1. HABERLER

  2. KIBRIS

  3. Yeni zammın ardından alışveriş Güney'e kayar mı?
Yeni zammın ardından alışveriş Güney'e kayar mı?

Yeni zammın ardından alışveriş Güney'e kayar mı?

Üretici birlikleri düzenledikleri ortak basın toplantısında, bazı tarım ve tarımsal sanayi ürünlerinin imalatında katkı payı uygulanması kararının doğru yaklaşımlar içerdiğini ancak önemli hata ve eksiklikler de barındırdığını kaydetti.

A+A-

Doğuş Özokutan Çiftçioğlu

Sanayi Odası, Esnaf ve Zanaatkârlar Odası, Çiftçiler Birliği, Hayvancılar Birliği, Süt Ürünleri İmalatçıları Birliği ve Patates Üreticileri Birliği, düzenledikleri ortak basın toplantısında, bazı tarım ve tarımsal sanayi ürünlerinin imalatında katkı payı uygulanması kararının doğru yaklaşımlar içerdiğini ancak önemli hata ve eksiklikler de barındırdığını kaydetti.

6 örgüt adına bugün saat 11.00’de Sanayi Odası’nda düzenlenen basın toplantısına Kıbrıs Türk Sanayi Odası Başkanı Ali Çıralı, Kıbrıs Türk Esnaf ve Zanaatkârlar Odası Koordinatörü Hürrem Tulga, Kıbrıs Türk Çiftçiler Birliği Başkanı Hüseyin Kelle ve Kıbrıs Türk Hayvancılar Birliği Başkanı Mustafa Naimoğlulları katıldı.

Ortak basın açıklamasını Sanayi Odası Başkanı Ali Çıralı okudu.

“FON KARARI KISMEN DOĞRU… ÖNEMLİ EKSİKLİK VE HATALAR VAR”

Örgütler olarak fonları desteklediklerini ve doğru kullanılması gerektiğine inandıklarını dile getiren Çıralı, “Toprak Ürünleri Kurumu’nun (TÜK) görevlerini yerine getirebilmesi ve piyasayı düzenleyici bir kurum haline gelebilmesi iddiasıyla bazı tarım ve tarımsal sanayi ürünlerinin ithalatında yüzde 3 TÜK katkı payı uygulamasının hayata geçirilmesi kararını yaklaşım olarak kısmen doğru bulsak da, bu kararda önemli eksiklikler ve hatalar olduğuna inanmaktayız” dedi.

“AMAÇ ÜRETİCİLERİN REKABET GÜCÜNÜN ARTIRILMASI OLMALI”

Çıralı, ithal ürünlere konulacak vergilerin, ülke gelişimine katkı amacıyla toplumun uzun vadeli çıkarlarını koruyarak, ülke hedef ve stratejilerine göre kullanılması gerektiğini ifade etti.

Fonların kullanım amacının, ülkedeki üretimin kalite ve standartlarının gözetilerek korunması, sürdürülebilir bir ekonomik kalkınmanın temeli olan mal ve hizmet üretiminin planlı olarak artırılması ve üreticilerin rekabet gücünün artırılması olması gerektiğine işaret eden Çıralı, şunları kaydetti:

“ELDE EDİLECEK KAYNAK CARİ GİDERLERE DEĞİL EKONOMİYE”

“Bu kapsamda, ithal ürünlere konulacak fonla elde edilecek kaynağın kullanımında, bugüne kadar uygulandığı gibi bütçedeki cari giderleri karşılamak değil, katma değeri yüksek ürünlerin rekabet edebilirliklerinin artırılması ve ülke istihdamı ile ekonomiye katkı sağlaması amacı esas alınmalıdır.

2016-2018 Ekonomik Programı’nda belirtildiği gibi ‘TÜK’ün tekelci yapıdan çıkartılıp piyasa düzenleyici bir hale getirilmesinin’ sağlanması için tüm paydaşların elini taşın altında koyması talep ediliyorsa,  üreticilerin en önemli temsilcileriyle istişare edilmesi ve ileriye yönelik yapısal reformları içeren bir yol haritası hazırlanması ve bu yol haritasındaki plan çerçevesinde hem halkın hem de sivil toplum örgütlerinin desteğinin alınması gerekmektedir.”

