1. YAZARLAR

  2. Aysu Basri Akter

  3. Yeni mali protokol son şans
Aysu Basri Akter

Aysu Basri Akter

Yenidüzen Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Yeni mali protokol son şans

A+A-

Bugüne kadar yaptığımız tartışmaların merkezinde aslında ekonomi yatıyor.

Ekonomideki çıkmaz ve büyüyen bağımlılık siyaset alanını daraltırken, hem sosyal hem de siyasi sorunlar yaratıyor.

Kabaca tabir edecek olursak, “parayı verenin düdüğü çaldığı” bir ortamdayız uzun zamandır.

Yıllar boyu bir kangren gibi büyüyen bağımlılık yaramız artık dokunduğu her alanı öldürmeye başladı.

Süreçler kendi doğallığında ilerliyor, artık. Birilerinin artık zaten hasta olan uzva özellikle yara açmasına, kurşun sıkmasına gerek yok.

Her yıl Türkiye ile Kuzey Kıbrıs arasında imzalanan bir mali protokol var. Üç yıllık yeni bir dönemi kapsayacak olan protokol bu yıl yenilenecek.

Bugüne kadar yapılan anlaşmalar arasında sonuncusunun yankı ve etkisi hala dalga dalga hissediliyor.

Bir hükümet bitiren, ardından yaşanan süreçte ağır bir toplumsal buhran ve ekonomik daralma yaşatan bir sonucu var, son paketin.

Sadece paketin değil, şüphesiz ki kötü yönetimin de...

Zira bu toplumda bugün her kesim artık sistemin çürümüşlüğünün ayyuka çıktığını ve sürdürülemezliğinin farkında olduğunu ortaya koyuyor.

Bu yıl içinde iki ülke arasında imzalanacak mali protokol belki de sadece ekonomi değil, siyaset için de son şans olacak bir öneme sahip.

Çünkü, ekonomisini yönetemeyen, sorunlarına çare üretemeyen bir yapı içinde bütün kontrol Türkiye’deyken, siyaset de üretilemiyor.

Koşullar kendi doğallığında Elçilikten Yardım Heyetine uzanan bir başka iktidar yaratıyor.

Ve kendi sorununa kendi çare üretmekle yükümlü olan siyasiler, çareyi, buralarda aramaya, farklı hesaplar yapmaya başlıyor.

Günün sonunda ise sadece tepkisel çıkışlara mahkum kalıyor sendikacılık da siyaset de…

Yapılması gereken son derece açıktır.

Yıllardır bu ülkede siyaset sahnesine adını yazdırmış Başbakan, siyasi hayatının son demlerinde bu şekilde anılmak istemiyorsa, toplumsal uzlaşı zeminini yaratmak için çalışmak zorundadır.

Bugüne kadar parti içindeki liderliği ele almakta yaşadığı sorunlar doğrudan hükümete de yansıyarak her iki alanda da başarısız bir karne çıkardı, İrsen Küçük için. Şimdi kurultay yaklaşırken, parti içinde bıçak sırtındaki konumu derinleşirken bunu yapması kolay olmayacaktır. Ancak bunu başarması şüphesiz ki, hem parti içinde hem de hükümette elini güçlendirecektir.

Özellikle CTP’nin ana muhalefet partisi olarak, bunu zorlaması gerekiyor.

Bugüne kadar yapılan çalışmaların harmanlanmasıyla toplumsal uzlaşı zemininde bir çalışma üretilebilir.

Yoksa olası bir hükümette olası bir koalisyon ortağı olan partinin siyaset alanı da kalmayacak ve tıpkı Pirus Zaferi gibi, hükümete giderken çok daha fazlasını heba etmek zorunda kalacak.

TDP’nin de son dönemlerde sadece tepkisel alana odakladığı muhalefeti ve toptan retçi pozisyonunu uzlaşı zeminine taşıyıp, mutlaka imzalanacak olan bu protokol konusunda bu kez Kıbrıs Türk siyasetinin de etkin çalışmalarının yer alması adına uğraş vermesi gerekiyor.

Aynı misyon şüphesiz ki, diğer siyasi partiler ve mutlaka sendikalarla sermaye kesimine de ait bir misyondur.

Sadece tepkisel zeminde kalmak, sendikaların da birlik ve eylem kredilerini çoktan erozyona uğrattı. Üretim ve ticaret yapamaz noktaya gelen bu yapı içinde hızla sermayenin de el değiştirmesi gerçekliği var karşımızda.

Asgari ortak alanlarda ortak hareket etmek özellikle bütün bu yaşananlardan sonra hiç kimse için bu kadar zor olmamalı.

Çünkü bugünkü tabloda her kesimin ve hepimizin ortak bir sorumluluğu vardır.

Bugün yabancı yatırımcılarla yerli sermaye arasındaki dengenin mutlaka karşılıklı olarak masaya yatırılması gerekiyor.

Sosyal ihtiyaç ve öncelikler belirlenerek, kurumsal yapının yeniden yapılandırılması ilgilenilecek bir başka konudur.

İhtiyaç duyulan yasa ve düzenlemeler gündeme getirilip mutlaka hayata geçirilmesi için denetim mekanizmalarımızı geliştirebiliriz.

Ve mutlaka ama mutla Türkiye ile Kuzey Kıbrıs ilişkilerini iki ayrı devlet düzeyinde yeniden tanımlamalıyız.

Bugün ekonomi, siyaset, hukuk alanında dibe vurmuş bir tablo var karşımızda.

Bu yapıda siyaset yapmak da sadece ayakta kalmak da yarın bugünden çok daha zor olacak.


Kaynak: Yenidüzen

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.