1. YAZARLAR

  2. Çiğdem Dürüst

  3. Yenilen (eme) diniz a dostlar!
Çiğdem Dürüst

Çiğdem Dürüst

Star Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Yenilen (eme) diniz a dostlar!

A+A-

Parti programları ve seçim bildirgeleri yavaş yavaş ilan edilmeye başlandı.

 

Bilirsiniz programlar genellikle idealleri içerir, devamında ne biri bunları takip eder, ne de programa uyulmadığı takdirde partiler bir eleştiri alır. Ta ki yeni seçim dönemine kadar.

Seçmenler olarak popülist hikayelere kanmanın, tanıdık birilerini meclise sokarak onların peşinden koşmanın, minnet ederek yaşam kurgulamanın bizlere ve siyasal sitemimize bize bir şey kazandırmadığı açıktır. Bundan sonra ideolojinin, gerçek geleceğin kurgulayan olması gerektiği de açıktır.

Bazı konlarda cesur olmak, alışılmış sistemden beslenenlere bir dur demek gerektiği açıktır.

***

Dün sabah Demokrat Parti'nin seçim bildirgesi açıklandı

Yine son söyleyeceğimizi baştan söylüyoruz: Bildirge alışılmışın dışında değildi.

Açıkçası Demokrat Parti seçim bildirgesinde ne yazık ki standart ve popülist bir söylem var.

Uygulanabilirse bazı adımlar atılabileceğini reddedemeyiz elbette. Toptan reddetmek gibi bir eğilim içinde değiliz.

Yine de şüpheyle bakmadan duramıyoruz, her programa şüpheyle bakmak zorunda olunduğu gibi...

En çok şaşırtan ve düşündüren konu kamu işleyişine yapılan vurgulardır.

Ne yazık ki programda kamu görevlilerine ve devlet istihdamlarına yönelik standart bir bakış mevcut. Bu da yine kamudaki işleyişin sorumluluğunu kamu görevlilerine yüklüyor. Daha da ileri gidecek olursak "kamu görevlilerinin günah keçisi olduğu fikri" sürdürülecek gibi görünüyor.

Kamu görevlilerine hizmet içi eğitim sağlayarak devlet hizmetini yerele taşımayı hedeflediğini anlattı Demokrat Parti. Kamu görevlisinin yeterli hizmeti veremiyor olduğuna gizli bir vurgu yaptı aslında. Kamu görevlisine sunulan hizmetleri ve imkanları dikkate dahi almadı. Geçici personelin uzmanlıklarına göre kadrolanmasının etkin hizmete katkı yapacağını anlatırken, kadrolu  personelin çalışma alanı ve uzmanlıklarından bahsedilmiyor bile. Kamuda mevcut cevherlerden söz etmek yerine yeni istihdam ve belki de partizanca yapılacak istihdamlar ile yüceltilecek yeni bürokrasi anlayışının ayak sesleri işittirildi.

Kamu görevlilerinin çalışma alanlarındaki fiziki ve psikolojik iyileştirmelerden söz edilmezken, kamu görevlisinin görevini gerçekleştirmesi için ihtiyaç duyduğu asal faktörlere değinilmezken, ucu kamu görevlisinin görevini iyi yapmıyor oluşuna vurgu yapan sözler içeriyor DP programı. Bunu eksik, yanlı ve taraflı bulduğumuzu söylemeliyiz. Buradaki amacın esasında yaratılanın kamu sektörünü eleştirilmesi mi yoksa "eşeğini dövmeyinin semerine yüklenmesi" mi olduğunu öğrenmeye ihtiyacımız var!

Kurultay hesapları uğruna dairelerde istihdam edilmiş olan ve özellikle de teknik dairelerde görev dahi verilemeyen (gün gitsin para gelsin anlayışını pekiştiren) kamu görevlilerine ek olarak, ailelerinde devlet maaşı çekmeyenlere de devlette istihdam sağlamaktan bahseden Demokrat Parti'nin bu yaklaşımını da yanlı ve popülist buluyoruz!

Din eğitimi konusunda, sünni İslamcı anlayışa bağımlı kalınmayacağını da ifade eden Demokrat Parti'nin dini eğitim konusundaki bölgesel kampüsler vurgusu, Hala Sultan İlahiyat Koleji'ni yaygınlaştırma ve ülke geneline dini okullar ekleme arayışının bir ifadesi olarak değerlendirilebileceğini düşünmek bizleri ürküttü.

Uyuşturucu kullanan gençlerin deşifre edilmesini önleyecekleri ve onlara rehabilitasyon sağlanacağı söylenirken, ülkeye uyuşturucunun sokulması veya gençlerin uyuşturucuya ulaşmasındaki imkanlarla mücadele edileceği hiç anılmadı. Bunun da çok manidar olduğunu düşünmeden edemedik.

Özellikle milli sporcu ve milli sanatçı kavramlarında yaratılması hedeflen planları anlatılan bölüm ise en endişe verici kısım idi. Daha dün Akdeniz Olimpiyatları'nda yaşanılan gerçekliğe karşın KKTC'li milli sanatçı ve sporcu kavramına bu denli cesur vurgu yapan bir anlayışı popülist bulmayıp da nasıl değerlendireceğimiz konusunda siz okurlarımızın desteğine ihtiyacımız olduğu açıktır.

Vatandaşlıklar konusu da tüm programların olmazsa olmazı. Türkiye

kökenli yurttaşlara sempatik gelecek fakat Kıbrıs kökenlileri de rahatsız etmeyecek bağlamda kurgulanmış cümleler ile aslında mevcut düzenin süreceği izlenimini veren anlayış parti programında bir farklılık gibi vurgulanmış. Bununla ne yapılmaya çalışıldığı bir merak konusudur.

Açıkçası, vatandaşlıkta hem "insani boyut" kavramı kullanarak  hem de objektif ve ilkeli bir devlet uygulamasından söz edilemez. Tam tersine sübjektivite ve belli zümrelere çıkar sağlama ihtimali olan bir algıyı yaratır bizden söylemesi.

Anayasa'nın da elden geçirilmesi noktasının yer aldığı programda sadece izleyerek tespitin mümkün olduğunu söyleyebilir ve takip edebiliriz dostlar!

KKTC'nin geleceği için uzun zamandır hazırlandıkları ve programlar yaptıklarını anlatan DP'nin BM ve AB kriterlerine diklendiği de programda açıktır. Bu diklenme ideolojik bir gereklilik olarak karşımıza çıkar ve KKTC'nin bağımsız varlığını her yönü ile dünyaya açmak konusunda bugüne kadar süregelen rüyalardan farklı davranırsa sözümüz olmaz. Ancak takdir edersiniz ki şüphe ile yaklaşmak bu söylem konusunda en doğru yaklaşım olacaktır. Çünkü geçmişte yapılanların bu gün için teminat olabileceğini düşündüğümüz bir dönemde, bunun ne kadar imkan dahilinde olduğunu sorgulamadan geçmek mümkün olmayacaktır.

***

Basın toplantısını naklen izledim.

Toplantı sonunda tek bir soru bile olmaması da düşündürücüdür. Program mı mükemmel, yoksa basın izleyip görmeyi mi bekleyecek takip etmek lazım!

Demokrat Parti: Takipteyiz!

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.