1. YAZARLAR

  2. Ahmet Tolgay

  3. Yadırganan işler…
Ahmet Tolgay

Ahmet Tolgay

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Yadırganan işler…

A+A-

 

   27 Mayıs Azerbaycan’ın en önemli bayramıdır. Bu tarih, 1918’de ilan edilen ama Kızıl Ordu tarafından kanlı biçimde işgale uğrayan Azerbaycan Cumhuriyeti’nin 93’üncü yıldönümüdür… 
   Ülkemizdeki Azeri kardeşlerimiz bu büyük bayramlarını kutlamak adına YDÜ Atatürk Kültür Merkezi’nde Azeri kültürünü ülkemize taşıyan bir şenlik düzenlediler. Azerbaycan’dan gelen milletvekillerinin ve sanatçılarının da katkısıyla muhteşem bir kutlama oldu. Ama ah ki, ne ah; Kıbrıslı Türkler bu kutlamada onları yalnız bıraktılar!.. 
   Seçilmiş politikacılarımızdan bir tek Zorlu Töre vardı kutlama gecesinde. Türkiye ise Büyükelçisi Halil İbrahim Akça tarafından en üst düzeyde temsil edildi. Akça, gecede çok da duygulandırıcı bir konuşma yaptı. Tıpkı, milliyetçi kimliği nedeniyle orada bulunan tek seçilmişimiz Zorlu Töre gibi… 
   Salonun en arka koltuklarında yanımda oturan Azeri öğrenciler gazeteci olduğumu biliyorlardı. Ne kadar da cana yakın çocuklardı… Bayraklarını önümüze gererek, fotoğraf da çektirdiler benimle. İçlerinden biri, o güzel Azeri kız, buruk bir ifadeyle bir ara şöyle dedi bana: “Bütün Türklük dünyasının en büyük liderlerinden biri olan Rauf Denktaş eğer ayakta olsaydı bu akşam mutlaka bizimle birlikte olacaktı.”
   Ve tek cümleye bir kitaplık anlam yükledi böylece!..
   O güzel Azeri kızı bunu bana söylerken, devlet adamlığının nasıl bir şey olduğunu kendinden sonra gelen nesle yeterince belletemeyen Rauf Denktaş, YDÜ kampusunun bir başka köşesindeki hastanede ölüme karşı direniyordu…
     *      *      *
   İster iktidarda, ister muhalefette olsun; neredeydi o gece halkımızın siyasal sorumluluk verdiği seçilmişlerimiz?.. Bize en yakın olan ve Rum komşularımızın bile ilişkilerini geliştirmek için canla başla uğraş verdikleri Azerbaycan’ın en büyük bayramında seçilmişlerimizin bu bayram adına ülkemizde düzenlenen kutlama etkinliğinde bulunmamaları gerçekten büyük bir gaftı... 
   Azerbaycan’ın en büyük bayramında ülkemizden Bakü’ye kutlama mesajı gönderildiğinin duyumlarını da alamadık. Bu da bir başka diplomatik gaf!.. .
   Ama şu işe bakın ki, Cumhuriyet Meclisi Başkanımız Hasan Bozer başkanlığındaki parlamento heyetimiz aynı zaman kesitinde, Azerbaycan’ın yavrusu Nahcivan’da büyük bir konukseverlikle ağırlanmaktaydı. 
   Bize gösterilen ilgiye lütfen biz de adam gibi karşılık vermesini bilelim.
   Bakü’nün gaflarımıza duyarsız kaldığını da, hiç kimse düşünmesin.
     *      *     *
   Gaflarımız saymakla bitmez. Kültürden ve turizmden sorumlu bakanlığımız geçen haftanın sonunda üç gün süreyle İstanbul’un en kalabalık üç noktasında, yüz binlerce kişiye hitaben KKTC’yi tanıtma etkinlikleri düzenledi. Ne ki, kültürümüz adına yapılan bu tanıtımda, kültürümüzü gün ışığına çıkarma uğruna özverili araştırmalar yapan ve eserler üreten bir tek sanatçımızın ürünü Türkiye kamuoyuna sunulmadı.
   Kıbrıs Türkü’nün kültürü sadece molohiyadan, hellimden, peksimetten, ceviz macunundan, Baf sakızından, bulgur köftesinden, norlu börekten mi ibarettir?.. Bu ülkenin yazarı, çizeri, şairi, ressamı, heykeltıraşı hiç mi yok?..  Ne onlar, ne de onların bir tek eseri İstanbul’un milyonlarına hitap eden bu etkinliklerde kültürden sorumlu resmilerimiz tarafından dikkate alınmadı… 
   Nasıl bir kültür tanıtımıdır bu?.. Yazarlarını, müzisyenlerini, şairlerini ve onların ülkeleri adına en etkili tanıtım aracı olan eserlerini dışlayan bir kültür tanıtım politikası olur mu?..
Kültürden sorumlu bakan Ünal Üstel düzenlediği ilk basın toplantısında Kıbrıs Türk edebiyatının da Türkiye’de tanıtılacağını açıklamıştı. İstanbul’daki fırsat niye heba edildi öyleyse?.. 
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.