“ZARARA NEDEN OLANLAR HESAP VERSİN”

Çıralı, bu bağlamda TÜK konusunda yapılacak çalışmalarda TÜK’ün yıllar içerisinde zarar etmesine neden olan sebeplerin araştırılmasını ve sorumlularının hesap vermesini, TÜK kararlarının, mali tablolarının şeffaf, hesap verebilirlik ilkeleri çerçevesinde kamuoyuyla paylaşılmasını istedi.

“ÜRETİMDE KULLANILAN ÜRÜNLERE KATKI PAYI KONMASI SORUN YARATIR”

Hammadde ve üretimde kullanılan ürünlere katkı payı konmasının üreticinin girdi maliyetlerinin artmasına ve rekabet edebilirlik açısından sorunlar yaşanmasına neden olduğunu anlatan Çıralı, bu bağlamda alınan kararın yeniden gözden geçirilmesini talep etti.

“ET DE BU KAPSAMA ALINSIN”

KKTC’de yeterince üretimi olan ithal ürünlere konan katkı payının artırılması ve et ürünlerinin de bu kapsama dâhil edilmesini istediklerini söyleyen Çıralı, KKTC’de üretimi olmayan ve dar gelirli vatandaşları etkileyen ürünler üzerindeki katkı payının gözden geçirilmesi gerektiğini kaydetti.

“ÖZERKLEŞME GEREKLİ”

Çıralı, TÜK’ün piyasa düzenleyici bir yapıya ulaşabilmesi için personel reformuyla birlikte envanterini düzenlemesi ve özellikle yönetim kurulunda üretici örgütlerin etkin temsiliyetinin sağlanarak, kurumun siyasi etkiden çıkarılması ve özerkleştirilmesi gerektiğini de anlattı.

TÜK’ün verimsiz ve görev zararı yaratan bir yapıdan piyasa düzenleyici bir yapıya ulaşabilmesi için paydaşlarla kapsamlı bir yol haritası hazırlanmasını istediklerini anlatan Çıralı, bu hususlar çerçevesinde çalışmaların gözden geçirilmesini talep etti.

Çıralı konuyla ilgili Tarım Bakanı Nazım Çavuşoğlu’yla da görüşeceklerini iletti.

TULGA: “TÜK GİBİ KURUMLARA İHTİYACIMIZ VAR”

Daha sonra söz alan Kıbrıs Türk Esnaf ve Zanaatkârlar Odası Koordinatörü Hürrem Tulga, TÜK gibi kurumlara ülkenin ihtiyacı olduğunu anlattı. “Bunların yokluğunda özel tekelleşme olur, pahalılık tetiklenir” diyen Tulga, kurumun özerkleşmesi gerektiğini de kaydetti.

Tulga, rekabet edebilirlik açısından fonun gerekli olduğunu ancak bunun hayat pahalılığını artıracak şekilde yapılmaması gerektiğini ifade etti.

KELLE: “TÜK SİYASETTEN ARINDIRILMALI”

Kıbrıs Türk Çiftçiler Birliği Başkanı Hüseyin Kelle de toplantıda yaptığı konuşmada, bu fonun hayata geçirilmesini yıllardır talep ettiklerini kaydetti.
Öte yandan üreticinin ana girdilerinden bazılarına da fon konulduğunu anlatan Kelle, bu kararın gözden geçirilmesini istedi.

Kelle, TÜK’ün özerk yapıya kavuşması ve siyasetten arındırılmasını talep etti.

NAİMOĞULLARI: “GİRDİ MALİYETLERİ ARTIRILMAMALI”

Kıbrıs Türk Hayvancılar Birliği Başkanı Mustafa Naimoğlulları ise üretici üretime devam etmeye ve ayakta kalmaya çalışırken, yabancı malların hiçbir fona maruz kalmaksızın, yüksek kârlarla satılmasının doğru olmadığını dile getirdi.

Naimoğlulları fonun girdi maliyetlerini artırmayacak şekilde düzenlenmesi gerektiğini ifade etti.

“ALIŞVERİŞ GÜNEYE KAYACAK SÖYLEMİ DOĞRU DEĞİL”

Fon konulması durumunda alışverişlerin Güney Kıbrıs’a kayacağı söyleminin gerçeği yansıtmadığını ifade eden Naimoğlulları, Sanayi Odası tarafından yapılan anketin Kuzey’deki mal fiyatlarının daha ucuz olduğunu ortaya koyduğunu anlattı.

Naimoğulları, TÜK’ü batıranların hesap vermesi ve TÜK’ün üreticilere devredilmesi gerektiğini de söyledi.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.