1. YAZARLAR

  2. Ahmet Tolgay

  3. Yağmalanan vakıf malları…
Ahmet Tolgay

Ahmet Tolgay

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Yağmalanan vakıf malları…

A+A-


Vakıflar, taşınmaz mal varlığı ve bundan kaynaklanan geliriyle bir zamanlar Kıbrıs’ın en güçlü ekonomik kurumlarından biriydi... Kıbrıs İngiliz yönetimine geçerken, adanın yüzölçümünün yüzde 30’u Vakıflar İdaresi’ne kayıtlıydı. Rumlar mallarını Otodoks Kilisesi’ne vakfederken, sosyal sorumluluk bağlamında asla Rumlardan geri kalmayan Türkler de, toplum yararına değerlendirilmek üzere mallarını Vakıflara cömertçe devrediyorlardı. Ama İngiliz Sömürge Yönetimi ve tapu kayıtlarını bile değiştirmekten çekinmeyen Rum yayılmacılık zihniyeti, Türk halkının güçsüz duruma düşürüldüğü dönemlerde vakıf mallarımızı yağmaladılar. Böylesi bir yağmacılık zihniyetine karşı Dr. Fazıl Küçük’ün önderliğinde verilen ve Vakıflar’ın tekrar Türk toplumuna devredilmesini sağlayan mücadele kolay olmamıştı.

Vakıflar’ın toplumumuza devrinin 55’nci yıldönümünde yapılan konuşmalara baktığımızda,  bugünün yöneticilerinin Vakıf mallarının yağmalanması konusunda bilgi sahibi oldukları sonucu çıkar. Cumhurbaşkanı Dr. Derviş Eroğlu ile Başbakan İrsen Küçük konuşmalarında, Vakıf mallarımızın yağmalanmasının sineye çekilmeyeceğine vurgu yaptılar. Yağmalanan Vakıf mallarımız gerçeğine o konuşmaların üzerinden bakarak bugün burada bir kez daha lafla peynir gemisinin yürütülemeyeceğini ve yağmalanan Vakıf mallarımız konusunda gerekli hukuksal mücadelenin bugüne dek başlatılmamış olmasının devletsel zaafımız olduğunu belirtmek isterim. Nihilizm, toplumca muzdarip olduğumuz bir hastalık. Haklı oluğumuz nice konuda kendimizi savunmayı bir yana bırakmakta, üstelik karşı tarafın tezlerini haklı görme acizliğine bile düşmekteyiz. Dahası, karşıt tezlerin savunuculuğunu yapma aymazlığını sergileyenlerimiz bile çıkmaktadır. Maraş’taki taşınmaz Vakıf mallarının durumu hakkında içine girdiğimiz haller de, bu hastalığın ne denli tutsağı olduğumuzun açık ve trajik göstergesidir.

Vakıf mallarının İngiliz sömürge yönetimi tarafından Rumlara peşkeş çekildiği çürütülmez belgelerle ortaya konulduğu halde, hala nihilizmden arınamıyoruz... Bu belgeleri siyaset ve hukuk bağlamında lehimize kullanmaktan ısrarla kaçınıyoruz. Kıbrıs Rum tarafının cüretli girişimleri sonucunda halkımızın mülkiyet hakları tehlike sınırını çoktan aştı. Buna karşın, Vakıf mallarının çalınmasına göz yumuldu, bu mallar çalanların yanına kâr bırakıldı. O da yetmiyor, çalanlara üstelik astronomik tazminatlar da ödüyoruz!.. Bu gidişle on milyarlarca dolara ulaşacak olan tazminatları ödemeye zaten gücümüz yok. Kıbrıs’ta var oluş ve kimlik mücadelesindeyiz. Kendi vatanında topraksızlaştırılmış bir kimliğin hiçbir değeri olamayacağını neden düşünemiyoruz?

