1. YAZARLAR

  2. Şener Levent

  3. Yalakalığa kılıf mı uyduruyorsunuz?
Şener Levent

Şener Levent

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Yalakalığa kılıf mı uyduruyorsunuz?

A+A-

Adam ün yapmış, çok tanınmış bir işadamı...
Yolunda gitmiş işleri bugüne kadar.
Ama herkes gibi şimdi o da sıkışmış...
-Türkiye bitiriyor bizi, diyor bana...
"Susma, sustukça sıra sana gelecek" denilenlerden biri de o olmalı...
Şimdiye dek susmuş...
Susmakla da kalmamış üstelik...
Ezenlerin safında yer almış...
Onların 'hain' dediklerine 'hain' demiş...
'Rumcu' dediklerine 'Rumcu'...
Her milli günde çifte bayrak asmış evine ve işyerine...
Gelip giden komutanlarla ve elçilerle özel dostluklar kurmuş...
Hep kazanacak ata oynamış seçimlerde...
UBP'yle UBP'li, CTP'yle CTP'li olmuş...
Kaz gelecekyerden tavuk esirgememiş hiç...
Ve şimdi de bana,
-Türkiye bitiriyor bizi, diyor.

Dahası var...
Türkiyeli bir şirketle de başı dertte...
Alacak verecek meselesi...
Biz haklı ile haksız olan tarafı ayırdetmeye çalışırken, sanki buna şaştı.
-Siz Kıbrıslıları ve Kıbnslılığı savunmuyor musunuz, dedi...
Doğru...
Kıbrıslıları ve Kıbnslılığı savunuyoruz biz...
Ama bu da neyin nesi şimdi?
Bir meseledeki haklıyı ve haksızı Türkiyeli ve Kıbrıslı hesabına göre mi ayıracağız?
Kıbrıslı haksız olsa da haklı, Türkiyeli ise haklı olsa da haksız mı olacak?
Bizden bunu bekleyenler boşuna bekliyor.
Vurgunları ve sahtekarlıkları ile ünlenmiş başka bir Kıbrıslı para babasını örnek verdim ona...
-Salt Kıbrıslıdır diye bunu da mı savunalım şimdi, diye sordum.
Kırk yılın milliyetçileri bunlar... Milliyetçileri değil... Lilliyetçileri...
"Ya taksim, ya ölüm"cüleri...
Gelen Türk, giden Türk diyenler...
Girne'den yol bağladık, diye övünenler...
"Hainlerin kanını dökeceğiz" diye meydanlara yığılanlara alkış tutanlar...
"Kıbrıslıyım" dediğimiz zaman pirelenenler...
Ne tuhaf, "Türkiye bitiriyor bizi" diye feryat ediyorlar şimdi...
Eskisi gibi pay alamıyorlar pastadan çünkü...
Pasta küçülmüş...
Memur takımı kadar değilse bile, onların da kemer sıkması gerekiyor artık...
Ama doğrusunu isterseniz, bu ahval ve şerait içinde bile isyanları cesaretli bir isyan değil...
Hala korkak...
Ve hala pısırık...
Türkiye'nin ağır darbeleri altında inim inim inlerken dahi Ankara'ya tek laf edecek halleri yok... Onlar söylesin, biz yazalım istiyorlar... İsimleri hep mahfuz kalsın yanımızda... Ele vermeyelim sorulsa da...

Haklı ve haksız meselesinde de bizi yanlış anlamışlar anlaşılan...
Biz Türkiyeli ve Kıbrıslı ayırımına göre yapmayız bunu...
Bizim toplumumuzda Türkiye'nin bize yaptığının beş beterini yapan Kıbrıslı para babaları yok mu?..
inşaatlarda sömürülen Türkiyeli bir işçi onlardan çok daha muteberdir bizim için...
Türkiyeli-Kıbrıslı ayırımında bizi doğru algılamamakta direten başka kesimler de var.
Ve de Türkiye karşıtlığında...
Kendileri kişisel ve partisel çıkar hesaplarıyla Türkiye'yi karşılarına almıyorlar ya, muhalefetlerine halel gelmesin diye bir de kılıf uyduruyorlar buna...
Neymiş?
Onlara göre iki yüzü varmış Türkiye'nin... Karanlık yüzü... Ve aydınlık yüzü...
Onlar karanlık yüzüne karşıymış yalnız... Türk halkı ile de bir dertleri yokmuş... Ne yani...
Biz Türk halkına ve Türkiye coğrafyasına karşı mıyız sanki?
Yaşar Kemal'e , Orhan Pamuk'a, Aziz Nesin'e ve gerisine karşı mıyız?
Çok sevdiğimiz Türk müziğini reddettik mi?
İstanbul'u sevmiyor muyuz artık?
Türkiye'nin Kıbrıs'ta yaptıklarına karşı çıkıyoruz ve bu işgalin sonlanmasını talep ediyoruz diye, Türk halkını ve kültürünü de mi reddettik sandınız?
Türkiye'ye karşı onurlu bir tavır ortaya koymaya cesaretiniz yoksa, susun hiç olmazsa...
Susun ve korkmayın...
Korkunun ecele faydası yok nasılsa...
 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.