1. YAZARLAR

  2. Gürdal Hüdaoğlu

  3. Yoksulluk kapıda
Gürdal Hüdaoğlu

Gürdal Hüdaoğlu

Haberdar Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Yoksulluk kapıda

A+A-

Ülkedeki ekonomi tartışmaları bir türlü geniş bir açıya kavuşamıyor. Hâlâ daha “ekonomi” denilince kamu maliyesi ve memur maaşı düzlemindeki şeyleri anlıyoruz.

On üçüncü maaşın verilecek olması ya da hayat pahalılığı ödeneği ihtimalinin belirmesi “müjde”; memur haklarının budanması “felaket” olarak görülüyor.

Oysa ülkede gerçek bir ekonomik aktiviteden eser yok. İthalat-ihracat dengesizliği korkunç boyutta. Üretim alanları hızla daralıyor. Nüfus çoğaldıkça işsizlik artıyor. Ama varsa yoksa kamu maliyesi; maaş ödemeleri…

Kuzey Kıbrıs’ta, halen medyatik ilginin yoğunlaşmadığı toplumsal alanlarda yoksulluk sorunu olgusal bir noktaya doğru ilerliyor. Çoğumuz memur haklarındaki gerilemeye odaklı gündemle meşgul olurken, geniş bir kesim hem ücret hem sosyal haklar hem de çalışma koşulları bakımından perişan ediliyor. İşsizlik sorunuysa çoktan yakıcı bir toplumsal sorun haline geldi.

Ekonomi denilince herkes devlet eliyle yürütülen faaliyetleri anlayınca, darboğazdan çıkış önerileri de devlete ilişkin oluyor. Hükümetin birbiriyle tezat iki yola başvurmak dışında yaptığı pek bir şey yok.

Bir yandan “en muhtaçtan başlamak kaydıyla…” denilerek maliyenin yükünü daha da ağırlaştıracak istihdamlar yapılıyor. Öte yandan ise maliyenin ağırlaşan yükünü hafifletmek maksadıyla vergi, harç ve hizmet bedellerine zam yapılıyor.

Bu iki zıt uygulama yüzünden özellikle özel sektör çalışanlarının yaşamı her geçen gün biraz daha zorlaşıyor. Çünkü sabit ve düşük gelirleriyle sırtlanmaları gereken yük iyice artıyor. Vatandaşın, maliyenin sponsoru gibi konumlandırıldığı bu politikanın, işsizler üzerindeki bitirici etkisini ise söylemeye bile gerek yok.

Kuzey Kıbrıs’ta şu an yaşanmakta olan ekonomik yıkımın etkisi normalden daha az hissediliyor. Çünkü en azından bir kesim, kendinden önceki kuşağın koruması altında. İyi koşullarda emekli olmuş anne ve babasının desteğiyle ev geçindiren çok sayıda genç insan var.

Aile içi dayanışma sayesinde açıklar azaltılıyor. Fakat, bir sonraki kuşağı himaye edecek kimse olmayacak. İşte o zaman yoksulluk büyük bir travmaya yol açacak.

Yunanistan’daki krizin yarattığı toplumsal tahribat ibretlik... Ülkede son bir yılda AIDS vakalarında yüzde 1260 oranında artış oldu. Çünkü uyuşturucu bağımlısı gençler, sırf ayda 700 Euro devlet yardımı almak için kendilerine bilerek virüslü iğne batırıyorlar.

Öte yandan işsiz kalan binlerce anne baba, çocuklarını yuvaya yerleştirmek için sıraya girdi. Psikologlar ağlama krizlerine girerek anne babalarını isteyen çocuklara “ekmek bulabilmek için yalnız kalmak zorunda olduklarını” anlatmaya çalışıyorlar.

Yoksulluğun her yerde yarattığı etkinin üç aşağı beş yukarı aynı olduğunu unutmamak gerek.

Bizde de yoksulluk kapıda… Üretimi boşlayan ve ekonomiyi devlet kasasından ibaret sayan yaklaşımlarsa, bu yeni misafiri içeriye buyur etmek için hevesle kapıya yöneldi…

Gidişat belli; canımız çok yanacak…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.