından inşa edilen ‘minik kent’ görünümündeki dev site, 7 Milyon sterlin karşılığında Bulut İnşaat’a satılmış. Bunun dışında Bulut İnşaat’ın Girne’de Acapulco tesislerinin yanında dev bir projeye imza atmak için hazırlıklar yaptığı da iddialar arasında. Bulut İnşaat’ın ülkemizde bu denli ciddi yatırımlar yapmaya hazırlanması öyle anlaşılıyor ki Kıbrıs’ta yaşayan Türkiye vatandaşlarını daha çok emlak almaya teşvik edecek.

Bulut İnşaat’ın sunduğu kolaylıklara bakacak olursak müşteriler Girne’de, TL karşılığında, 10 yıllık ödeme planında sıfır faize daire veya villa sahibi olabiliyor. Annan Planı’ndan sonra büyük bir patlama yaşayan ve bir takım sorunlardan sonra çöküşe uğrayan inşaat sektörü Bulut İnşaat’ın yatırımlarıyla yeniden canlanacak. Fakat bu durum yerli müteahhitlerimizin hiç de hoşuna gitmeyecek. Yerli müteahhitlerimizin şimdi ne yapacağı merak konusu! Lakin Bulut İnşaat, ülkemizdeki inşaat sektörünü tamamen ele geçirmeye hazırlanıyor. Bize göre Müteahhitler Birliği başkanı Cafer Gürcafer’in bir an önce tüm yerli inşaat müteahhitlerini toplayıp söz konusu durum karşısında muhalefet olması ve seslerini yükseltmesi gerekiyor. Aksi taktirde paralı okullardan ve bankalardan sonra inşaat sektöründe de yabancı sermayeler K.K.T.C.’nin gündeminde ve zirvede olacak! Bizden söylemesi...

 

GARGA’DAN AL HABERİ

SÜTÜMÜZ ZEHİRLİ OLURSA.!

Sütte zehir olduğunu yılın ilk günü öğrenmiştik ve ilk kez haberini biz yapmıştık. Olayı pek abartmamıştık. İyi niyetli bir habercilik örneği sunmuştuk. Çünkü süt haberini yapmadan önce Hayvancı ve Süt Kurumu Müdürü ile görüşmüştük.

Hayvancılar sütte zehir olduğunu kabul etmiyorlardı, hatta haberi yapmamamızı istediler. Söz konusu süt olunca sadece hayvancı ile değil, süt kurumunun müdürü ile de görüştük. Süt Kurumu Müdürü yaklaşık 7 ton civarında sütün imha edildiğini söylemişti. Sütte antibiyotik olduğunu vurgulamıştı. Zaman zaman bu tür hatalar olabiliyor diyerek hayvancı istemeden yanlışlıkla antibiyotikli sütü süt kurumuna verdiğini bildirmişti. Bu haberimizden sonra diğer gazetelerde konuyu gazetelerin manşetlerine taşıdılar. Ne yazık ki; buna rağmen süt kurumu ve Sağlık Bakanlığı’ndan sütlerin zehirli olması ile ilgili bizi tatmin edecek bir açıklama alamadık.

Dün Gak Tv programı için Reis Süpermarkette çekimlerimiz vardı. Market yetkilisinin demesine göre; Türkiye’den gelen süt ürünlerine hücum başladı. Yerli süt ürünlerimizi alan yokmuş. Söyleyin Allah aşkına siz bu saatten sonra gidip yerli süt ürünü alır mısınız? Sütte zehir var iddiası vatandaşı haklı olarak ürküttü. Tabi vatandaş her zaman olduğu gibi süt konusunda hem temkinli, hem de önyargılı. Kimilerine göre; süt kurumu özelleştirilecek, özelleştirileceği için de böyle bir iddia ortaya atıldı. Süt kurumu nasıl olmasa battı, elden çıkarmanın yolu da budur. Sağlık konusunda ülkemizde ciddi anlamda bir güvensizlik var, bu da laçkalıktan kaynaklanıyor.

Kaldı ki; gazete manşetlerine sütte zehir var haberi ister istemez vatandaşı tedirgin etti. Peki ama vatandaş tedirgin oldu da yönetenler bu konuda hala suskun mu kalacaklar? Vatandaşın yerli süt ürünlerini içebilmeleri için yetkili birileri çıkıp televizyon ekranlarında sütümüzü içecek. Belki o zaman vatandaşa güven gelir.

 

SUCUOĞLU UBP’DE ARABULUCU

UBP Lefkoşa İlçe Başkanı Dr.Faiz Sucuoğlu, partisinde tam bir arabulucu görevi yapıyor. Nerede sorun varsa Sucuoğlu orada. Tabi parti içerisinde bazı kesimlere göre Sucuoğlu kendine çalışıyor diyorlarsa da, Sucuoğlu bir ilçe başkanı. Sucuoğlu; son arabuluculuğu Demirhan’a yaptı. Dışişleri Bakanı Hüseyin Özgürgün UBP Demirhan örgütünden habersiz Demirhan’lı Özden Özdiken’i Dışişleri Bakanlığı’na istihdam edince, Demirhan örgütü ayaklandı. Demirhan Örgüt Başkanı Necip Abitoğlu adeta iki arada bir derede kaldı. Böyle konularda sessiz kalsan vay, sesini çıkartsan vay! Abitoğlu partiye zarar gelmesin düşüncesi ile sesini pek çıkarmadı ama örgüttekiler onu rahat bırakmadılar. İşte bu olaydan dolayı UBP Lefkoşa İlçe Başkanı Dr.Faiz Sucuoğlu, Mehmet Uysal ve Halil Esendağlı ile birlikte Demirhan’a gittiler ve bir nebzede olsa Demirhan’daki huzursuzluğu dindirdiler. Demirhan UBP Örgütü bir istihdam daha yapılsın şartı koydu ve olay tatlıya bağlandı.

 

EZEOGELİN ÇORBA PARTİSİ

UBP’lilerde partiler hiç bitmez. Bir araya gelmek için özellikle hafta sonları ciğer partisi, köfte partisi, tantuni partisi derken, şimdi bir Ezogelin çorba partisi düzenlendi. Partinin adresi yine aynı, Surlariçi’nde Ali Darbaz’ın yedek parça dükkanında bu sefer ciğer partisi değil, Ezogelin çorba partisi vardı. Bu partide Başbakan yoktu ama UBP Lefkoşa Milletvekili Hasan Taçoy ve birçok UBP örgüt başkanı Ezogelin çorba partisinde bir araya geldiler. Yaklaşık 40 kişi Ezogelin çorbası içti. Ne diyelim; afiyet bal şeker olsun...

 

TANCER İSDİHDAM HAKKI İSTEDİ

UBP Girne milletvekili Mehmet Tancer istihdam konusunda hayli kararlı. Günlerdir kendisi istihdam hakkı verilmediği için huzursuz olan Tancer, dün Başbakanlıkta Başbakan İrsen Küçük’ten istihdam hakkı istedi. Belli ki; Tancer’in de Girne ilçesinde söz verdiği birileri var. UBP’de örgüt başkanlarına bile istihdam hakkı verilirken, bir Milletvekilinin de istihdam istemesi bize göre doğaldır. Kısacası; dün Başbakanlık’ta faiz mağdurlarının faiz yasası ile ilgili itirazları görüşülürken, UBP Girne milletvekili Mehmet Tancer de fırsattan yararlanarak istihdam hakkı istedi. Başbakan bu konuda ne yapar bilemeyiz ama Tancer hayli kararlı. 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum