1. YAZARLAR

  2. Levent Özadam

  3. Yeni Ercan projesine mimar tepkisi!
Levent Özadam

Levent Özadam

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Yeni Ercan projesine mimar tepkisi!

A+A-

Öncü sektör olan turizm ülkesi KKTC’nin vitrini Ercan Havaalanıdır.

Özellikle ülkeye ilk gelen turistin ülke izlenimleri de burada şekil almaya başlar.

Şimdi sevgili okurlara sorarım;

Ercan’dan memnun olan tek bir kişi bile var mı bu ülkede?

“Hayır” dediğinizi duyar gibiyim.

Peki Ercan’ın sil baştan yenilenmesini istemeyen bir kişi daha var mıdır?

Elbette yoktur!

Şimdi sıkı durun lütfen;

Ercan Havaalanı’nın özelleştirilmesi kararı çoktan alındı ve yeni sahibi belirlendi bile.

Her zaman olduğu gibi gizli kapaklı!

Yangından mal kaçırırcasına…

İlgili şirket yeni Ercan Havaalanı’nın projesini bile hazırlattı.

Türkiye’nin önde gelen mimarlarından Emre Arolat gerçekten de rüya gibi bir proje hazırladı ve ilgili şirkete projesini sundu.

Çok büyük ihtimalle de önümüzdeki yıl başında projeye start verilecek ve gerek hizmet, gerekse teknik olarak çağdaş bir havaalanına sahip olacağız. Resimlerini sayfamızda da görüyorsunuz zaten.

Buraya kadar her şey tamam…

Peki tamam olmayan ne?

Kıbrıslı Türk mimarlarımızın isyanı…

Bir kez daha Kıbrıslı Türkün ülkeyi ilgilendiren böyle büyük bir projede devre dışı kalması.

Yani dışlanması, itilip kakılması!

Haklı olarak isyan ediyor Kıbrıslı Türk mimarlar…

Hele de gençler.

İşte onlardan bir tanesi de Onur Olguner…

Genç yaşında büyük başarılara imza atmış bir mimar gencimiz…

Ve isyanını şöyle dökmüş kelimelere;


“Levent bey iyi günler,
Geçtiğimiz günlerde mimarların projelerini gösteren bir internet sayfasına denk geldim. Bu internet sayfasını karıştırırken ise Türkiye'de iyi bir Mimar olan Sn. Emre Arolat'ın Ercan Hava alanı projesini görünce şok oldum. Konuyu biraz araştırınca, teyit ettirememekle birlikte, bu projenin hükümetimiz tarafından yaptırıldığını öğrendim. (Maalesef ülkemizde şeffaflık ilkesi olmadığı için hükümetin ne yaptığını öğrenmek ancak dedikodu yoluyla oluyor) KKTC'de KTMMOB'ye üye olmayan mimarların proje yapma izni yoktur.

Tabi hükümetin kendi yaptığı binalarda bu şart aranmamaktadır ama bu hükümetin yurt dışına proje yaptırma
lüksüne sahip olduğu anlamına gelmiyor. Gelmemelidir de zaten.

Hükümetimiz bu şekilde projeleri dışarıya yaptırdığında, zaten özel sektörde yasa dışı olarak yapılan "projeyi Türkiye'de yaptır, burada imzacı bir mimara imzalattır" mentalitesini teşvik etmektedir.

Kaldı ki yerli üretimi desteklemek istediğini söyleyen, özel sektörün canlanmasını savunan hükümet, hava alanı gibi ulusal bir projeyi ithal olarak yaptırtarak özel sektördeki mimarlık ofislerini baltalamakta, mimarlarımızı imzacı teknikerler haline dönüştürme yoluna önayak olmaktadır.

Bu noktada bir örnek de vermek isterim. Geçtiğimiz haftalarda Türkiye'de Çukurova Belediyesini hizmet binası yarışma projesi açılmıştır. Biz iki Kıbrıslı Türk Mimar olarak bu yarışmaya katılmak istedik. Yarışmanın ULUSAL olarak açıldığını öğrenince uzun çabalar sonucu Çukurova Belediye Başkanına ulaşmayı başardık. Sayın Yıldıran bey bizim katılmamızı kendinin de çok arzuladığını ama iki Kıbrıslı Türk mimar olarak katılmamızın imkanının olmadığını söyledi. Ancak gruplarına bir Türk Mimar arkadaşlarını da alarak böyle yarışmalara katılanlar olduğunu bildiklerini de ekledi.

