1. YAZARLAR

  2. Serhat İncirli

  3. Yenilik – değişim projesi!
Serhat İncirli

Serhat İncirli

Kıbrıs Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Yenilik – değişim projesi!

A+A-

Başkanlık sistemi mi daha iyi parlamenter sistem mi?

Yoksa diktatörlük mü?

Ya da krallık mı?

“Parlamenter krallık”tan çek, “fish and chips” üstü olsun! İngilizler için! Bir de büyük sosis koy, azacık sirke ve tuz! Ahhh İngiliz hayranlığı ahhh! Tottenham Şampiyonlar Ligi’ne kalır mı acaba?

Şu sistem daha iyi, bu sistem daha kötü tartışması; günler, aylar, yıllar sürecek bir kavgaya dönüşür ve bunu tartışmak, şu anda bence akılcı değildir.

Önemli olan, içinde yaşayamadığımız ve kokuşan sistemimizin çöktüğüdür…

Parlamenter sistem çalışmıyor…

Yasama ve yürütme birbirine karışmış durumda… Biri çalışmıyor, ötekini çalıştırmıyor…

Görünen köy ortada! Kılavuza gerek yok! Meclis iflas! Yasa yapılmıyor.. Sebebi, kokuşan düzen…

Çıkar ilişkilerine dayandı her şey.

Çok hastası dolayısıyla da çok oyu olan doktorların milletvekili olduğu bir yapı…

Mutlaka değişmek lazım.

Peki ne yapalım?

Demokrasiden vazgeçecek miyiz?

Hayır…

Demek ki önce “demokrasi” sağlama alınmalı…

Bu nasıl mümkündür?

Bu, bir tek Kıbrıs sorununun çözümü, çocuğun rüştünü ispatı ile olabilecek bir şeydir.

Bizim “kendi kendimizi yönetememe yaşımız”, 1958’den yani “Teşkilat dönemi” diye adlandırabileceğimiz dönemden sayarsak, 55’tir.

1974’ten sayarsak, 38 yaşındayız.

1983’ten sayarsak aha 30 olduk!

Avrupa’da artık 16 yaşında “reşit” olunuyor…

Çocuk evini ayrımazsa, reşit olsa da ananın kontrolündedir…

Evi ayıracağız demek, anneyi red değildir.

Anne, kutsaldır. O ayrı bir mesele…

Demokrasi, çözümle mümkündür.

Çözüm ve akabinde çok sağlam – müdahalesiz bir demokrasi ile sistemin değişmesi gündeme gelmelidir…

Mevcut parlamenter sistem kesinlikle çalışmıyor demiştik… Tekrar ettirmeyin beni!

Ne yapacağız?

Güneydekine benzer hatta tıpkısından bir başkanlık sistemini altımıza çekeceğiz…

Yürütme kendi işini, yasama kendi işini, yargı da kendi işini çok daha ayrı ayrı bir tavırla yapacak.

Torpil, patronaj, rüşvet sistemine alışmış ahali yani “eski nesil” temizlenecek, tüm siyasi partiler, yeni nesillere teslim edilecek… Derviş beyler, İrsen beyler, Ertuğrul beyler, Ferdi beyler, Ömer beyler, Sonay beyler gibi üç aşağa beş yukarı aynı neslin siyaseti; tegavüt olacak…

Yeni bir bilgisayarım olduğu zaman, çalışma hırsım zirve yapar… Masamın yerini değiştiremedim aylardır ve sıkıntılıyım. Odayı bir değişsem, iki badana atsam, değişiklik beni motive eder…

Biz de başkanlık sistemini, “iyiydi kötüydü”yü bırakın, “en uygunu budur” diye inanarak ve isteyerek alalım; motivasyonu zirveye taşıyalım.

Biliyorum, yukarıda isimlerini örneklediklerim, “mümkün değil” diyecek ve televizyon ekranına çıkarın, sekiz saat da nutuk sallayabilecek!

Ama başka yolu yok…

Rüştümüzü ispat edip; ana kucağından kurtularak, çözümle birlikte sağlam bir demokrasi ve başkanlık sistemi…

Bu kadar…

Ve son bir not… Geçenlerde Yunanistan’da, 1967 faşist darbesinin yıldönümüydü… Yürüyüşe katılanlar, o yıllarda 16 – 25 yaş arası olan, şimdinin 65 yaş ve üzeri delikanlılarıydı… Hepsi ilerici. Hepsi devrimci… Bizde, aynı nesilin tümü aşırı milliyetçidir… En ciddi eksikliğimiz de budur… Sakın yanlış anlaşılmasın ama bizde işte o nesilin ve o zihniyetin; siyasetten tegavüt olması gerekir… Saygıyla elbette… Yaşadıkları dönemde yaptıklarına yürekten saygıyla hem de… Onlar tegavüt; biz rüştü ispat; akabinde çözüm, demokrasi ve başkanlık sistemi.

Tekrar ettim… Evet ettim. Farkındayım tekrar ettiğimin… Kulağa çok hoş geliyor da!

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.