1. YAZARLAR

  2. Dr. Nazım Beratlı

  3. Yeni sol ve ekonomi (2)
Dr. Nazım Beratlı

Dr. Nazım Beratlı

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Yeni sol ve ekonomi (2)

A+A-

Dün yazıyı “politika bir tercihtir” diye bitirmiştik…

Doğru bir tek mutlak gerçekten ibaret, değildir.Çeşitli sınıf ve katmanların, üretim süreci içinde oynadıkları rollere bağlı olarak, her birinin kendi “gerçeği” vardır! Siz hangisini tercih etmektesiniz? Politik varlığınızı da bu belirler, hangi tanımla tanımlanacağınızı da!Adı her neye çıkmış olursa olsun, sizin ne olduğunuzu, üyesi olduğunuz herhangi bir kurum değil, tercihiniz belirler.

Politik bir parti iseniz, bu tercihi ayan beyan, açıkça ortaya koymak zorundasınız! “Bütün toplumun, hepsinin birden çıkarlarını savunuyorum ben” diyemezsiniz! Çünkü toplum, üretim sürecinde çıkarları birbirine antagonist sınıflardan oluşur. Belki iyi bir benzetme değil ama hem katilin, hem de maktülün çıkarları aynı anda savunulamaz. Ancak burada Zizek’in şu tespitini de anmazsak, konu yanlış anlaşılabilir: “Bütün köktencilikler, antagonizmalar üzerine şekillenir. (Yani çıkar çelişkileri NB) Oysa yeni sol düşünce, antagonizmaların, uzunca bir süre birlikte yaşamak zorunda olduğu bilinci üzerine biçimlenmelidir. Bunu anlamalıdır.”

Politika bir tercihtir! Kimi tercih ettiğiniz, açıkça ortada olmalıdır. Yoksa size lüzum yoktur politikada…

Şimdi gelelim Pazar Ekonomisi’ne… Pazar Ekonomisi, aslında “Ekonominin insan iradesinden bağımsız yasalarının önünü açın, altında kalanın da boynu koparsa kopacaktır, ne yapalım?” ana fikrine dayanır. Düşüncenin derinliğinde, gider gider ta Doğal Seleksiyon teorisine dayanır. Yani güçlü olan yaşar, güçsüz olanı doğa temizler, böylece toplumun kalitesi de artar. Bu bakımdan zeminini belki de Nitszche’ye kadar dayanır. Ve bu haliyle bu düşünceye, Hitler’in de bir itirazı olduğu, pek söylenemez! Sovyet iradeye bağlı ekonomi yönetme deneyimi çökünce, ki o tavır ve politika klâsik düşünceyi anlamayıp, indirgemeye dayanmaktaydı, bayram eden sosyalizm karşıtlarının çıkardığı vaveylâ o boyuta ulaştı ki Pazar Ekonomisi lâfı son derecede popüler oldu. Oysa bu kimin görüşü idi temelde? Adam Smith ve takipçilerinin!

Marx yaşarken, Adam Smith yok muydu? Vardı… Onun görüşlerine karşıdır, Kapital’deki birçok tespit!

Şimdi bu perspektifle soruyorum: Sosyal bir Pazar Ekonomisi olur mu? Bakın açıkça söyleyeyim, o teorinin sahipleri açısından bakarsanız, olmaz! Çünkü yerçekimi yasası, yer çekimi yasasıdır! Vardır ve insan uçamaz! Oysa uçuyor! Uzaya bile çıkıyor…

Yer çekimi yasasına karşın, siz uçmayı mı tercih ediyorsunuz, yoksa onu bahane edip, yürümeyi mi? Hangisi sizin temsil ettiğiniz çıkarlara uygun? Ya da siz o bahane ile hangi çıkarlara yarar sağlıyorsunuz? Unutulmamalıdır ki oldukça uzun bir süre, sosyalistlerin kapitalizm koşullarında siyaset yapması gibi bir gereklilik, önümüzde durmaktadır.

Bu koşullarda, politika yapmanın, üç yolu vardır: Ya, “biz yanıldıydık” deyip, müesses nizama yamalanacaksınız! Ya, marjinal gruplar halinde, bir köşede memnuniyetsizliğinizi dile getiren bir çevre olacaksınız! Veya zaman zaman hükümete de gelerek, topluma katkınızı vereceksiniz.

İlkini ele almaya da değmez… Ben üçüncü yolu tercih eder, ikincinin pasifizm olduğuna inanırım. Zizek’i de unutmadan… Bu mesele, ta Lenin zamanından beri tartışılmakta olup, kapitalizm koşullarında uygulanacak politikalar ta o zamandan, “Asgari Program” diye literatüre girmiştir.

Yarın devam ederiz… (ilk yayın tarihi 19 Nisan 2011)

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.