1. YAZARLAR

  2. Ali Tekman

  3. Yankeş ve kalleş bir “medyadan” doğruları beklemek
Ali Tekman

Ali Tekman

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Yankeş ve kalleş bir “medyadan” doğruları beklemek

A+A-

Adına, hiç hak etmediği halde “medya” yakıştırması yapılan, o kadar yankeş ve kalleş bir basın-yayın ortamı var ki şu ülkede…

Bazen “kokuşmuş siyaset” diyoruz ya, aslında gerçekten leş kokan bir basın-yayın bataklığı olduğunu da itiraf edemiyoruz.

Aynı zamanda paçalarından cehalet akan… İkiyüzlülük ve her türlü “alfonsluğun” prim yaptığı… Üç kuruş para ve beş kuruşluk reklâma tüm değerlerin paspas edildiği…

Adı böyyük, ‘gözü’ kovuk” güya “medya”…

Pek çok “çufçufun” artık siyaset kurumundan önce, bu ülkenin “medyasında” işe başladığını ve “tamamen duygusal” yükselişe geçtiğini bilmeyen mi kaldı?

* * *

Çeşitli siyasi makamlardan beslenen ve son günlerde mevzusu sıkça gündeme gelen bir düzineye yakın “medya fingirnozundan” söz etmiyorum sadece…

İyi çalıştırdıkları “kumbaralarını” iyi dolduranların kim oldukları belli… Yarın öbürgün bu “ruspiklerin” isimleri de ortaya çıkar, “putkalarını” besleyenler de…

Ama emin olun ki, bunları deşifre edecek olanlar da, kumbarası veya putkası daha az çalıştığı veya beslendiği için onlara bir tür “haset eden” başka bazı “medya kokorozları” olacaktır yine…

Onun kumbarası yaldızla mı kaplı ki, benim kumbaraya henüz birşeyler koyan yok” gibi bir endişeye kapılanlar örneğin…

Sözünü etmeye çalıştığım esas mesele;

Kendi çıkarlarına denk düştüğünde, rejimin bütün çarpık yasa, kural, karar ve mekanizmalarını yerden yere vurmakta birbirleriyle yarışanlar;

Büyük bir kitleyi ilgilendiren ama kendi kişisel çıkarlarına bir katkısı olmayacağını hissettikleri konularda ise, rejimin olanca zulüm ve çirkefine ses çıkarmamakta, rejimin çeşitli mekanizmalarından çıkan kararları, o terminolojiyi kullanarak yaptıkları yayınlarla onaylamaktadırlar.

* * *

İşte en son örnek, Lefke-Çetinkaya Federasyon Kupası” finalinde yaşananlar ve giderek daha fazla aralanan perde arkası…

Bu ülkede yaşayan hemen her insan, zaten daha ta baştan, birilerinin bu kupayı, ismi dolayısıyla Çetinkaya’ya verme niyet ve organizasyonunda olduğunu öngörebiliyordu.

Nitekim, futboldaki Lefkoşa Dükalığının “aldırdığı kararlar” da zaten öyle düşünen insanlarımızı yanıltmadı.

Kararlara esas teşkil etmesi gereken gözlemci ve hakem raporlarını okuyanlar, gerek saha içindeki kumpaslar, gerekse tahriklerle “maç tamamlattırılmayarak”, Çetinkaya’nın “hükmen kupa galibi” ilan edilmesi kararının çok önceden verildiğini derhal anlayacaklardır.

Lütfen herkes maç gözlemcisi Alper Aligüllü’nün “Tahkim Kurulu” tarafından dikkate alınmayan raporuyla, hiç darbe almadığını belirten ve o kargaşa sonrasında bile “maçı yönetme niyeti” ortaya koyan orta hakem Gökhan Koşer’in raporunu iyi okusun…

Olayların felakete dönüşmemesi, Çetinkayalı seyircilerin stadı güvenli biçimde terk edebilmeleri ve dışarıda olay yaşanmaması için;

Tatil” kararının ardından, emniyet güçleriyle mükemmel bir işbirliği içerisine girerek, tribündeki öfkeli Lefke taraftarlarını saha ortasına çekip orada oyalayan Lefke TSK yönetiminin bu örnek davranışını da şöyle bir sağduyuyla değerlendirsin kamuoyumuz…

* * *

Ama işte bunu, ancak işine geldiği zaman rejimin yanlış kararlarını eleştiren “yankeş medyamız” değerlendiremiyor. Sadece Lefke takımına değil, olduğu gibi Lefke yöresine karşı kurulan ahlaksız komployu araştırmıyor. Üstelik kokuşmuş rejimin terminolojisiyle, “Kupa Şampiyonu Çetinkaya ifadeleriyle “haber” yapıyor.

Federasyon bile işin içine“hükmen” kaydını yerleştirirken, bizim “yankeş medya” normal bir kupa galibiyeti olmuşçasına yayın yapıyor.

Ve işte cehalet… Dünyanın hiçbir ülkesinde, Lig Şampiyonasının yanında düzenlenen Kupa maçlarının sonunda başarıya ulaşan takıma;

- “Kupa Şampiyonu” denmez… Çünkü lig tarzında bir şampiyona değil, kupaya doğru giden eliminasyon usulü bir turnuvadır söz konusu olan…

Sonunda turnuvayı kazanana “kupa şampiyonu” yerine, “kupa galibi” (cup winner) denir. Ülkelerindeki kupa turnuvalarını kazanan takımların katıldığı ve şu anda artık yapılmayan Avrupa çapındaki turnuvanın adı da zaten bu yüzden “Kupa Galipleri Kupası” (Cup Winners Cup) olarak belirlenmişti.

Heyhat… Bu kokuşmuş medya, hala daha “kadına” bile “bayan” demeyi sürdüren bir cehaletle iç içedir.

Üç-beş onurlu yazar ve yönetici hariç, “yankeş” bir “medyadan” doğrulara ilişkin bir hareket ve araştırma beklemek, çirkeften gül kokusu beklemeye benzer.

Çirkeften beslenenler olduğu sürece de, vaka umutsuzdur.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.