1. YAZARLAR

  2. Dr. Nazım Beratlı

  3. Yeni Sol ve Ekonomi (3)
Dr. Nazım Beratlı

Dr. Nazım Beratlı

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Yeni Sol ve Ekonomi (3)

A+A-

Alın Lenin’in Nisan Tezleri’ni, Uzaktan Mektuplar adlı broşürünü, Yaklaşan Felâket adlı broşürünü… Ölümüne kadar uyguladığı NEP politikalarını, inceleyin! Kapitalizm koşullarında, henüz sosyalizme evrilmeden, bir sol partinin önerdiği ekonomik modelin teorisini, oradan da okuyabilirsiniz… Tabii zamana ve mekâna göre…

Şimdi bu perspektivle, ben Sosyal Pazar Ekonomisi, teorinin sahiplerine göre bile olmaz dedikten sonra, bu tanımı, yürürlükte olan ve değiştirmeye henüz gücümün yetmediği bu üretim biçimi koşullarında bir defa daha hükümet olursam, çalışan sınıflar lehine ne gibi iyileştirmeler getireceğimin yanında, bu dünya görüşüm ile ekonomiyi nasıl yöneteceğimi de anlatmak olarak algılamaktayım. Ekonominin Yasaları, insan iradesinden bağımsızdırlar ama ben çalışan sınıflar lehine, stratejik müdahalelerde bulunmayı da bir görev olarak algılamaktayım. Nasıl ABD’de inşaat sektörü batınca, devlet müdahale edip kurtarıyorsa finans sektörünü, ben de çalışanlarımın lehine müdahale etmek gerektiğini savunuyorum. Onun tercihi finans sektörü; benimki ise çalışan sınıflar!  Ayrıntılar bir yana, budur Sosyal Pazar Ekonomisi tanımının anlamı… Yoksa aslında bu lâf Alman Hristiyan Demokrat Partisi’nin programında da var… Bayan Merkel de solcu değil herhalde…

Bize gelince:

Bu memlekette Pazar Ekonomisi olur mu?

İnsan iradesinin ekonomiye hiç karışmadığı ve ekonominin doğal yasalarının kendi haline bırakıldığı bir ekonomik sistem, bu ülkede uygulanabilir mi? Hadi biz karışmayalım, bırakalım kendi haline… Cemil Çiçek ne olacak? O bir yana, kendi merkez bankası olmayan, para birimi kendi yönetiminde olmayan, serbest ticaret yapamayan, serbest ulaşımın olmadığı bir ülkede, Pazar Ekonomisi! Buna fiziksel şartlar izin vermiyor bir yandan! Obür yandan sermaye sınıfımızın böyle bir talebi yok! Ayakları taşa vursa, “devlet nerde” diye, ortalığı gürültüye veriyorlar…

Adam Smith’den başlayarak, takipçilerinin de bütün o tahlilleri, serbest bir pazarın zaten kendiliğinden oluştuğu ekonomileri tarif eder. Uygulanmasını temsilcilerine, çıkarlarını da “burjuvazi”ye verir. Bizde ne serbest Pazar var, ne onun sahibi bir burjuvazi! Serbest Pazar’ın ilk karşıtı, onun sahibi olması lâzım gelen, “iş dünyası”! Sahibi yok ki o ekonomik teorinin, uygulanabilsin… Hani, Serbest Pazar? Sermaye yardım istediğinde devletçi, emek yardım istediğinde “serbest” olunur mu?

Böyle bir tercih, “sol” bir tercih mi olur? Politikada asıl ayraç, burasıdır…

Özetle Yer Çekimi Yasası vardır ve insan iradesinin dışındadır! Ama onu doğru kullanarak, ona rağmen uçmak da mümkündür… Kapitalizm koşullarında, ekonominin yasalarına insan iradesi ile müdahale etmek, evet doğru değildir ama bu, değil sadece böyle bir memlekette, dünyada da sosyal duyarlılıkları terk ederek, ekonomiyi güçlünün, zayıfı ekarte edeceği biçimde düzenlemek, ya da öyle algılamak, büyük mutsuzluklar getirecek bir yanlıştır.

“Yeni sol”, ekonomik alanda antagonizmaların uzunca bir süre birlikte yaşayacağını bilip kabullenerek, bir yandan pastanın büyütülmesi için yatırıma kaynak yaratıp, ihracatı düzenleyerek, öte yandan da emekçi kesimlerin sosyo ekonomik çıkarlarını en üst düzeyde savunmak olarak algılanmalıdır, bizim ülkemizde… Pasta büyümeli ki adil paylaşımı tartışılabilinsin…

Yerçekimi Yasası’nı bilerek, uçmayı da becerebilmek…
 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.