Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Yedek anahtar…

A+A-

Örnek vermek gerekirse, “ev” diyeceğim…

Çünkü evden çok ne var etrafımızda?

Çocuk ne görürse bilgisi o kadardır.

Bize de dağları, taşları, betonlarla dolu gösterdiler…

Bakın.

Bir uçtan bir uca…

Karpaz’ından Kormacit’e…

“Demir ağlarla ördük anayurdu dört baştan” diyorlar ya…

Geldiler, dört yanımızı betonla ördüler.

Çünkü betondur yeşili kurutacak.

Nereden bakılırsa bakılsın, beton giren yere ot giremez.

Beyefendi arabasına garaj yapacak.

Üç ağacı keser, zemine beton döker, üstünü de amiyandoyla kapatır.

Kimisi alet edevatı koyacak bölme de yapar oraya, kimisi arabasını yıkamak için tertibat…

Sonra havuz çeker canı…

Etraf denizdir oysa.

Üstelik dünyanın en güzel denizidir burası.

Hırçın da değildir Karadeniz gibi.

İçinde saldırgan köpek balıkları bulunan okyanusa hiç benzemez.

Kıbrıs denizi, Kıbrıs insanı gibidir, uysal ve sakin.

Git, havuz gibi, karıncanın su içebileceği durgunluktaki suya gir.

Üstelik canının çektiği her yerden…

O giremez.

Beyefendiler herkesin gireceği bir yerde denize girmez.

Ayıptır, karizmaya yakışmaz…

O kendine ait sabah akşam motorunun çalışıp gürültü çıkartacağı havuz ister.

Etrafına kendine ait şezlongunu koyacak.

Havlusunu asacak askısına.

Giyecek terliklerini.

Bir de güneş gözlüğü takacak.

Yatacak betonunda.

Ne kum var ayaklarına dolanacak, ne ayağını kesecek midye…

İçinde galamagi olan meyve sulu votkasını yudumlayacak.

Ara ara da kahvesini içecek.

Örnek vermek gerekirse, “ev” diyeceğim…

Çünkü ördüler dört yanımızı betonlarla.

Bunu n için de dağlardaki kireci, kumu, çakılı kullanıyorlar.

Ki kendilerine denize sıfır seviyede yeni betonarme alanları açsınlar.

O yüzdendir ki örneklemede hep beton yani “ev” gelir aklımıza.

Nitekim Özersay da görüşmelerden bahsederken “ev” örneği verdi.

“İleri doğru atacağımız her bir adım, aslında yeni ortaklığın, bu yeni evin duvarlarını tesis edecek” dedi.

Yeni duvarlardan.

Yeni çatıdan…

Ve yeni ortaklıktan bahsetti, Özersay…

Ev iyidir.

Büyüklerimizden, “Hiç olmazsa başımız sokacak yerimiz olsun” sözünü duyardık.

Oysa…

Çatısıyla, tabanıyla, duvarı, penceresi ve kapısıyla evimiz hala yıkılmamış duruyor.

Hem de tam karşımızda…

Bize kalan, sadece anahtarını tutandan, yedeğini istemek…

Çevir gir içeriye…

Sırf betona döndürülmüş ülkede örnek ver deseler ben de ev derim…

Ev…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.