1. YAZARLAR

  2. Eşref Çetinel

  3. Yeni eğitim yılından da hayır beklemeyin
Eşref Çetinel

Eşref Çetinel

Halkın Sesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Yeni eğitim yılından da hayır beklemeyin

A+A-

Sıcak bir yazın ardından  okullar,  artık söylemeye hiç gerek yok,  her yıl olduğu gibi hem  bakım ve onarım hem de öğretmen eksikliklerini taşıyarak açılıyorlar. Tabi Bakanlığı yeni devralan   Atasayan’ı bu konuda töhmet altında tutmak da mümkün değil.  Bakan olalı dün bir bugün iki.                                                                                         

Ancak   Hüsnü Ferudun’un  “Kıbrıs Türk Eğitim Tarihinde Bir Ömür”  adlı kitabına nazire, mesela kendilerinin  1930’larda Poli İlkokulunda öğrenime  başladığı o yılları  “başlangıç”  kabul etsek,   buna 1959’larda eğitim öğrenimin resmen Türk Cemaat Meclisine devredildiğini de eklesek,  bu  “eğitim”   dediğinizi  aradan geçen seksen yıla karşın hâlâ   “kurumlaştıramadığımız”  bir gerçektir!   

Tabi kabul ederiz.  Eğitim öğrenim bir süreçtir.  Cep telefonlarının her ay bir yenisi çıktığı için demode olup eskidikleri hükmünde  çöpe atıldıkları böylesi bir teknoloji ve kompüter çağında,  “Eğitimi”  statik kalıplar içine sokmak tabi ki mümkün değildir…

FAKAT BİZ BUNU DA BECERDİK.  Seksen yılda    çocuklarımızı yetiştirme üzerine  “kurumlaşması”  gereken okullarımızı  da siyasetçilerin kullanımına tahsis edilmiş rantın bir parçası yaptık!   Hem de seksen yıl sonra bile hâlâ  öğretmen eksiklikleri ile bakım onarımları sorunlarının,   yanı sıra    “nasıl öğrenciler yetiştiriyoruz”  sorgulamalarında!   

Nitekim  yeri geldiği için   bu  “yetiştirme”  olayının içine şunu da koymadan geçemiyoruz.

Geçtiğimiz günlerde Güney Rum liderliği  bir karar aldıydı.  “Bundan sonra okullar mücadelelerinin tarihi simgesi olan Eoka’ya ait müzeleri,  o mücadele uğruna ölenlerin mezar anıtlarını falan,  rutin şekilde  ziyaret edecekler…   (Yani Kıbrıs Helendir Helen kalacaktır ilkesi nesilden nesile ellerinden düşürülmemesi gereken bayrak gibi geleceklere taşınacaktır ki bunu eğitimlerinin  bir öğrenimi yapıyorlar…” 

Buna karşılık  Türk öğretmeni  öğrencilerini   “Atlılar Muratağa toplu mezarına”  ziyarete götürse,  bir fatiha okunsa o şehitlerin ruhlarına,  “faşist”    muamelesi görür!  Zaten az biraz yetiştikten sonra da hiçbir genç  faşist olmak istemediğinden   elinde pankart,   “Türkiye dışarı,  Rum içeri”  diye eylem yapar,  TMT’ye  karalar çalar!   Ki ne kadar  devrimci ve global olduğunu ispat ede!  Geçiyoruz!

VE OKULLAR AÇILIYOR:  Parası olan zaten çocuklarını çoktandır özel okullara gönderiyorlar.  Kimselerin devlet okullarına güveni kalmadı. Hatta okullarda görevli öğretmenlerin bile.  Ki çocuklarını en çok özel okullara gönderip en çok özel dersler aldıranlar onlardır…

Oysa  1970’lerden beridir zırlanıyoruz:  Bu ülkede  “Eğitim öğrenim çok önemli olmalıdır çünkü geleceğin uzayıp giden Kıbrıs  sorununu da bu sorunun kahrını çeken halkının kaderini de yetişmekte olan bu gençler yükleneceklerdir…”

ONLAR ARTIK ARAMIZDADIRLAR. Tutun ki çoktan yetiştiler bile.  Onlar artık kendi mesleklerinin  başarılı yahut başarısız insanları olmalarının  ötesinde STÖ’nin başında olanlardırlar!   Sendikacıdırlar!   Üst kademelerde bürokrat,  siyaset sahnesinin  aktörleridirler.   Gazeteci,  medyada at koşturandırlar!  Hatta Bakan’dırlar.   

