1. YAZARLAR

  2. Dr. Nazım Beratlı

  3. Yeni politika yapalım tabii…
Dr. Nazım Beratlı

Dr. Nazım Beratlı

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Yeni politika yapalım tabii…

A+A-

Bu yazının kaleme alındığı saatlerde, Sayın Eroğlu, Ankara yolundaydı… Türkiye başkentinde, 1 Temmuz 2012’den itibaren, Kıbrıs Rum Tarafı bütün Kıbrıs adına AB Dönem Başkanı olunca, uygulanacak yeni politikaların konuşulacağı üst düzey bir toplantıya katılacak.

İşe bakın ki bugün AB Dönem Başkanı koltuğuna oturacak olan Dimitri Hristofyas, AB üyeliğine karşıydı! Genel Sekreteri olduğu AKEL’in 80.Yıl Tezleri’nde, bu açıkça yazılı! “Kıbrıslı Türk vatandaşlarımız istiyorlar diye evet dedik” diyor.

Hristofyas karşıydı ama başkanlık koltuğuna oturuyor! Taraftar olan Kıbrıslı Türkler ise kişisel vatandaşlık hakları dışında hiçbir şey elde etmiş değil! Ne toplumsal ve ne de hukuksal anlamda, AB vatandaşı olmak, Kıbrıslı Türkler’e hiçbir şey kazandırmadı!

Bu güne, nasıl geldik? Sağı solu suçlamadan önce, biz kendimizin neler yaptığımızı gözden geçirmeliyiz, her şeyden önce…

Öncelikle, Kıbrıslı Rumlar bütün Kıbrıs adına müracaat ederken, zamanın Kıbrıs Cumhurbaşkanı Yardımcısı da olan rahmetli Denktaş, Kıbrıs Cumhuriyeti’ni tanımadığından, bunu veto etme hakkı varken, edemedi!

Zira, 1960 Anayasası’nın verdiği o hakkı Makarios elimizden alırken; biz ondan daha büyük hevesle, o makamları terk edip, gelmiştik! Uygulanması, pratikte imkânsızdı…

Sonra uzun süre, Avrupalılar, Kıbrıs’ın sorunlu bir ülke olduğunu, Rumlar’ın tek başına adayı temsil edemeyeceğini ileri sürerek, heyette Türk üye de olmasını istediler. Bu öneriyi zamanın CTP Genel Başkanı M.Ali Talât destekledi! Rauf bey rahmetli, şiddetle karşı çıktı! Görüşmeler de böyle başladı! Çünkü, Atina bastırıyordu!

1974’te Yunanistan’ın AB’ne girmesine çanak tutarken, Ankara gün gele AB Genişleme Süreci’nin kontrolünü Atina’nın eline geçireceğini hesap etmemişti! Bu arada 1992’de Tansu Çiller Hükümeti, (ortağı SHP ve Karayalçın) Gümrük Birliği anlaşması karşısında, Kıbrıs Rum Hükümeti’nin, bütün Kıbrıs adına AB ile yaptığı görüşmelere itirazını geri çekti! Adamlar ferah ferah üyelik görüşmelerini, hepimiz adına yaptılar!

1999’a gelindiğinde, bu defa da rahmetli Ecevit (ortakları Mesut Yılmaz ve Devlet Bahçeli) “aday üyelik” karşılığında, Kıbrıs Sorunu çözülmese bile, Kıbrıslı Rumlar’ın tek başlarına ve bütün adayı temsilen AB üyesi olabileceklerini kabul etti! Mesele aslında o gün bittiydi…

2004’te Annan Planı gündeme geldiğinde, Kopenhag’da bize dendi ki:  “Sizin politikalarınızın AB’nin politikalarını değiştirmesi mümkün değil! Gelin şu çerçeve anlaşmasını imzalayın ki Kıbrıs Cumhuriyeti’nin üyelik belgesi iki imzayla, (Türkler ve Rumlar) gerçekleşsin!” Reddettik…

Yüzü suyumuz hürmetine, toplantı ertelenip, La Hey’de bir defa daha düzenlendi! Daha uçaktan inerken,  görüşme bile yapmadan, gene reddettik…

Papadopulos’un belgeyi tek başına imzalamasının yoluna halılar serdik… Gitti, tek başına hepimiz adına imzayı attı! Çünkü biz, imza koymayı reddettik…

O gün, bu akılları verenler; vatan millet diye mangalda kül bırakmayanlar, bu adamlar bütün Kıbrıs adına üye olunca, bir gün dönem başkanı da olacaklarını bilmiyorlar mıydı?

Biliyordu ama umurları değildi… “Bişey olmaz abi…” felsefesi…

Şimdi, alın görün! Olur muydu, olmaz mıydı?

Şimdi yeni politika yapalım, yapmasına da…  Yukarıdan beri anlatılan bu hataları yapanların ödeyecekleri bir politik bedel de mi yok?

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.