Şimdi Türkiye'de bir belediyenin hizmet binası için açılıp kurallara uyularak adımlar atılırken, bizim hükümetimizin mevcut kuralları çiğneyerek, buradaki mimarların hakkını yiyerek, gizliden gizliye proje çizdirmesi açıkçası beni çok üzüyor. Demek ki Çukurova Belediyesi kadar profesyonel değiliz ülkemizi yönetirken.

Artı olarak belirtmeliyim ki, biz gönüllü olarak 'Lefkoşa için Tramvay' projesini hazırlarken en fazla duyduğumuz ve bizi sevindiren cümle "Bu projeyi yapanlar kendi içimizden insanlardır" cümlesiydi. Belki de projenin halktan bu kadar destek almasının bir sebebi de projeyi yapanların ve destekleyenlerin Kıbrıslı Türklerin olmasıydı. Biz bu projeyi hazırlık sürecini, tescilini, çoğaltılmasını, dağıtılmasını hep kendi cebimizden finans sağlayarak belki ülkeye faydası olur diye yaptık. Kıbrıslı Türk gençliğinde bizim gibi ülkemize bir katkısı olur diye ödün vermekten çekinmeyen binlerce insan varken, hükümetin hala kendi insanına güvenmemesi böyle ulusal konularda güvenmemesi çok üzücüdür.

Bu konunun en kötü noktası ise ülkemizde binin üzerinde Kıbrıslı Türk mimar olduğu, aralarında tecrübesi tartışılmaz olan abilerimizin de bulunduğu halde BÖYLE ULUSAL BİR PROJEYE ULUSAL BİR YARIŞMA AÇILMAMASIDIR.

Halen geç kalınmış değildir. Bence Sn Emre Arolat'ın projesi, ne kadar iyi bir proje de olsa, iptal edilmeli ve ULUSAL BİR ERCAN HAVA ALANI YARIŞMA PROJESİ açılmalıdır.

Ben bunu ülkesine katkı sağlamak için kendi olanaklarıyla uğraşmış bir mimar olarak beklerim.

Saygılarımla…”

(Onur OLGUNER-Mimar)

tikla.jpg

MESAJ KUTUSU

Sayın İrsen KÜÇÜK, partinize geçici başkan için bazı vekiller arayış içerisine girdiler. Parti içi güçlü bir muhalefet sizi bekliyor. Bu sıralar arkanızı sürekli kontrol etmenizde yarar görüyoruz.

Sayın Ersan SANER, sizin yeni Ercan Havaalanı projesinden haberiniz var mıydı? Ya da yeni projeyi gördünüz mü hiç? Bir mimar olarak bakalım yerli mimarların tepkisine nasıl bir yorum getireceksiniz? Merakla bekliyoruz!

Sayın Kemal DÜRÜST, işletmesinde uyuşturucu yakalanan bet salonu sahipleri ellerini kollarını sallayarak halkın içinde geziyorlar. Bet salonlarının artık adam akıllı ıslah edilmesi için neyi bekliyorsunuz? Yoksa ona da mı Ankara müdahale etsin?

Sayın Nazım ÇAVUŞOĞLU, Haspolat’ta kayıt dışı ve sağlıksız koşullarda yaşayan yüzlerce ailenin varlığı bölge halkını hem tedirgin ediyor hem de üzüyor. Uzun bir tatilden sonra artık bu konuları ciddiyetle ele almanız bekleniyor.

Sayın Mustafa AKÇABA, haberciler neyin haber yapılıp yapılmayacağını sizden mi öğrenecekler? Basın mensuplarına akıl vereceğinize siz kendi işinizi yapın ve öncelikle acil servislerdeki içler acısı durumu düzeltin.

Sayın Mustafa YEKTAOĞLU, Kıbrıs’ın yer altı kaynakları konusunda geçtiğimiz yıllarda yaptığınız uyarılar şimdi gerçek olmaya başladı. Kim bilir belki de sakalınız olsaydı bir dinleyen çıkardı değil mi?

