1. YAZARLAR

  2. Halil Sadrazam

  3. Yalanlara kanmadan hayır demek
Halil Sadrazam

Halil Sadrazam

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Yalanlara kanmadan hayır demek

A+A-

Türkiye’nin bir alt yönetimi olan ve Kuzey Kıbrıs’ta seçim heyecanı ve borç içindeki belediyelerde kimin yönetime geleceği kavgası sürüyor. Bu seçimlere halkın ilgisizliğini hisseden meclisteki siyasetçiler aceleyle ve halkın yeterince tartışmasına fırsat vermeden “Anayasada büyük değişiklikler yaptık” iddiasıyla halkın karşısına çıkıyorlar.

Anayasanın bütününü ayaklar altına aldığından hükümet programında değiştirilmesi gerekir diye yazılmış “Geçici Onuncu Madde” dururken daha önce hiç sözkonusu olmamış maddeler öne çıkarıldı. Hatta normal yasalarla yapılabilecekler de dahil edildi. Anlaşıldığı kadar Anayasa’da TC’nin izin verdiği ölçüde yapılanlar, halka devrim diye yutturulmaya çalışılmaktadır.

Yıllardır vesayet rejiminin meşruiyetine kaynaklık eden “Geçici Onuncu Madde” değişikliğinin referanduma götürülmesi için 34 milletvekilinin oyuna ihtiyaç vardı. Hükümetteki CTPBG ile DPUG samimi olsalar mecliste bu sayıya rahatlıkla ulaşılabilirdi. Hükümet ortaklarının sayısına TDP’nin 3 milletvekili de eklendiğinde 34 sayısı geçilebilirdi. Buna rağmen “Geçici Onuncu Madde” değişiklik önerileri içinde hiç yer almadı.

DPUG'nin belediye seçimlerinde UBP ile işbirliği ihtimali ve 366 istihdamın iptali konularında neredeyse hükümet bozuluyordu.  Fakat DPUG Hükümet Programında yer alan “Geçici Onuncu Madde’nin” değiştirilmesinden vazgeçince kriz söz konusu olmadı. Demek  ki “Geçici Onuncu Madde” CTPBG açısından hiçbir anlam, önem ve önceliğe sahip değildir.

Oysa “Geçici Onuncu Madde’nin”  kaldırılması ve azınlık hakları olmazsa olmazımızdır deniyordu. CTPBG Milletvekili Erhürman tarafından gelecekte yapılacak ne olduğu şimdiden bilinmeyen işbirliklerinin kabul edilmesine dair ifadeler içermesi nedeniyle hatalı olan “Geçici Onuncu Madde’nin” terminolojik hatalar nedeniyle mutlaka değiştirilmesi gerektiği vurgulanıyordu. Türk ordusunun adadaki varlığının anayasa değil Garanti ve İttifak Anlaşmaları olduğu ifade ediliyordu.

 Mevcut haliyle “Geçici Onuncu Madde’nin” anlamı şudur:

(1)   Yurt savunması, KKTC Silahlı Kuvvetlerince değil, TSK tarafından sağlanır.

(2)   Güvenliğin sağlanmasından ve silahlı kuvvetlerin yurt savunmasına hazırlanmasından KKTC makamları değil TC yetkilileri sorumludur.

(3)   Silahlı Kuvvetler Komutanı, savaşta görevlerini Cumhurbaşkanlığından bağımsız yerine getirir.

(4)   Silahlı Kuvvetler Komutanı, KKTC yetkili makamları tarafından atanamaz.

(5)   Silahlı kuvvetler KKTC Savunma Bakanlığı’na bağlı değildir. (Kıbrıs Cumhuriyetinde dahi hakkımız olan savunma bakanlığı zaten CTPBG tarafından iptal edilmiştir.)

***

Ortaya konulan değişiklik önerilerinde “Geçici Onuncu Madde” dışında da hatalar yapılmıştır:

“Temel Hak ve Özgürlüklerin Özü ve Sınırlanması “maddesinde “Sınırlama sebeplerinin, amaçları ve ölçütleri AİHM İçtihatları dikkate alınarak yorumlanır” kuralını içeren fıkra metinden çıkarılmıştır.

İnsan haklarına saygı gereği düzenlemeler içeren “Azınlık Hakları” başlıklı, 12A maddesi de metinden çıkarılmıştır.

 “Çocuk Hakları” başlıklı yeni 25A maddesinde, Uluslararası Çocuk Hakları Sözleşmesine uygun kurallar da çıkarılmıştır. Ayrıca çocuk hakları, iç hukukumuzun bir parçası olup Anayasada yer alması gereksizdir.

Siyasal partilere devlet yardımı konusunda, seçime katılan partiler arasında devlet yardımı açısından milletvekili çıkaran ve çıkarmayanlar ayırımcılığı yapılmaktadır. Bu maddedeki değişiklikle mecliste çok çirkin olan milletvekili transferleri serbest bırakılırken bir partiden diğerine gidecek olan para transferi yasaklanmaktadır.

“Yurt Ödevi” başlıklı” maddeye konulan ve Avrupa ülkelerinde kabul edilerek yaygınlaşan vicdani ret hakkı kabul edilmemiştir.

Seçilen vekillerin yeminden önce, kamuya servet beyanlarını zorunlu kılan değişiklik önerisi vardı. Mecliste kabul edilen ise açıklık ilkesine aykırı bir şekilde mal beyanını sadece Yüksek Seçim Kurulunu haberdar etmekle sınırlamıştır.

Milletvekilleri, kurallarla bağlanmak istemediğinden meclisin haftada en az iki defa toplanmasını öngören kural ile bir yasama yılında en çok 15 gün çalışmalarına ara verilmesi kuralı iptal edilmiştir.

Mahkemelerimizin AİHM içtihatlarıyla şekillenen prensiplerden yararlanmasının önünü tıkayan bir tavır ortaya konulmuştur.

“Yüksek Yönetim Denetçisi (Ombudsman)” hakkındaki değişiklik önerisinde adayların belirlenmesinde Yüksek Adliye Kurulu görevlendirilmişti. Ancak bu madde mecliste değiştirilerek meclise hem adayları belirleme, hem de seçme yetkisini vermiştir.

Yerel yönetimlerde bir kimsenin en fazla üç kez belediye başkanı seçilebilme kısıtlamasının ucu daha sonra milletvekillerine de dokunur ve onların da üç dönemden fazla görev yapması engellenebilir düşüncesiyle bu madde de çıkarılmıştır.

“Anayasa Mahkemesinin Yetkileri” konusunda mahkemelerimizin AİHM İçtihatlarını gözetme görevi değişiklik metninden çıkarılmıştır. Hakları ihlal edilen yurttaşlara başvuru hakkı tanınırken yurttaş olmayanlara mahkeme yolu kapalıdır.

***

KTFD Anayasasında olmayan ve KKTC anayasasına konulan “Geçici Onuncu Madde”  bu günkü düzeni yaratanların arkasına saklandığı bir maddedir. Anayasa değişiklikleri oylaması anayasanın bütünü için yapılacak ve evet demek “Geçici Onuncu Madde’nin” tekrar onayı anlamındadır. HAYIR demek ise AKP güdümündeki partileri protesto ve vesayetle yönetime HAYIR anlamına gelmektedir.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.