1. YAZARLAR

  2. İpek Halim

  3. Yollar, arabalar, Peugeot 206 ve Kıbrıs
İpek Halim

İpek Halim

Star Kıbrıs
Yazarın Tüm Yazıları >

Yollar, arabalar, Peugeot 206 ve Kıbrıs

A+A-

2003’den beri Peugeot(pejo)206 kullanıyorum.
O zamanlar pejo’nun çok güzel bir reklamı vardı.
Üç dört Hintli genç erkek beyaz büyükçe eski bir araba alıp
onu bilinçli bir şekilde duvara çarpıyorlar.
Ardından bir fili alıp ön tarafına oturtuyorlar
sonra ellerinde çekiçler arabaya vurup onu şekillendiriyorlar.
Tüm bu çaba ellerindeki arabayı Peugeot 206’ya benzetmek içindir.
Reklam flminin en sonunda araba vuruktur, eziktir, boyasızdır ama 206’ya benzemiştir.
Hintli gençler mutludur.
Müziği, camları açıp dolaşırlar. Havaları yerine gelmiştir.
Arabaları 206 gibidir.

206’nın farları çekiktir.
Dışardan küçük ama içi oldukça geniş, rahat, kişilikli bir arabadır.
Reklamından mı yoksa kendinden mi etkilendim bilmiyorum ama
206’yı çok severek aldım ve severek de kullandım.

Kitaplarımı, öğrenci projelerini,
pazar, market alışverişlerimi hiç şikayet etmeden taşıdı.
4 yaşındaki yeğenimin çamurlu ayaklarla arka koltuktan ön koltukları tekmelemesini sorun yapmadı.
Sildik ve hemen çıktı.
Beni okula, eve, pikniğe, denize, arkadaşlarıma,
hastahaneye, parka, yemeğe götürdü getirdi.
Kimi zaman aileyi kimi zaman da arkadaşlarımı taşıdı.
Park yerindeki en dar yere sığıştı. Koyduğum yerde tatlı tatlı beni bekledi.
Bana hiç sorun çıkarmadı! Sadece 2-3 kez lastiği batladı. Yükümüz ve yolcumuz çok olduğunda da yokuşlarda biraz zorlandı... E artık o da normaldir herhalde.

Toplu taşımacılığın çok kısıtlı olduğu KKTC’de arabam elim, ayağım, özgürlüğüm oldu.
İşte bu önemli yol arkadaşımı artık yaşlanıyor diye değiştirmek gerkti. Ne acı bir karar değil mi?
Yeni bir araba fikri heyecanlandırıyorsa da bir o kadar da üzüyor.
Ondan ayrılmak kolay olmayacak!
Baktığım her arabada onu arar gibiyim.
Çoğu araba bana büyük göründü.

Son haftalarda onun fotoğraflarını çekmeye ve yolda giden tüm 206’lara bakmaya başladım.
Bazı nesneler bizim parçamız oluyor demek ki!
Onlar da bizim arkadaşımız, önemsediğimiz, özlediğimiz, sırdaşımız olabiliyormuş.
O bana hiç konuşmadı ancak benim farklı konuşmalar yapabileceğim duyguları ben onunla yaşadım. Çoğu yaızmı onunla dolaşırken –kafamdan- yazdım.
Süratiyle, camından bakıp gördüğüm cevre ile, içindeki ılık veya serin havasıyla, radyoda çaldığı şarkısıyla bana farklı dünyalar yarattı. Beni farklı farlı yerlere taşıdı.
Onu sevdim.
Ama yinde de üzülerek de olsa ayrıldık. Onu ben bıraktım!
Beni farklı mekanlara, duygulara taşıyacak başka bir araba aldım.
Bakalım onunla nasıl anlaşacağız? Merak içerisindeyim.
Aklımda hala 206 var tabii...

Bu duygular bana annemlerin, teyzemlerin, komşularımızın
zorla, mecburen terk etmek zorunda kaldıkları
arabalarını, evlerini hatırlattı. Onlar Güneyden Kuzeye kaçarken/ göç ederken
everini ve evlerindeki tüm o eşyalarını bırakıp gittikten sonra bu duygularla nasıl baş edebildiler acaba? Çok güçlüler herhalde.
Ya da olay gelip can kaybına dayandığında anılar, hediyeler, yaşanmışlıklar önemini yitirip, bırakılabiliyor. Kıbrısta yol almak çok zor. O yüzden arabamızı iyi seçmeliyiz.

Ben pejo’ma ayrılmadan önce son bir kez baktım. Yeni arabamı alacağım yere de beni o götürdü.
Ona orada hoşcakal dedim ve
yeni arabamla eve geri döndüm.
Bu arabamın reklam filmi yok. Artık yola onunla çıkacağım. Umarım yenilikler bize güzellikleri de getirir. İyi pazarlar...

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.