Sayın Mustafa ÖZSOY, Cumartesi günkü dergide Jane ve Marie’nin resimlerine büyük tepki var. Bir çok aile çocuklarının sorularını cevapsız bırakmak zorunda kalmışlar. KKTC’nin ‘yeni yüzü’ne hiç yakışmadı doğrusu!

Sayın Sibel SİBER, partinizin özellikle genç ve bayan kesimi yeni yasama yılında sizi meclis kürsüsünde daha sık görmek istiyorlar. Şimdiden hazırlanmanızda yarar var.

Sayın Ersin TATAR, dün öğlen sıcağında Nuhun Gemisi’nde havuz başında güneşlenirken görülmüşsünüz. Şapka takarak da güneş geçmesinin önüne geçmişsiniz. Bu arada parti içinde isminiz Saray’ın başkan adayı olarak yayılmaya başladı bilesiniz.

Sayın Çağrı ADAL, turizm konusundaki mesajınızı aldım hassasiyetinize teşekkür ederim. Konuyu önümüzdeki günlerde gündeme taşıyacağım.

Sayın Tuncer ARİFOĞLU, size yakın olanlar fırtına öncesi sessizlik içinde olduğunuzu ifade ediyorlar. Önümüzdeki günlerdeki operasyonda adınızdan sıkça bahsedileceği iddia ediliyor.

Sayın Türkay TOKEL, siz bakanlıktan gittikten sonra Özdemir’in reklam işlerinde büyük düşüş yaşanmaya başlamış. Bu konuda bir iki hamle yaptığınız ve biraz da tehditvari konuştuğunuz iddia ediliyor.

Sayın Alihan PEHLİVAN, Girne Boğazı’nda villa aldığınızı duyduk hayırlı ve uğurlu olsun. Bu değirmenin suyu nereden geliyor diye soracaklar haberiniz olsun.

Sayın Ferhat ATİK, sen Viyana’da düğünü yaptın ama biz ne lokum ne çikolata gördük. Bir yastıkta kocayın diyoruz ama artık pamuk eller de cebe gitmeli diye düşünüyoruz, ne dersiniz?

Sayın Feriha NURLUÖZ, evden çalınan ziynet eşyalarına çok üzüldük. İnsan o kadar mücevheri evde saklar mı hiç? Yine de sizin canınız sağ olsun. Mala gelsin de cana gelmesin.

Sayın Mehmet KORTAY, ilk genel seçimlerde milletvekili adaylığı için çalışmalara şimdiden başladığınız yönünde haberler geliyor. Özellikle Göçmenköy’de size sempati besleyen genç bir kesim sürekli sizin adınızı ön plana getiriyor.

Sayın İrfan BATU, yoğun bir şekilde ay sonu yapacağınız düğün törenine hazırlanıyormuşsunuz. Bakalım bakan bey sizi balayı için nereye gönderecek? Bunu çoktan hak ettiniz.

Sayın Kemal DEVECİ, uzun bir aradan sonra yine İskele’de görülmeye başlamışsınız. Tilkinin dönüp dolaşacağı yer kürkçü dükkanıdır değil mi? Yoksa ufukta seçim mi var acaba?

Sayın Metin ŞADİ, son günlerde Sadrazamköy’e demir attığınız halen tatil modunda olduğunuz gözlemleniyormuş. Diyoruz acaba kanalı oraya taşısanız da biz de sebeplensek, fena mı olur yani?

Sayın Asım AKANSOY, Wikileaks belgelerinde sizin de adınız sıklıkla geçiyormuş. Herkesten beklerdik de sizden doğrusu beklemezdik.

 

Günün Fıkrası : Matematikçinin metresi

Bir doktor, bir avukat ve bir matematikçi bir metres ya da bir eş edinmenin iyi ve kötü
yanlarını tartışıyorlardı. Avukat der ki:

-Kesinlikle metres daha iyidir. Eğer bir karınız varsa ve boşanmak isterse, bir sürü yasal
problem çıkar.

Doktor der:

- Bir karınızın olması daha iyidir çünkü eş bir tür güven duygusu verir ve stress düzeyinizi
düşürür, bu da sağlığınız için yararlıdır.'

Matematikçi der;

- İkiniz de yanılıyorsunuz. Hem metresiniz hem de karınız olmalı ki karınız metresinizle ve metresiniz karınızla olduğunuzu düşündüğünde siz rahat rahat matematik çalışıyor olabilesiniz.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.