Fakat halk katlarında mesleği ile bir yerlere sıkışamayan binlercesi de işsizdirler!  Yeniden  göç yollarına düştüler zaten…

İşim var diyenlerin  ise  “parası aşı yoktur!”  Her yıl evlenenler kadar ayrılanlar gerçeği yaşanıyor.  İntiharlar sari hastalık halini aldı! 

KISACA.  Seksen yıllık Eğitim sürecinde   “üniversitelileştik”  ama  kurumlaşamadık!  Sakın taşları kaldırıp altlarında ispatını aramayın.  Bakın şu Kurultay’a  anlarsınız.  Olanlar  “eğitim”  başlığı altında oluşacak kültürün,  demokratik teamüllerin sonucudur.  Ki o başlığın altındakiler  ne denli iyi   “okunup yazılır ve öğrenilirse”  halk o denli  “büyük”  olacaktır!  Değilsek eğer   Eğitimimizin  zafiyete  düşmüş cüceliğindendir!  Belli ki bu yıl da o cücenin boyunu uzatamayacağız!   

**********

AZ KALDI,  SONA ERİYOR

Olanları  “bizi ilgilendirmez”  yargımıza koyamadığımız Kurultay’dan söz ediyoruz.  Çünkü  UBP’nin bünyesinde kalması gereken  Kurultay,  muhalefetle medyanın da dürtüsü ile topluma mal edilmekle kalmıyor.   UBP hükümetinin Kurultay  sonrası değişiklikleri beklentilerinde tüm  KKTC insanlarını ilgilendiriyor.   Hem  hükümet krizleri hem de erken seçim zorlamaları ile.  

Bu nedenle    artık Kurultay dolayısıyla  olagelen propaganda ve dalaşmaları daha  yakından izliyoruz.

Mesela artık Kaşif asla Bakan olamayacaktır.  Pekala Sağlık servislerinin Kaşif sonrası kaderi değişecek midir?   Yahut Eğitim Bakanlığından alınan  Dürüst’ün yerine gelen Atasayan  acaba beklentilere cevap verecek,  sendikalarla ilişkileri sağlıklı zemine oturtacak mıdır? 

İki genç Bakan Atun  ve Saner,  Kaşif yanlıları olarak yerlerini alırlarken Küçük Hükümetinde Bakanlıklarına devam edecek midirler?

ŞU DA DENEBİLİR:  “Amma yaptın ha!  Yani iki üç bakanın gidip yerlerine birilerinin gelmesi midir bu memleketin şekline şemailine etki edeceğini söylediğin olay!  Ki hükümet değişimleri bile kıpırdatmıyor bu memleketi yerinden!”

Doğru!  Bir doğru daha var.  Ona da  “doğrusu şu ki”  diyerek bakıyoruz:  “Eğer her gelip giden hükümet Ankara ile Lefkoşa arasında oluşturulmuş ekonomik protokolü uygulamakla yükümlü ise geriye sadece söz konusu tedbirleri  kıvırmadan,  sulandırmadan icraat haline getirmek olayı kalır!” 

Ve kim ne derse desin.  Hatta keşke diyoruz:  Erken seçim olsa ve de şu sıralarda  CTP-DP-TDP  işbirliğinde  UBP iktidarını devirmek için ihtilal yapmaya hazırlanan   bu   “trio”  gelse iktidara.

İnanıyoruz ki Ankara’nın çizdiği yolda İrsen Küçük’lü UBP’den çok daha becerikli ve itaatkâr bir tutumda yürüyeceklerdir!  Kaldı ki zaten DP o yolun yolcusu.  CTP ise o yolun çok iyi yolcusu olduğunun denenmişliğinde  kendinden ispatlı!  Geriye kalır TDP.  Eh bu vesile ile    o da öğrenir  Ankara’ya  sadakati!     

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.