Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Yağmur…

A+A-

Şıp dedi, birkaç damla yağmur düştü üstüme.

“Nedir bu” dedim.

Aylardır yağmur yağmıyordu memlekette.

Tarlalar sararmıştı.

Yeşile hasret kalmıştık.

Ve doğadaki hayvanlar su bulmakta zorlanıyorlardı.

O gün nasıl olmuşsa yağacağı tuttu.

Ve “şıp” diye başladı yağmur.

Yedi sende bir kuraklık olurmuş dünyada.

O yıllarda barajlar kurur, bahçeler verim vermezler.

Makarios çok çekmişti kuraklık döneminde.

Bir ara uçaklarla, bulutlara yağmur bombası atmıştı.

Ki tarım ölmesin.

Ölmedi elbet.

İstinco’da akan su o kuraklığa rağmen akmaya devam ediyordu.

Şaşırıyorduk, “nerden geliyor” diyerek.

Ve Aynikola’daki Meletse suyu.

Dağa bakıyorsun yüksekte.

Köye bakıyorsun o da yüksekte.

Nasıl olabilirdi bu akış…

Değirmenlikte de vardı su kaynağı.

Piknikler hep o suyun etrafına göre organize ediliyordu.

Beşparmak Dağları o sularla hayat buluyordu.

Haliyle hayat bulduğu dönemlerde nüfus azdı.

Yerleşikler bu kadar çok değildi.

İpini kopartan gelmezdi buraya.

Valizi alan, yorganı dolayan dalmazdı içeriye.

Bir saygınlık vardı ülkede.

1974 öncesi kalan alışkanlık vardı.

Ve nüfusun normal olmasından su en kurak zamanda bile yeterdi.

“Ne olacak ki” derdi babam…

“Lengerciği doldurunca yeter de artar.”

Lenger hayatımızdı.

Mutfakta çeşmeli bir lenger, tuvalette çeşmesiz başka bir lenger dururdu.

Haftada bir veya iki sefer akardı sular.

O gün doldurdun, duldurdun.

Dolduramazsan işin zordu.

Hava da sıcaktı.

Her gün duş almazdık elbet.

Her gün çamaşır yıkanmazdı.

Ama kimse kuraklıktan mağdur olmamıştı.

Tıpkı elektrik olmadığı dönemlerde olduğu gibi…

Lambasuyulu fenerler vardı.

Fitilini yak, ışığında ders çalış.

Oda varsın lambasuyu koksun.

Aylardan Nisan.

Nisan baharın ortası…

Kısa süren yağmurları ile seviliyor bu ay.

Açan sarıçiçekleri…

Tüten bahçeleri ile sevilen bir aydır Nisan.

Sabah “şıp” dedi birkaç damla su düştü üstüme.

“Nedir bu” dedim…

Birazdan koptu bir gürültü.

Ve sağanak başladı.

Doğanın sayacı olsaydı yanmıştık.

Boşa akan sularla ne bütçe kalacaktı ne de mutfağa kırıntı.

Tam bu günlerde borunun başında TC yetkilisi…

“Bu yıl açacağız, ilk suyu akıtacağız” dedi…

Bir ona, bir baraja baktım.

Baraj, TC’den su akmadan daha dolmuştu.

Şimdi siz seyreyleyin olayı…

Havadan yağan suyu, borudan getirdik diye faturalayacaklar.

Ve mutfak kuruyacak.

Mutfakta kırıntı kalmayacak.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.