Bu konuda elindeki çürütülemez belgelerle son derece haklı ve hukuksal bir mücadele yürütmekte olan Vakıflar İdaresi Eski Genel Müdürü Taner Derviş’i yapayalnız bırakmak, çeşitli yazıları ile uyarılarda bulunan ve  ilgili merciler nezdinde girişimler yaptığını bildiğim Soner Çuvalcıoğlu’nu dikkate almamak hangi akla hizmettir? Taner Derviş’in öne sürdüğü çürütülemez belgelere saçma tezler üretenlerimiz de var.  Diyorlar ki “Vakıf malları için 50’lerdeki Türk liderliği feragatname imzaladı ve bunun karşılığında İngiltere’den tazminat alındı.” Hani nerede o feragatname?!..  Böylesi bir feragatnamenin imzalanmadığını o günlerin güçlü Türk lideri Rauf Denktaş’tan kaç kez dinledik. Londra ve Zürih Antlaşmalarının imzalanmasından ve Türk- Rum ortaklık cumhuriyetinin kurulmasından sonra Cemaat Meclislerine İngiltere hükümeti tarafından yapılan parasal katkı, Türk Vakıf mallarının bedeli değildi. Zaten hiçbir vakıf malının satılamayacağı, uluslararası hukuk kuralıdır. Taşınmaz mal, satılmamak ve sadece öngörülen amaç adına kullanılmak üzere vakfedilir.

Bu gerçeklere karşın acizlik ve teslimiyet ekseninde yol alınmaktadır. Bizden çalınan Vakıf mallarını geri alma inisiyatifini bir yana bıraktığımız yetmezmiş gibi, vakıf mallarının üstüne oturan Rumlara yüklü tazminatlar da ödüyoruz... Son birkaç yıldır görülmemiş düzeyde ekonomik sıkıntı içine girmemizin bir nedeni de, işte Rumlara ödenmekte olan bu mal tazminatlarıdır. Milyonluk tazminatlar, KKTC’ye TC bütçesinden tahsis edilen kalemlerden karşılanıyor.

Vakıf malları konusunda kendisiyle ne zaman konuştumsa Taner Derviş’i tam bir infial içinde gördüm. “Yıllardır hükümet yetkililerine belgelere dayanarak yaptığım tüm yazılı uyarı ve öneriler dikkate alınmıyor. Kıbrıs Türk halkının Kıbrıs’taki mülkiyet hakları böyle mi savunulur?” diyerek haklı isyanını seslendirdi bana her seferinde. Neden dikkate alınmıyor?.. O, sıradan biri değil. Yıllarca Vakıflar İdaresi’nin müdürlüğünü yapan, Vakıflar’la ilgili gerçekleri derinliğine bilen, elindeki çürütülemez belgeleri konuşturan, yüksek eğitimli yurtsever bir emekli bürokrat. 

Israrla  diyor ki;   “Kapalı Maraş’taki mülkiyet hakları Abdullah Paşa, Lala Mustafa Paşa ve Bilal Ağa Vakıfları temelinde Vakıflar İdaresi’ne aittir. Kapalı Maraş’ın % 99.9’u hukuk kurallarına aykırı bir şekilde Kıbrıs Rum Kilisesi, Rum turizm şirketleri, Rum Belediyesi ve Rum şahıslar tarafından gasp edilmiştir. 19’uncu yüzyılın başlarında, Kapalı Maraş bölgesindeki 4,638 dönüm 300a2 tutarındaki vakıf emlakin %99.99’u gasp edilmiş, Vakıflar İdaresi’nin elinde sadece 1 dönüm 2 evlek 452 a2 tutarında emlak bırakılmıştır. 1974 itibarıyla, bünyesinde barındırdığı 10,000 turistik yatak kapasitesi, binlerce işyeri, konut, idari ve kültürel binalarla, Maraş adanın en zengin yerleşim birimiydi. Bu çerçevede 19’uncu yüzyılın başlarındaki gasp ve işgal göz önünde bulundurulduğu takdirde Vakıflar İdaresi adına tahakkuk etmiş tazminat hakkı önemli boyutlara ulaşmaktadır.”

Vakıflar’a ait olan Kapalı Maraş 1878’den itibaren, hukuka aykırı bir şekilde Kıbrıslı Rumlar tarafından gasp ve işgal edildi. Bunun belgelerinin ortada olduğuna vurgu yapan Taner Derviş;  “Vakıf topraklar üzerinde inşa edilmiş turistik ve ticari tesisler ile Kıbrıslı Rumlar önemli oranda haksız kazanç sağladı. Maraş’ta hukuk kurallarına aykırı bir şekilde işgal edilmiş vakıf emlakten ötürü Kıbrıs Türk Halkı adına mülkiyet ve 100 yıllık tazminat hakkı doğmuştur” uyarısını yapıyor.

Kaynak: Kıbrıs Gazetesi

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.