Dr. Nazım Beratlı

Dr. Nazım Beratlı

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Yasal mı?

A+A-

Kıbrıs’ta benim bulabildiğim faizle ilgili en eski düzenlemenim, 1882 yılında 7 numaralı Yasa ile yapıldığı görülmektedir. Sözü edilen ve 6.6.1882 tarihini taşıyan 7 numaralı yasa, Fasıl 150 olarak anılır. Fasıl 150 Interest Law’a göre senevi “azami” %9 faizden yukarı faiz, alınamaz...

Yüzbeş sene, sömürgecilerin yaptığı bu yasa tatbik edildi...

Sonra, biz özgürlüğümüze kavuştuk ya? Faiz, borç alacak işlerimizi “gâvur” yasası ile yürütecek halimiz yok! Özgür meclisimiz, 1987 yılında, oturdu bir yasa yaptı! 35/87 numaralı bu yasa, hem Fasıl 150’yi ilga etti ve hem de akıllara seza, meclis faiz oranlarını belirleme konusundaki yetkisini, aslında özel bir şirket ortaklığı olan Merkez Bankası, İdare Meclisi’ne devretti! Yasanın 25 ve 11(5) maddeleri, borçlara uygulanacak faiz oranlarını saptama yetkisini bankanın İdare Meclisine sınırsız olarak tanımıştır. Sözü edilen Bankanın İdare Meclisi de 1991’de aldığı karar ile KKTC’de Türk Lirası borç ve mükellefiyetler için faiz birikimi olarak dava yolu ile tahsil edilecek miktarı faizin ödendiği ana para borç ve mükellefiyet miktarının 4 katı ile sınırladı! Yani bir lira borç aldıysanız, en çok 4 lira ödeyebileceksiniz... Bitmedi...

Meclis’imizin 35/87 numaralı yasa ile kendi yasama hakkını devrettiği aynı merci, 2000 senesinde aldığı karar ile 4 kat ile sınırlı olan bu üst sınırı, ilga ederek, 10 katına çıkardı! O da yetmemiş olacak ki 2001 senesinde aynı organ, aldığı karar ile 10 kat sınırlamasını da ilga ederek Türk Lirası borçlar veya krediler için faizi tamamen serbest bıraktı.

Ve 2002’de bütün bankalar gümbadak battı... Borçlarını da memur, 3 yıl maaş zammı almayarak, ödedi...

Şimdi, ortada iki soru var: Birincisi: Böyle ucu açık ve miktarı da keyfe keder faiz oranları ile bankalar yaşar mı? Batar mı? 2002’ye bakın, görün...

İkincisi, meclisin böyle belirli konularda yetkilerini başka bir bir makama devretme yetkisi var mı?

2001 yılında o zamanki yeni düzenlemenin tüketiciyi koruyan hiçbir unsuru bulunmadığına dair Yüksek Mahkemeye açılan bir davaya cevaben, verilen kararda,” Anayasamızın başta 4. maddesi olmak üzere KKTC’de yasama yetkisinin sadece ve sadece Cumhuriyet Meclisine verildiği sarihtir. Meclis ise, 41/2001 sayılı Yasanın 11(5) ve 24. maddeleri ile (24. maddeden alınan kelimelerle) “faizlerin kısmen veya tamamen serbest bırakılmasını ve yürürlülük zamanlarını saptamaya yetkilidir” demekle, sınırsız olarak bu yetkiyi yasanın verdiği yetkiye istinaden, ismi yasa yapmak olmamakla birlikte aynı sonucu doğuran Merkez Bankası İdare Meclisi karar alabilir demekle Merkez Bankasının İdare Meclisine devretmiştir. Bu Meclisin yasama yetkisini düzenleyen ve bu yetkiyi münhasıran Meclise veren Anayasamızın 4. maddesine aykırıdır. İlaveten ve aynı nedenlerle Anayasanın 1, 78 ve 89’uncu maddelerinin ruhuna da aykırıdır.” Denilmektedir...

“Bu görüş 35/87 ve bilâhare yürürlüğe girip halen yürürlükte olan 41/2001 sayılı Yasa gündeme gelene kadar Kıbrıs’ın son yüz kusur yıllık geçmiş tarihinde faiz düzenlemelerinin hep yasa ile yapıldığı gerçeği düşünülürse daha da kuvvet kazanır ve Meclis Anayasal kurallar çerçevesinde sınırsız olarak bu yetkiyi başka bir organa devredemez. Tarih boyunca faiz düzenlemeleri hep yasa ile yapılırken 1987’de bu yetki sınırsız olarak ve herhangi bir kısıtlamaya tabi olmadan yasa ile Merkez Bankası İdare Meclisine bırakılmıştır.” Diyerek, hem yetki devrini ve hem de ona dayanarak yapılan 22 Aralık, 2001 tarih ve 
469 sayılı “yasayı” iptal etmiştir. Karar aşağıdadır:


“1) Cumhuriyet Meclisinin yaptığı 41/2001 sayılı ve Resmi Gazete’nin Ek I,
2001, sayfa 265’de 23.11.2001 tarihinde yayımlanan yasanın 11(5) ve 24. maddelerinin Anayasamızın 1, 4. maddelerine aykırı olduğuna Sayın Talat D.Refiker’in karşı oyu ve oyçokluğu ile,

2) Bu kararın Resmi Gazete’de yayımlanmasına oybirliği ile
karar verilir.”

Şimdi merakım, avukat canibinden biri, halkın avukatı olmaya niyetlenir de bir borçlu adına Yüksek Mahkemeye, “Bu borç yasal değildir, dayanağı anayasaya aykırı, işte 2002 tarihli sizin kararınız” diye dava açar ise ne olur? Belki işallah meclise bir de avukat girer zaman...

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.