Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Dr. Dolgun Dalgıçoğlu

Afrika Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Yeşile kaçmak...

A+A-

Günler hızla akıp giderken, dünya ile birlikte insanlar da boş durmazlar.

Ne sabahları vardır onların, ne akşamları.

Günün her saatinde, ayakta illa birileri vardır.

Hani dünya, “biraz kafayı dinlemek isterim” dese, o anı hiçbir zaman yakalayamaz.

Fırsat vermezler ki ona...

Tatlı tatlı güneş etrafında dönmek keyfini hiç yaşatmazlar...

Otoyol kenarında oturan insanlar gibidir dünyanın hali.

Tren raylarına bitişik yaşayanlar misali.

Her an araba, her an tren geçer...

Gürültü hiç bitmez.

Zamanla kulak, gürültüleri duymasa da beyin, zaman içinde etkilenir.

Ve orada oturanlar bir müddet sonra farkına varmadan sinir hastası olurlar.

O bakımdan dünyadaki çoğu ülkede insanlar, bu tür yerlere yakın semtlerde oturmayı tercih 

etmezler.

Ancak Türkiye bunlardan farklıdır.

Nerede bir otoyol kenarı varsa giderler, tam oraya kondururlar.

Gecekondu, bahçeli ev, apartman hatta moda deyimiyle rezidans.

Sonra sıkılırlar.

Derler ki bu evde gürültü bitmez.

İşgal etikleri yeşil alan bitince de yeşil alanı olan bölgelere hafta sonları kaçamak yaparlar.

Çocuklar büyüme dönemlerinde kaz görmezler örneğin.

Tavuğun altından yumurtanın nasıl olup da çıktığını öğrenemezler.

Bir ineğin sağılışı, bir meyve ağacından meyvenin koparılışı...

Ovayı bilmeyen kişiler, buğdayın nasıl olup da fırına kadar gittiğini nereden bilsinler?

Eskiden evlerimizin önlerinde bahçelerimiz vardı.

Çoğunun bahçesinde kümesi bulunurdu.

Kümesle birlikte bazıları tavşan, bazıları hindi beslerdi.

Koş oğlum iki yumurta kap da gel, sözünü çok duymuşuzdur.

O dönemler doğal sözü anlamsız gelirdi.

Ne demek olurdu organik ürün?

O kelime hiçbir sözlükte yoktu.

Ve günümüzde insanlar birkaç parça yeşil görmek, köy kahvaltısı yapmak için kilometrelerce yol kat ediyorlar.

Ve dönüşlerinde yedikleri zeytinyağında pişirilmiş iki yumurtayı anlatıp dururlar.

Hem de yeni bir şey keşfetmiş gibi.

O arada aslında yedikleri kazıkların farkına varamazlar.

Oysa...

Korusaydık.

Nüfus artışını kontrol etseydik...

Doğanın insanlara sunduklarının kıymetini bilip, üzerlerine titreseydik...

Dünya da rahat olacaktı, bizler de.

Bilemedik.

Bundan dolayıdır ki yanı başlarında deniz bulunan İstanbul’un yarısı denize girmek için bayram tatilini fırsat bilip, İstanbul’dan kaçtılar.

Ben de kaçtım.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.