1. YAZARLAR

  2. Çiğdem Dürüst

  3. Yoksulluk, eğitimsizlik, sağlıksızlık
Çiğdem Dürüst

Çiğdem Dürüst

Star Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Yoksulluk, eğitimsizlik, sağlıksızlık

A+A-

Ülkemizde bir işsizlik sorunu var.

Ülkemizde bir sağlık sorunu var.

Ülkemizde bir sosyal güvenlik sorunu var.

Ülkemizde kamu görevlilerine karşı uygulanan adaletsizlikleri pekiştiren, destekleyen ve artıran bir ivme var!

Zaten çalışma izinleri meselesi ile kaçak işçi sorunu konusunda tatmin edici veriler ve sonuçlar bulunamadığından, işsizlik, sosyal güvencesizlik, sağlıksızlık ve eğitimsizlik meselelerine derinlemesine eğilmek de zorlaşıyor.

Nüfus sayımı sonuçları tam da bu zorluğu besleyen verilerdir. De facto nüfus ile De jure nüfus arasındaki farkın akıl dışı ve hesaplara uyduramadığımız oranı, aslında hem sosyal güvenlik hem de çalışma izni meselesinin çözümsüzlüğünü büyük oranda açıklıyor. Öte yandan işsizliğin nedenlerine de ışık tutuyor.

O meselede, tek karanlık nokta, nüfus sayımı sonuçlarının bu şekilde çıkmasında/çıkartılmasındaki temel sebepler!(Geçen nüfus sayımında en azından Sayın Serdar Denktaş çıkıp açıklama yapmış, sonuçların Ankara üzerinden değerlendirilerek yayınlandığına işaret etmişti. Bu sefer herhangi bir açıklama da yapılmadı.)

***

Ücret seviyeleri düşük değil diyenler bir daha gözden geçirsinler: Alım gücümüz her gün neden düşüyor?

Emeklilik yaşını yükseltenler ve hatta daha da yükseltilmesi gerektiğini savunanlar: Ortalama yaşam süresinin farkında mısınız?

Yıllar boyu emeklilik hakkı kazanmak için dişini tırnağına takarak çalışan kişilerin 30 senenin, 40 senenin sonunda aldıkları maaş ile nasıl bir emeklilik yaşayabileceklerini, yaşlılık süresi içinde sosyal devletin emeklisine nasıl bir hizmet sunduğunu objektif bir biçimde sorgulayabilen var mı?

Toplumumuz geleceğe güvenle bakamıyor!

Hep gelecekte daha rahat bir yaşam sürdürmenin planları yapılıyor. Sağlık sorunları meselesinde devlete güvenilemiyor. Eğitim hakları açısından devlete güvenemiyoruz. Tüm varlığımızı ortaya koyarak emeklilik hakkı elde etmeye çalıştığımız halde emekliliğimizde nasıl bir yaşam süreceğimiz konusunda emin olamıyoruz.

Ne yazık ki, küreselleşme adı altında kapitalizmin ağına takılıp; ardından da liberal politikaların bizi kasıp kavurduğu bu dönemde, sosyal devletten bahsetmek çok da kolay değil artık...

Devletin yurttaşına vaat etmesi gereken refahın, sözü bile edilemez bu günlerde…

Birkaç yıl öncesine kıyasla, artık Kıbrıs’ın Kuzey’inde yoksulluk ve açlıktan çok fazla bahsediliyor. Medyada artık açlıkla, yoksullukla mücadele eden bireyler ve hanelerden karelere rastlar olduk sık sık…

***

Sendikalar, siyasal partiler, sivil toplum örgütleri gelir dağılımının adaletli olması için uğraşırlar, didinirlerdi. Saygı görürdü bu mücadele, katkı bulurdu halktan da. Günümüzde, sendikalar da, siyasal partiler de, sendikalar da; hem dünyada, hem de bizim buralarda; hem küresel, hem de özel/bölgesel sebeplerle etkinliklerini kaybediyorlar.

Böyle giderse, sosyal devlet bu hızla kan kaybetmeyi sürdürürse, KKTC yurttaşı ve Kuzey Kıbrıs De jure nüfusu, De facto içindekiler ile bu kadar farksızlaştırılırsa, Kıbrıslı Türkleri vahim günler beklemektedir.

Sosyal devlet görevini yerine getirmediği için, paralı eğitime doğru hızlı bir kayış var ya! Devlet eğitim kalitesini düşürüyor. Eğitimden, parası olan faydalanıyor. Bu durum devletten eğitim alanlar ile özelden eğitim alanlar arasındaki uçurumun sadece ekonomik düzeyde kalmasına sebep olmayacak elbette. Alınan eğitimin kalitesinde de farklılık yaratacak. Hal böyle olunca toplumun eğitim seviyesinde düşüş ortaya çıkacak.

Sonuç eğitimsiz bir toplum…

Devletin sunduğu sağlık hizmetleri açısından da duruma bakıldığında, benzer bir süreç sağlık açısından da toplumu etkileyecek.

Sonuç: Sağlıksız bir toplum!

***

Fırsat eşitliğinden bahsederek, fırsatlardan faydalanan bireylerin varması gereken sonuçları incelememek olmaz! Bu durum memlekette olan bitenlerin farkında olmamayı beraberinde getirir.

Memlekette olan bitenlerin farkında olmamak da “Saldım çayıra, Mevla’m kayıra” mantığına bürünür. İşte o zaman çok geç kalmış oluruz.

Çiğdem DÜRÜST

NOT: Yarından itibaren bu köşede gelir dağılımının iyileştirilmesi, yoksulluğun azaltılması ve daha fazla istihdam sağlanabilmesi için neler yapılabileceğine dair naçizane fikirleri bulabileceksiniz.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.