1. YAZARLAR

  2. Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

  3. YARIM ŞEHRİN DİĞER YARISI…
Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

YARIM ŞEHRİN DİĞER YARISI…

A+A-

Arkadaşlar,” 16 Mart’ta tekrar gel, o gün toplanacağız” dediler.

Biliyorsunuz geçen hafta toplanmıştık.

Topu topu beş kişiydik toplanan.

Kimisi “uzak,” kimisi “geç,” dedi…

Bu sefer Lefkoşa’da yapılacak.

Bakalım kaç kişi, ne mazeret bildirecek…

Bir aksilik olmazsa 16 Mart’ta “The last of The Baf” yani Baf’ın yarımlaştırıldığı 1974 yılının son lise mezunları, toplanacak.

Baf’ın yarımlaştırılması…

 İlginç bir benzetme bu.

Nüfusunun yarıya yakınının göç etmesi ile bir şehir yarımlaşabilir mi hiç?

Boşalan yerlere birleri gelir, yerleşir.

Bırakılan dükkânlarda yine başkaları iş kurar.

Süreç devam eder…

Yollar yine arabalarla dolar.

Kazalar olur, kavgalar, aşklar yaşanır.

Husumetler kaldığı yerden devam eder.

Dayanışmalar da öyle.

Bir şehrin yarımlaştırılması olur mu hiç?

Nitekim biz gittikten sonra Mutallo’da yıkılmaya yüz tutmuş birkaç evden başkaları dolduruldu.

Hatta balkonundan hatıra diye kuzeye getirmek için feslikan bile aldığım var.

Bu insanların kimisi Baflı, kimisi 1974’te evlerini kuzeyde bırakmak zorunda kalanlardır.

Bizim özlemle andığımız gün batımını şimdi onlar izlerler.

Bizim, kokusunu birkaç saat alabilmek için kilometrelerce yol kat edip gittiğimiz yerde her an çekiyorlar içlerine Baf’ın havasını.

Biz kuzeyde kokuşmuşların arasında kokmuş sularla idare ederken, oradakiler Baf’ın suyunu her an içebiliyorlar.

Trodos dağlarından gelir o su.

Su normalde kokusuz olsa da memleket gibi kokar oradaki…

Yani tüter.

Unuttuk tüteri de çoğu kelimelerimizi unuttuğumuz gibi.

Tüter derdik, şimdi tütenlere “kokar” diyoruz.

Çünkü televizyonlarda spikerler, program yapımcıları, okullarda okutulan her şey tütmeyi kokar diye öğretiyor.

Çörek derdik çöreklere, daşinobittaydı tahınlı ekmeklerimiz…

Şimdi simit ve tahinli pide…

Zamana oynayanlar Kıbrısltürklerin bir gün Kıbrıslıtürk olduklarını unutacaklarını biliyorlar.

Yarımlaşması olur muydu bir kentin?

Eğer bütünlüğünü sağlayanlar gitmişlerse olur.

Bugün yaşlı olan Baflıların çoğu doğal yolla gittiler.

En son ziyaretimde birkaç yaşlı görmüştüm Baf’ın limanında hala gitmeyen.

Birisi ile ayaküstü sohbet ederken babamı tanıdığını anladık.

Sarıldı babama sarılır gibi…

“Ah” dedi “bizleri birbirimizden koparttıkları o gün yarım kaldık”…

Tam anlayamamıştım ne demek.

Meğer “Et ve tırnak gibi” dedikleri yalanın gerçeği bu olsa gerek.

16 Mart’ta Baf’ın yarımlaştırıldığı 1974’ün son mezunları toplanacaklar.

Lefkoşa’da hem de…

Unutmayın ve mazeret üretmeye kalkmayın…

Bizler yarım bırakılmış şehrin diğer yarısıyız.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.